Ceza Genel Kurulu 2015/15 E. , 2015/234 K. * ASLİ VE KESİNTİLİ DAVA ZAMANAŞIMI * CİNSEL TACİZ SUÇU * KESİNTİLİ ZAMANAŞIMI * DAVA ZAMANAŞIMI * DAVA ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ VE DURDURULMASI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 66 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 67 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 105 * CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 322 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223 "" Basit cinsel taciz suçundan sanığın beraatına ilişkin, Söke …
**Ceza Genel Kurulu 2015/15 E. , 2015/234 K.** * ASLİ VE KESİNTİLİ DAVA ZAMANAŞIMI * CİNSEL TACİZ SUÇU * KESİNTİLİ ZAMANAŞIMI * DAVA ZAMANAŞIMI * DAVA ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ VE DURDURULMASI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 66 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 67 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 105 * CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) (1412) Madde 322 * CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 223 **"İçtihat Metni"** Basit cinsel taciz suçundan sanığın beraatına ilişkin, Söke Sulh Ceza Mahkemesince verilen 20.02.2007 gün ve 697-105 sayılı hükmün katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesince 24.02.2012 gün ve 3580-2161 sayı ile; "Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, tanık beyanı ve dosya içeriğinden, sanığın cinsel taciz eyleminin sabit bulunduğu halde, cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Söke 1. Sulh Ceza Mahkemesi ise 05.12.2012 gün ve 235-447 sayı ile; "Sanığın katılana cinsel tacizde bulunmadığını savunduğu, hassas bir konuda namus ve iffetini ortaya atarak iftira etmesi için sebep bulunmayan şikâyetçinin iddialarının kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgu olarak kabul edildiği dikkate alındığında, suçu işleyip işlemediği hususunda şüphe oluştuğu, eylemlerinin şikâyetçi tarafından yanlış yorumlanmış olabileceği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sadece kuvvetli şüphe sebebi olarak kabul edilen şikâyetçinin anlatımı ve çelişkili tanık beyanı gerekçe gösterilip, yüz kızartıcı bir suçtan cezalandırılmasının mümkün olmadığı" şeklindeki gerekçeyle direnerek, ilk hükümde olduğu gibi sanığın beraatına karar vermiştir. Hükmün Cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 gün, 98443 sayı ve onama istekli tebliğnamesiyle 14. Ceza Dairesine, anılan dairece de Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın cinsel taciz eyleminin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. TCK'nun 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis ya da adli para cezalarını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun 67/4. maddesi uyarınca kesen bir nedenin varlığı halinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır.