14. Hukuk Dairesi 2016/14237 E. , 2019/6438 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 31/05/2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar…
**14. Hukuk Dairesi 2016/14237 E. , 2019/6438 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 31/05/2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve manevi tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09/03/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, davacıların ikamet ettiği evin hemen önünde davalıya ait konteyner sahasının bulunduğunu, bu sahada her gece sabaha kadar ses yükseltici anons sistemleri kullanıldığını, yükleme araçlarının geri geri giderken uyarıcı sesler yaydığını ve büyük gürültü çıkardığını, bu sahada gece yapılan çalışmaların olduğu ve kabul edilebilir sınırların çok üzerinde ve komşuluk hukukuna aykırı olduğunu, ailece beden ve ruh sağlığı bozulacak şekilde etkilendiklerini, komşular arasında hoş görülebilecek sınırların aşıldığını, ilgili belediyelere yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını, komşuların taşınmazı kullanırken her türlü taşkınlıktan kaçınma yükümlülüğünün bulunduğunu, bu hususun davacıların kişilik değerlerini de olumsuz etkilediğini belirterek, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının komşuluk hukukuna aykırı olarak yapmış olduğu gürültünün giderilmesine, davalının dava konusu konteyner sahasında özellikle gece yaptığı yükleme, boşaltma çalışması ve gürültünün önlenmesine, davacıların uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle her bir davacı için 10.000,00TL olmak üzere toplam 60.000,00TL yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının söz konusu olmadığını ve davanın ayrılması gerektiğini, davalı şirketin liman sahası içinde imar planına uygun kurulmuş ve mevzuata uygun hareket eden bir şirket olduğunu, çevre gürültü ve lisans tebliğinde belirtilen gürültü değerlemesinden muaf olduklarını, yapılan ölçümlerde değerler sınırlarının aşılmadığını, liman alanının doğası gereği 24 saat canlı bir yer olduğunu, davacıların bunu bilerek ve evin yakınından ağır vasıta geçtiğini görerek evi satın aldıklarını, bölgede sessiz ve sakin bir ortamın mevcut olmadığını, sese karşı korunma tedbirlerinin belli olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, komşuluk hukukuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi ve tazminat istemine ilişkindir.