8. Hukuk Dairesi 2022/6421 E. , 2024/2026 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar veril
**8. Hukuk Dairesi 2022/6421 E. , 2024/2026 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Sultanbeyli ilçesi Mecidiye Mahallesi 126 ada 29 parsel sayılı 197,74 m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın beyanlar hanesi kullanımsız olarak Hazine adına tespit edilmiştir Davacı ... dava dilekçesinde; davaya konu Sultanbeyli ilçesi Mecidiye Mahallesi, 126 ada, 29 parselde bulunan taşınmazın kullanıcısı olduğunu, ancak yapılan kadastro tespit çalışmalarında adına tespit yapılmadığını beyan ederek, beyanlar şerhine kullanıcı olarak adının yazılmasını istemiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2019/838 Esas sayılı ve 2019/721 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili, Sultanbeyli, Mecidiye Mahallesi, 126 ada, 29 parsel ile birlikte birçok parselin sahibi olduğunu, taşınmaza yönelik kadastro çalışması yapıldığını, kullanıcısının tespit edilmediğini, yapılan bu tespitin hatalı olduğunu beyan etmiş, hatalı tespitin iptal edilerek müvekkilinin taşınmazın kullanıcısı olarak tespitine karar verilmesini talep istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; birleşen dosya davacısının Mecidiye mahallesindeki 200 parseli aşkın taşınmaza ilişkin hak talep ettiği, satış vaadi sözleşmesine ve emlak vergi ödemelerine dayandığı ve aynı parseller olması nedeniyle dava konusu parseller yönünden bu esas ile birleştirilen bu davada; delillerin tespitinin ve zilyetliğin varlığının keşif yapılmaksızın anlaşılamayacağından, verilen kanuni kesin süreye rağmen birleşen dosya davcısının kesin süre içinde keşif avansını mahkeme veznesine yatırmamakta ısrarlı davrandığı keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağının kabulü ile dosya mündericatında ispatlanamayan 2019/721 Esas sayılı davasının reddine, aynı parsele ilişkin ayrıca açtığı 2019/838 Esas sayılı birleşen dosyasının derdestlik nedeniyle reddine; davacı ... yönünden ise; davacının dava konusu taşınmaza ilişkin belediye sicil kayıtlarının olduğunu, kayıtta yer alan sokak adının taşınmaza uyduğunu, davacının satın alınan tarihten itibaren düzenli olarak emlak beyanında ve vergi ödemesinde bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava konusu taşınmazın kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinde olmadığı, taşınmazın boş arsa olup kullanılmadığı, zilyetlik olgusu davacı tarafça ispat edilemediğine göre, davacı tarafın zilyetliğe dayalı talebinin yerinde olmadığı nazara alınarak asıl davanın reddine karar verilmiş olup, asıl dosya davacısı ... tarafından tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararı temyiz edilmiştir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asil dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.