Başvurucu, adına özel usulsüzlük cezaları kesilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, adına özel usulsüzlük cezaları kesilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 2/7/2013 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 11/11/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, okul kantini işletmektedir. 2010 yılının ilk beş ayına ilişkin kira ödemelerinden dolayı sorumlu sıfatı ile katma değer vergisini süresi içinde tevkif edip beyan etmediği gerekçesiyle başvurucuya, takdir komisyonu kararına dayanılarak 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezaları uygulanmıştır. Başvurucunun, anılan cezaların iptali istemiyle Balıkesir Vergi Mahkemesinde açtığı davada, Mahkeme, 16/12/2010 tarih ve E.2010/905, K.2010/1084 sayılı kararıyla cezaların iptaline karar vermiştir. Davalı Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğü (Müdürlük) tarafından yapılan itiraz üzerine Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 27/9/2011 tarih ve E.2011/1635, K.2011/2108 sayılı kararıyla Vergi Mahkemesinin kararı bozulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı Mahkemenin 18/1/2012 tarih ve E.2011/3103, K.2012/156 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Müdürlük tarafından özel usulsüzlük cezasının ve yargı harçlarının tahsili amacıyla başvurucu adına 13/2/2012 tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. Başvurucunun, ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı davayı Balıkesir Vergi Mahkemesi 25/6/2012 tarih ve E.2012/165, K.2012/494 sayılı kararıyla, daha öncesinde özel usulsüzlük cezasına açılan davanın reddedildiği ve kamu alacağının kesinleştiği gerekçesiyle reddetmiştir. Başvurucu tarafından anılan karara yapılan itiraz da Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 12/12/2012 tarih ve E.2012/3027, K.2012/3445 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucunun, bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebine ait dilekçe Balıkesir Vergi Mahkemesinin 31/1/2013 tarih ve E.2012/165, K.2012/404, T.2012/508 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:“Dava dosyasının incelenmesinden, Balıkesir Vergi Mahkemesince tek hakimle verilen 2012 gün ve 2012/494 sayılı kararını ret kararını onayan Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 2012 gün ve 2012/3445 sayılı kararının düzeltilerek bozulması istemiyle verilen dilekçenin Bursa Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı'na hitaben yazılması gerekirken, "DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA/BURSA BÖLGE İDARE MAHKESİ BAŞKANLIĞINA" şeklinde hitaben yazılmış olduğu anlaşıldığından, karar düzeltme dilekçesi yeniden düzenlenmek üzere reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafından verilen karar düzletme dilekçesinin onbeş gün içinde yeniden düzenlenmek üzere reddine, karar düzeltme dilekçesinin on beş gün içinde yeniden düzenlenmemesi durumunda karar düzeltme isteminde bulunmamış sayılmasına karar verileceğinin davacıya tebliğine…” Bu karar üzerine başvurucu 25/2/2013 tarihli karar düzeltme dilekçesi ile yeniden talepte bulunmuş, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 15/5/2013 tarih ve E.2013/1505, K.2013/1614 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:“Dosyanın incelenmesinden; istemin, Mahkememizce itiraz istemi üzerine verilmiş kararın düzeltilmesine yönelik bulunduğu, dilekçenin, dilekçe ret kararı sonrası yenilenerek, mahkememize hitaben düzenlenmiş olduğu, ancak içeriğinde, inceleme yapılması ve istem hakkında karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda; Mahkememize hitaben yazılmış dilekçeyle ve Mahkememizce verilmiş bir karar hakkında Danıştayca karar düzeltme incelemesinde bulunulması ve karar verilmesi hukuken mümkün olmayıp, istenilen biçimde, isteme konu kararın Temyiz merciine gönderilmesi gibi bir usul hükmü ve mahkememize yöneltilmiş bir talep de bulunmadığından bu aşamada, mevcut kararın düzeltilmesi isteminin incelenme olanağı da bulunmamaktadır.Açıklanan nedenle; İdari Yargılama Usulü Kanununa uygun bulunmayan davacı taraf karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddine…” Karar başvurucu vekiline 6/6/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır.” 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un maddesi şöyledir:“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.” Aynı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir:“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.”