6. Hukuk Dairesi 2023/1833 E. , 2024/1433 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1668 E., 2022/2129 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/280 E., 2021/183 K. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan işlemiş faize ve asıl alacaktan damga vergisi kesintisine yönelik itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılam…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1833 E. , 2024/1433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1668 E., 2022/2129 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/280 E., 2021/183 K. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan işlemiş faize ve asıl alacaktan damga vergisi kesintisine yönelik itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın satın aldığı hizmet ve malzeme için 29 adet fatura ile toplam 1.598.374,00 TL borçlu olduklarını, borcun vadesinde ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8384 sayılı dosyası ile takip dosyasında, davalı borçlu tarafından, damga vergisi, faiz ve TBK m.100 uygulamasına itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan rızai ödeme olmadığından alacaklıdan damga vergisi kesme hak ve yetkisi bulunmadığını, davalı tarafın itiraz dilekçesinde beyan ettiği "vadesinde ödeme yapılmaz ise faiz istenmeyeceğine" dair sözleşme hükmünün, TBK 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem koşulu sayılacağını ve geçersiz olduğunu, ayrıca TBK 100. maddenin uygulanması gerektiğini ve bu hususa ilişkin itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan 139.905,34-TL lik kısım için itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1 no'lu ekindeki tablonun 4/1.a bendinde idarenin binde 8,25 oranında damga vergisi kesintisi yapma, 4/1.d bendinde icra dairelerinin ise binde 6,6 oranında damga vergisi kesintisi yapma hakkının bulunduğunu, kurumun mahsup edeceği damga vergisi ile İcra Müdürlüğünün mahsup edeceği damga vergisi arasında hazine aleyhine binde 1,65 oranında fark bulunduğundan, damga vergisini mahsup ederek ödeme yapılmak istenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 12.1, 5.2, 12.2.3. maddelerinde yer alan " idare tarafından döner sermaye bütçe imkanları nedeniyle vade tarihinde ödeme yapılamaması halinde yüklenici tarafından idareden faiz talep edilemeyecektir" hükmü gereği davalı idareden takip öncesi ve takip sonrası için faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların her birinin yasal dayanağı mevcut olduğundan takibi durdurma amacı taşımayacağını ve bu sebeple icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 13.392,92 TL lik damga vergisi kesintisi yapmasının haksız olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan faiz istenmeyeceği yönündeki düzenlemenin de MK 2 maddesinde yazılı dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kabul edilen asıl alacak üzerinden davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1 no.lu ekindeki tablonun 4/1.a bendinde idarenin binde 8,25 oranında damga vergisi kesintisi yapma, 4/1.d bendinde icra dairelerinin ise binde 6,6 oranında damga vergisi kesintisi yapma hakkının bulunduğunu, kurumun mahsup edeceği damga vergisi ile İcra Müdürlüğünün mahsup edeceği damga vergisi arasında hazine aleyhine binde 1,65 oranında fark bulunduğundan, damga vergisini mahsup ederek ödeme yapılmak istenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 12.1, 5.2, 12.2.3. maddelerinde yer alan " idare tarafından döner sermaye bütçe imkanları nedeniyle vade tarihinde ödeme yapılamaması halinde yüklenici tarafından idareden faiz talep edilemeyecektir" hükmü gereği davalı idareden takip öncesi ve takip sonrası için faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, icra inkar tazminatının ancak asıl alacağa ilişkin yapılan itiraz sonrası yasal şartlar gerçekleştiğinde talep edilebilecek bir tazminat olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tablosunun "IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümün 1-a ve 1-d maddeleri dikkate alındığında taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerine dayalı takip konusu yapılan alacağa ilişkin, davalı borçlu tarafından icra dairesine yapılacak ödeme sırasında açık mevzuat hükmü gereği, damga vergisi kesintisinin icra müdürlüğünce yapılacağının kabulü gerektiği, takip konusu asıl alacak miktarından yasal kesintiler yapılmadan brüt tutar üzerinden takip başlatılmayacağına yönelik itirazın iptaline dair verilen mahkeme hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre; muayene ve mal kabul işlemleri yapılan malzemelerin bedeli işlem fişinin/hakediş raporunun düzenlenmesine müteakip sözleşmede kararlaştırılan sürede ödeneceği, döner sermaye bütçe imkanlarının uygun olmaması nedenine bağlı olarak idare tarafından vade tarihinde ödeme yapılamaması halinde, gecikme nedeniyle yüklenici tarafından idareden faiz talep edilemeyeceğine dair sözleşmede hükümler bulunduğu ancak, döner sermaye bütçe imkanlarının ödeme yapmaya uygun olması halinde ise ödeme yapmakta gecikilen gün karşılığı temerrüt faizinin talep edebilmesi gerektiği aksinin kabulü halinde, davalı üniversite aleyhine temerrüt hükümlerinin uygulanmaması sonucunun doğacağı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasından hizmet alım sözleşmelerine dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan işlemiş faize ve asıl alacaktan damga vergisi kesintisine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri 3-Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki damga vergisi kesintisine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasındaki eldeki uyuşmazlığın çözümünde sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca tarafların imzaladıkları hizmet alım sözleşmelerinin esas alınması gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan 27.01.2015 tarihli (İhale Kayıt No:2014/172152) Hastane Bilgi Sistemi Donanımı 2015 Yılı Parça Dahil Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin haricinde, 2015/170806 ihale kayıt numaralı Hastane Bilgi Sistem Donanımı 2016 Yılı Bakım Onarımı Hizmet Alımına ait tarihsiz Sözleşmenin 12.2.3. maddesinde, 03.08.2016 tarihli (İhale Kayıt No:2016/182082) Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) Felaket Kurtarma Merkezi İçin Sunucu ve Veri Depolama Sistem Alımı Mal Alımına Ait Sözleşmenin 12.2.3 maddesinde, 19.08.2016 tarihli (İhale No:250963) PACS Veri Depolama Alanlarının Kapasite Arttırımı İçin Veri Depolama Ünitesi Mal Alımına Ait Sözleşmenin 12.2.3. maddesinde, 24.02.2017 tarihli (İhale Kayıt No:2016/579811) HBYS Donanımı 2017 Yılı Bakım Onarımı Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin 12.1. maddesinde, 19.06.2017 tarihli (İhale Kayıt No:2017/03078) Doğrudan Temin Usulü İle Mal Alımlarında Teklif Birim Fiyat Sözleşmesinin 5.2. maddesinde, 27.12.2017 tarihli (İhale Kayıt no:2017/570815) HBYS Veri Depolama Sistem Alımı Malımına Ait Sözleşme 12.1 maddesinde, "...İdare tarafından Döner Sermaye Bütçe imkanları nedeniyle vade tarihinde ödeme yapılamaması halinde, Yüklenici tarafından idareden faiz talep edilmeyecektir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu kapsamda, yukarıda yer verilen hükümler ile idareden faiz talep edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece de taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine atıf yapılarak davacının faiz talep edemeyeceği tespitine yer verilmekle birlikte MK 2 maddesinde yazılı dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesiyle faiz talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2.1- Somut olayda, davacı ve davalı arasında ihale şartları kabul edilerek imzalanan sözleşmelerin hükümlerine göre davacının idareden faiz talep edemeyeceği anlaşılmaktadır. Sözleşmede tarafların iradesi esastar. Ancak TMK.'nun 27. maddesinde belirtilen hükümsüzlük hallerinden birisinin bulunması halinde taraf iradesine değer verilmez ve hükümsüz kabul edilir. Alacağa faiz işletilmemesi yönündeki irade de bu kapsamda değerlendirilemeyeceğinden tarafları bağlar. Dolayısıyla Medeni Kanunun 2. maddesi hükmünün somut olayda uygulanması mümkün değildir. Kaldı ki davacı bir tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğünde olup, 2014-2017 yılları arasında birden çok ihaleye girerek davalı tarafla sözleşmeler imzalamıştır. Bu nedenle, mahkemece, 27.01.2015 tarihli (İhale Kayıt No:2014/172152) Hastane Bilgi Sistemi Donanımı 2015 Yılı Parça Dahil Hizmet Alımına Ait Sözleşmede, idareden faiz talep edilmeyeceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, sadece bu sözleşmeye dayalı alacak miktarları için işlemiş faize yönelik itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.2.-Öte yandan itirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Davalı idare, 13.392,92-TL tutarında damga vergisi kesintisini, asıl alacaktan mahsup edemeyeceğinden, mahkemece itiraza konu asıl alacak miktarı 13.392,92-TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, asıl alacağa işlemiş faiz de dahil edilerek bulunan miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi21. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.