10. Hukuk Dairesi 2023/4309 E. , 2024/6629 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/249 E., 2022/408 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/466 E., 2021/380 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine…
**10. Hukuk Dairesi 2023/4309 E. , 2024/6629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/249 E., 2022/408 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 39. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/466 E., 2021/380 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 20.12.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası sonucunda sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalının kusurlu olduğundan bahisle 172.425,27 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş kazası neticesinde %19,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %35, davalının %65 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkiline husumet yüklenemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde işçinin kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurun aidiyeti ve oranının hatalı belirlendiğini, kusur raporunda kazanın meydana gelmesinin nedenlerinden biri olarak "Olay yerinin yeterli şekilde aydınlatılmamış olması, yeterli işaretlemelerin yapılmamış olması" gösterilmekte ise de, müvekkili şirkete bu nedene dayanılarak kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, zira; kazanın meydana geldiği gar sahasında güvenli geçiş alanları oluşturmak üzere yürüyüş yollarının yapımı ve bakımı, gar sahasının aydınlatılması, işaretlemelerin yapılması, personeller arasında iyi bir iletişim sağlanması için haberleşme sistemlerinin, telsiz iletişim altyapısının kurulması ve işletilmesi görev, yetki ve sorumluluğunun 6461 sayılı Kanun m.3 hükmü doğrultusunda, müvekkil şirketten ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ve demir yolu altyapı işletmecisi olan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, müvekkili şirket ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında resmi yazışma yapılmak suretiyle ilgili tespitler, eksiklikler ve aksaklıklar bildirilmekte, faaliyet alanına giren konularla ilgili işlemlerin TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirildiğini, bu yazışmalardan da görüleceği üzere, gar sahasındaki aydınlatmanın iyileştirilmesi, telsiz çekim kuvvetinin güçlendirilmesi gibi hususların gereğinin TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü (Marşandiz Gar Sahası için TCDD 2. Bölge Müdürlüğü) tarafından yerine getirilmesinin arz edildiğini, müvekkili şirkete atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kaldı ki, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi tarafından kazanın meydana geldiği yerin görülmemiş olması karşısında, ilgili yerde yeterli aydınlatmanın ve işaretlemelerin bulunmadığı tespitinin, tamamen davacının beyanları ve varsayıma dayalı olarak yapıldığını, kendilerine %65 oranında verilen kusurun hesaplanmasında dikkate alınan etmenlerin neler olduğu, hangi sebebin kusur oranını yüzde kaç etkilediği hususları belirtilmeden, kazanın meydana gelmesinde üçüncü kişinin kusuru bulunduğunu defaatle belirttikleri halde bu husus dikkate alınmadan, üçüncü kişinin kusur oranı tespit edilmeden ve üçüncü kişinin kusuruna karşılık gelen kısım müvekkili şirketin kusuruna dahil edilmek suretiyle hazırlanan raporu kabul etmenin mümkün olmadığını, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre davaya konu kazanın meydana geliş şekli hakkında davacı dahil kimsenin bilgisi ve görgüsü bulunmadığı, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında da olayın meydana geliş şekli ve nedenleri hususunda varsayımdan öteye gidemeyen değerlendirmeler yapıldığı, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığı, müvekkili şirketin gerekli tüm tedbirleri aldığı, kazazede işçiye ilgili eğitimleri verdiği, ancak kazazede işçinin dikkatsiz ve tedbirsiz çalışması neticesinde kazanın meydana geldiği, Mahkemece seçilen bilirkişilerin konusunda ehil olmadığı, bilirkişi raporlarında üçüncü kişinin kusurunun müvekkili şirketin kusuruna dahil edilmek suretiyle kusurun aidiyet ve oranının belirlendiği şeklindeki itirazlarının hiçbiri gözetilmeyerek verilen kararın, maddi ve hukuki olgulara aykırı olduğu ve bozulması gerektiğini, hatalı kusur raporlarına dayanılarak hazırlanan hesap raporlarının da kusur raporları gibi hatalı ve yanlış tespitler içerdiğini, hesap raporlarında hesaplama hataları bulunduğu ve her iki hesap raporunda tespit edilen meblağlar arasında bir hayli fark bulunduğunu, hesaplama tekniğinden mi hatadan mı kaynaklandığı belli olmayan bu farklı tutarlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, istinaf mercinin 2 aydan daha kısa bir sürede karar vermiş olmasının dosyanın yeterince incelenmediğini, matbu bir karar verildiğini düşündürdüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından davalı şirketin ticaret ünvanında "Genel Müdürlüğü" ibaresi bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında ve gerekçesinde asıl ünvanın yanında genel müdürlüğü ibaresinin de yazıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli karar başlığında ve gerekçesinde yer alan tüm "Genel Müdürlüğü" ibarelerinin silinmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davalı Avukatı yararına taktir edilen 17.100,00 TL duruşma Avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.