Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından verilecek depolama /taşıma hizmetinin avansı olarak 12/12/2014 düzenleme tarihli olan 17/04/2015 vade tarihli 42.225,00 TL bedelli , 24/04/2015 vade tarihli 56.114,00 TL bedelli, 22/05/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli, 29/05/2015 vade tarihli 35.000 TL bedelli, 29/05/2015 vade tarihli 15.000 TL bedelli , 19/06/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli, 29/06/2015 vade tarihli 50.000 TL bedelli ,17/07/2015 vade tarihli 50.000 TL bedell
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... - ...DAVALI : ... Holding Anonim ŞirketiVEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... - ...DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve AlacakİSTİNAF KARARININ :KARAR TARİHİ : 16/07/2020YAZIM TARİHİ : 29/07/2020Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye ... TİCARET Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında ... tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dava dosyasının dairemize geldiği anlaşılmakla üye hakimin görüşleri alındıktan sonra, dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından birçok ülkede "yatırılan paraların istendiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği" garantisi ile para toplanıldığını, davacının yurtdışında çalışarak biriktirmiş olduğu parasını Türkiye'de değerlendirilmesi, ülke ekonomisine katkı sağlanması ve yatırım yapılması amacıyla verdiğini, ayrıca kâr payı dağıtılacağının söylendiğini ve daha sonra verilecek olan hisse senetleriyle şirkete ortak olacağı konusunda ikna edildiğini, hisse senetlerinin iadesiyle istediği her an parasını geri alabileceğinin söylendiğini, faizin haram olduğu kavramından hareketle, müvekkilinin bu beyanlara güvenerek davalıya bir miktar para verdiğini, müvekkili davacı tarafın verdiği parayı geri istemesine rağmen davalı tarafça müvekkilin parasının iade edilmediğini, davalının TTK, Bankacılık Kanunu, SPK ve sair kanun hükümlerini ihlal ettiğini, davalı şirket veya şirketlerin yöneticilerinin özetlenen eylemleri nedeni ile ceza dava dosyalarında yargılandıklarını, birçok devlet kuruluşunca davalı tarafın denetlendiğini ve denetlemelere ilişkin birçok rapor düzenlendiğini,davalı şirket veya şirketlerin ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını, SPK'dan gelen yazılarında incelenmesi sonucunda ortaklardan hisse karşılığı tahsil edilen tutarlar ile ortaklar arasındaki hisse değişimi nedeniyle tahsil edilmiş gibi gözüken meblağlara ilişkin listeler incelendiğinde davacının davalı şirketlere yaptığı ödemeler ve miktarların belirlenebileceğini belirterek müvekkilinin hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti, davacıdan tahsil edilen paranın şimdilik 1.000,00 Euro’sunun ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Merkez Bankası yabancı para cinsi faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Almanya Essen Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi ... dosyası ile 2006 yılında açılan davanın kabul kararının tenfizi için açılan davanın reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, bu sebeple kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davalı yönünden belgelerin bağlayıcı olmadığını, TTK nun 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davranarak iş bu davayı açtığını, yabancı paranın döviz faiziyle birlikte tahsil talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.