11. Ceza Dairesi 2021/24951 E. , 2023/7473 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/62 E., 2019/475 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edile
**11. Ceza Dairesi 2021/24951 E. , 2023/7473 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/62 E., 2019/475 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 6.Asliye Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2013/130 Esas, 2014/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62,63 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul 6.Asliye Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2013/130 Esas, 2014/147 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2017/24120 Esas, 2017/25747 Karar sayılı kararı ile "sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması", nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/475 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 63 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık haksız ve yersiz cezanın bozulması istemiyle hükmü temyiz etmiştir. 2. Katılan vekili, sanık hakkında en üst sınırdan hüküm kurulması gerektiği, iyi hal ve davranışları nedeniyle indirim yapılmaması gerektiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın katılan ile Japonca konuşabildiği için bir turizm ofisi önünde tanışıp yakınlık kurduğu ve kısa süre içerisinde aralarında arkadaşlık başlayıp katılanın Tokyo'ya dönmesinden sonra da internet ortamından görüşmeye devam ettikleri, farklı ülke ve yerlerde buluştukları ve ilişkilerinin ilerlemesine müteakip evlenme kararı aldıkları, sanığın Bangkok 'ta çantasını kaybettiğini söyleyerek çantasında müşterilerine ait önemli dosyalar olduğunu, bunların temin edilebilmesi için paraya ihtiyacı olduğunu, annesinin acil ameliyat olması gerektiğini, bu nedenle de acil paraya ihtiyacı olduğunu katılan ile telefon ve yazışmalarında belirtip onu inandırarak borç istediği, İstanbul'da iken katılanın kartından Yamamato isimli bir mağazanın post makinesinden 14.08.2011 tarihinde alışveriş yapılmış gibi 580.662 YEN ve 546.492 YEN olmak üzere yaklaşık 25.000 TL civarında para çekip sanığa verdiği, sanığın tekrar 25.08.2011 tarihinde şirketine para cezası geldiğini söyleyip katılandan tekrar para istediği, bu defa katılanın Japonya'daki bir banka aracılığıyla sanığa 900.000 YEN gönderdiği, 17.10.2011 tarihinde de büyük bir firma ile önemli sözleşme yapacağını söyleyip kredi çekmesini istemesi üzerine katılanın 21.10.2011 tarihinde 2.300.000 YEN'i sanığın hesabına gönderdiği, sanığın 30.10.2011 tarihinde Japonya'ya gideceğini söylemesine rağmen gitmeyip katılan ile irtibatını kesmesi üzerine katılanın yaptığı araştırmada sanığın kendisi gibi başka kişilerde aynı hileli hareketlerde bulunup paralar aldığını, gerçekte de evli olduğunu öğrendiği sanığın bu şekilde katılana yakınlık kurarak evli olmasına rağmen kendisi ile evlendireceğine inandırıp değişik zamanlarda işi için ve ailesinin sağlığı için gerekli olduğuna katılanı inandırıp hileli vasıtalarla aldatıp menfaat sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık beyanlarında, 2011 yılı Haziran ayında Sultanahmet'teki bir dükkanda katılan ile tanıştığını, bir haftalık süre içerisinde aralarında duygusal bağ oluştuğunu, birlikte gezip eğlendiklerini, ona Japon bir bayanla evli olduğunu, eşinin de Japonya'da olduğunu söylediğini, herhangi bir şekilde ona bekar olduğuna inandırıp evlilik vaadinde bulunmadığını, farklı tarihte farklı yerlerde buluşmaya devam ettiklerini, katılanın beğendiği halıyı alabilmesi için yeterli parasının olmadığını söylemesi üzerine kendisinin onun beğendiği halıyı 2.300.000 YEN karşılığında aldığını, ancak mağazaya kendisini tanıdıklarını için para ödemediğini, katılanın halının parasını ülkesine döndükten sonra Çemberlitaş ... Bankasındaki hesabına gönderdiğini, 900.000 YEN tutarlı havaleyi de Türkiye'de ona yaptığı masraflar nedeniyle gönderdiğini, arkadaşlıklarının bir süre daha devam ettiğini, ancak katılanın eşinden boşanıp kendisiyle evlenmesi konusundaki baskısı üzerine tartışarak ayrıldıklarını, katılanın kredi kartından herhangi bir şekilde para çekip almadığını, farklı gerekçelerle de para istemediğini belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Katılan ile sanık arasında yapılan yazışmaların tercüman vasıtası ile Türkçe'ye çevrilerek dosya içerisine alındığı, sanığın katılandan özür dilediğini, parasını iade edeceğini beyan eden mail içeriklerinin bulunduğu tespit edilmiştir. 4. Sanık hakkında benzer bir suçtan dolayı İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/53 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, sanık ... hakkında yine Japon uyruklu Yumi Murasawa'ya karşı evlenmek niyetiyle yakınlık kurup acil ihtiyacı olduğu şeklindeki değişik vaatlerle değişik zamanlarla ve yüksek miktarlarda para almak suretiyle dolandırıcılık suçu işlediği iddia ve kabul olunduğu, verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. Bozma üzerine, 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. 6. Mahkemece, sanığın katılan ile önce arkadaşlık kurup daha sonra duygusal anlamda birlikteliğe ve evliliğe kendisini inandırıp katılandan Türkiye'de olduğu süre içerisinde kredi kartından nakit para çekmesini sağlayıp birlikte tatil için kullandıkları, katılan ayrılıp ülkesine döndükten sonra da çantasını kaybettiği, müşterilere karşı sorumluluğu, annesinin ameliyatı gibi değişik nedenlerle katılanı zaman zaman arayarak para talebinde bulunduğu, hileli davranışlarla katılanı aldatarak kendisine banka kayıtlarında görünen paraları göndermesini sağlamak suretiyle, eylemini aralıklarla aynı katılana karşı birden fazla tekrarlaması nedeniyle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçları oluşturduğu kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/475 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.