4. Hukuk Dairesi 2009/10614 E. , 2010/9334 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. A.Ş aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 23/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/09/201
**4. Hukuk Dairesi 2009/10614 E. , 2010/9334 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. A.Ş aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 23/07/2009 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/09/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat M.Fuat Aksoy geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, Zaman Gazetesi'nin 26.03.2008 günlü sayısında yayımlanan "Hablemitoğlu’nu öldürme kararı ...’ta alınmış" başlığı ile yayımlanan haberin gerçeğe aykırı olduğunu, ... tarafından yazılan kitaba yollama yapılarak yayımlanan haberde yasa dışı toplantılara katılarak bazı yasa dışı eylem kararları alındığının ileri sürüldüğünü belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğradığı manevi zararın davalıya ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, yayının hukuka uygun olduğunu, dava dışı ...’ın yazdığı "Ergenekon’un Çöküşü 2" adlı kitapta yer alan anlatımlara yer verilerek bazı iddiaların dile getirildiğini, bütün olarak değerlendirilmesi gereken haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını, haberlerin Ergenekon soruşturmasını konu alan bir kitap ve iddialara dayalı olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davacının yayında geçen toplantılara katılıp katılmadığının araştırılmasına gerek olmadığı kanısına varıldığı, yayının yukarıda adı geçen kitap kaynak gösterilerek, kaynağa ve nesnel (objektif) gerçeklere uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Dava konusu yayında, ...’ın "Ergenekon’un Çöküşü 2" adlı kitabına yollama yapılarak, Aralık 1999’da Ataşehir’de, 3 Kasım 2001’de ...’ta ve 27 Nisan 2006’da Ataşehir’de, davacının da aralarında bulunduğu kişilerce toplantılar yapıldığı, haberalma (istihbarat) raporlarına dayalı olarak, bu toplantılardan 3 Kasım 2001 günlü toplantıda hedef seçilen Necip Hablemitoğlu’nun kırk beş gün sonra öldürüldüğü, 27 Nisan 2006 günlü toplantıda ise Danıştay saldırısı ile Cumhuriyet gazetesine bomba konulması eylemi kararlarının alındığı belirtilmiştir. Davacı, "Ergenekon" adıyla bilinen dava nedeniyle ... 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/209 Esas sayılı dosyasında yargılanmakta ise de anılan dosyanın iddianamesi 10.07.2008 günlü olup dava konusu yayın 26.03.2008 gününde yapılmıştır. Benzer bir yayın nedeniyle dosyaya sunulan ve o dosyada yapılan araştırmaya göre yayında sözü edilen haberalma (istihbarat) raporlarının varlığı kanıtlanamamıştır. Yayın, başka bir yayına dayalı olup ilk yayına yollama yapılması, basının gerçekliği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yerel mahkemece, gerçekliği kanıtlanamayan yayının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gözetilerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/09/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.21/09/2010