Başvuru, bir sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda hedef gösterilme iddiasıyla yapılan şikâyetin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanması nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bir sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda hedef gösterilme iddiasıyla yapılan şikâyetin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanması nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkı ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/4/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvurucu, kalp ve damar hastalıkları uzmanı profesör doktordur. Başvurucu; daha önce üniversitede dekanlık görevi de yürüten, otuz yıllık meslek hayatını bilime, kamu sağlığının korunmasına ve hastalarına adamış bir kadın hekim olduğunu belirtmiştir. Başvurucu 1/11/2020 tarihinde, aynı gün COVID-19 salgını nedeniyle hayatını kaybeden Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun Twitter hesabından 23/3/2020 tarihinde yaptığı bir paylaşımı alıntılayarak aynı sitede paylaşımda bulunmuştur. Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun 23/3/2020 tarihli paylaşımı şu şekildedir:"Ebola 1976'da 13 bin; Sars 2002'de 8 bin; Mers 2012'de 858; Domuz gribi 2009'da 8238 can aldı. Aslında yakalanan kişiler ile ölenlerin oranı COVID-19'dan daha fazla. Daha çabuk yayılıyor ama daha az öldürücü Peki neden dünya diken üstü? Sosyal medyanın abartısı dışında bir şey var mı?" Başvurucunun yukarıda yer verilen paylaşımı alıntılayarak 1/11/2020 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şu şekildedir:"Bilimle inatlaşmak, ciddiye almamak kaybettirir. COVID-19'un son kurbanlarından Burhan Kuzu'nun attığı bu tweet, buna iyi bir örnek. Kendisine rahmet dilerken bir kez daha uyarmak istiyorum; lütfen bu salgını ciddiye alın, çok iyi korunun ve böylece sevdiklerinizi de koruyun!!" Başvurucunun Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun hayatını kaybettiği gün bu paylaşımda bulunmasının tepki çektiği, paylaşımının (bkz. § 7) altına yapılan yorumlardan anlaşılmaktadır. Başvurucunun paylaşımının altına yapılan yorumlarda öldüğü gün bir insanla ilgili böyle bir paylaşım yapmasının ahlaki olmadığı minvalinde eleştiriler yapılmış, başvurucu ise yorumlara verdiği yanıtlarda saygısızlık ya da üslupsuzluk yapmadığını savunmuştur. Başvurucu, üçüncü bir kişinin "İnsan olarak utandırdınız. Hekim olarak yerin dibine girdim." şeklindeki yorumuna "Hadi canım yapmayın!! Bu iş erken açıklansın ülkede var diye ocak sonunda yırtınırken, önemsiz demek bugünlere gelişteki yolların döşenmesine katkıdır. Ölen meslektaşlarım adına, ben bu tavrınızdan utanç duydum asıl!!!" şeklinde cevap vermiştir. Başvurucu, aynı gün söz konusu tartışma kapsamında -daha sonra sildiği anlaşılan- bir paylaşım daha yapmıştır. Paylaşımı silmiş olması nedeniyle bağımsız olarak mı yoksa bir yoruma cevaben mi yaptığı anlaşılamamaktadır. Anılan paylaşım şu şekildedir:" Prof. Dr. B. B. Bence siz hastalanmayın ve elimize düşmeyin [gülücük simgesi] Ama düşeceğiniz de bir gerçek [gülücük simgesi]" Başvurucunun bu paylaşımına üçüncü bir kişi şöyle cevap vermiştir:"Ölmüş bir hastanın ardından hesaba kitaba soyunan, haklı çıktım diye gerinen sizin gibilerin eline düşmekten Allah korusun. Kendinize de o kadar güvenmeyin. Kimin kimin eline düşeceği bilinmez." Söz konusu sosyal paylaşım sitesinde kendisini bazı yayın kuruluşlarının kurucusu olarak tanıtan ve bazı TV programlarında yorumculuk yaptığı görülen F.T., mavi tik içeren ve herkese açık olan hesabından 1/11/2020 tarihinde başvurucu hakkında bir paylaşım yapmıştır. F.T. paylaşımının altına, yukarıda yer verilen başvurucu ve üçüncü kişinin paylaşımlarının (bkz. §§ 9, 10) görüntüsü (Başvurucu paylaşımını silmeden önce bazı kullanıcılarca ekran görüntüsü alındığı anlaşılmaktadır.) ile başvurucu hakkında kısa bilgilerin yer aldığı hesap görüntüsünü eklemiştir. Söz konusu paylaşım şu şekildedir:"Prof. Dr. @B. B. hastalıklı seviyede bir Kemalist. İşin kötüsü, bu şahıs hastalarını siyasi tercihlerine göre ayırıp Kemalist olmayanları alenen tehdit eden faal bir Doktor! K. de çalışıyor! Bilginize Bakan Beyler! @dr.fahrettinkoca @abdulhamitgul@suleymansoylu" Başvurucu, F.T.nin bu paylaşımına karşı aynı gün "Sen nasıl böyle bir yalanı söylersin!! Hedef göstermek nedir!! Hayatımda hiç insan ayırmadım.. Bunu sen değil, hastalarım bilir!!! Senin ismini bu tweetinle birlikte hedef göstermek ve iftiradan savcılığa bildiriyorum!!!" şeklinde cevap vermiştir. Başvurucu; anılan paylaşımı (bkz. § 11) nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik, hakaret, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, iftira, tehdit ve hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlale teşebbüs suçlarından F.T. hakkında şikâyette bulunmuştur. Şikâyet dilekçesinde; F.T.nin 000 takipçisi bulunan resmî hesabından yaptığı bu paylaşımın aynı gün kısa sürede 965 kez retweet edildiğini, 75 kez alıntılandığını ve 400 beğeni aldığını, 4/11/2020 tarihi itibarıyla ise etkileşim sayılarının 000 retweet, 82 alıntı ve 500 beğeni şeklinde olduğunu belirtmiştir. Dilekçede ayrıca isminin ve çalıştığı hastanenin açıkça yazılması nedeniyle söz konusu paylaşımla can güvenliğini ve mesleğini icra etmesini tehlikeye sokacak şekilde toplumun bir kesimine alenen hedef gösterildiğini, bu nedenle anılan paylaşımın kendisine karşı doğrudan veya dolaylı olarak şiddete çağıracak veya şiddetin bir gerekçesini oluşturacak nitelikte olduğunu ifade etmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Aile İçi Suçları Soruşturma Bürosu 5/11/2020 tarihinde, şiddete uğrama tehlikesi altında olan başvurucunun korunması amacıyla 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun 'un ilgili hükümleri uyarınca öngörülen koruma tedbirlerinden bir veya birkaçının tatbik edilmesini Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğünden istemiştir. Aynı tarihte başvurucu da İstanbul Valiliğinden koruma talebinde bulunmuştur. Başvurucu 13/11/2020 tarihinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünün sevki ile Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından evi ve işyerinde önleyici koruma devriye hizmetlerinin artırıldığını, bu kapsamda kendisine devriye polisinin telefon numarasının da aktarıldığını belirtmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucunun şikâyeti hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Karar gerekçesinde, ilgili paylaşımda hakaret içeren herhangi bir kelimeye rastlanmadığını, "Kemalist" kelimesinin Atatürkçü olarak tanımlandığını, Atatürkçü düşünceyi benimsemiş insanlara hitaben söylendiğini, hakaret olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca paylaşımı bütün hâlinde değerlendirildiğinde mağdurun iç dünyasında herhangi bir elem veya keder duygusu uyandırmadığını, dolayısıyla paylaşımda hakaret unsurunun bulunmadığını ifade etmiştir. Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun unsurlarının da olayda tanımlanmadığını, herhangi bir kuruma ihbar ve şikâyette bulunulmadığından iftira suçundan da bahsedilemeyeceğini, paylaşımın mağdurun iç dünyasında korkuya, endişeye ve paniğe kapılmaya neden olacak bir duygu uyandırdığının da söylenemeyeceğini belirtmiş; kendisini gazeteci olarak tanımlayan şüphelinin başvurucuya ilişkin paylaşımı nedeniyle hakkında dava açmayı gerektirir başkaca bir suç unsurunun tespit edilemediğini açıklamıştır. Başvurucu, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmiştir. İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliği kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki gerekçenin ve değerlendirmenin yerinde olduğu kanaatine vardığından itirazı reddetmiştir. Nihai nitelikteki bu karar 11/3/2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Fetullah Gülen [GK], B. No: 2014/12225, 14/7/2015, §§ 11-