Başvuru, kesin mahkûmiyetle sonuçlanmayan ceza yargılamasının hükme esas alınması nedeniyle masumiyet karinesinin, idarenin savunması ekinde sunulan belgelerin incelettirilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin, kamu görevinden ayırma işleminde ayrımcı tutumla uygulama yapılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından verilen hükmün bir başka yargı mercii tarafından denetlenmesi imkanının tanınmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihla
Başvuru; kesin mahkûmiyetle sonuçlanmayan ceza yargılamasının hükme esas alınması nedeniyle masumiyet karinesinin, idarenin savunması ekinde sunulan belgelerin incelettirilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin, kamu görevinden ayırma işleminde ayrımcı tutumla uygulama yapılması nedeniyle eşitlik ilkesinin ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından verilen hükmün bir başka yargı mercii tarafından denetlenmesi imkanının tanınmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/5/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1999 yılından 2013 yılının Temmuz ayına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK)bünyesinde astsubay olarak görev yapmıştır. 2013 yılının Ocak ve Şubat aylarında sosyal medyada (Twitter) TSK'nın itibarını sarsıcı ve siyasi içerikli paylaşımlarda bulunması gerekçe gösterilerek başvurucu hakkında 29/5/2013 tarihi itibarıyla idari soruşturma başlatılmıştır. Oluşturulan İdari Tahkikat Komisyonu, başvurucunun kendisine ait olduğunu ifadesinde ikrar ettiği sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımların askerlik mesleğini küçük düşürücü, TSK'nın itibarını zedeleyici, disiplinsizliğe sevk edici nitelik taşıdığı sonucuna ulaşmış ve başvurucunun TSK'dan ilişiğinin kesilmesinin uygun olduğu yönündeki kanaatini Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bildirmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 13/6/2013 tarihli işlemiyle bu öneri uygun bulunmuştur. Uygun bulma kararının ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı tarafından başvurucu hakkında TSK bünyesinde kalması uygun değildir sicili düzenlenmiştir. Genel Kurmay Başkanlığınca Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kararına göre işlem yapılmasının uygun bulunması üzerine 1/7/2013 tarihinde Millî Savunma Bakanlığı onayı ile kesinleşen işlem uyarınca başvurunun TSK ile ilişiği kesilmiştir. Diğer taraftan idari tahkikat komisyonu İzmir Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığına, tahkikata konu eylemler nedeniyle soruşturma emri vermiş ve başvurucu hakkında astlık üstlük ilişkilerini zedelemeye yönelik alenen tahkir edici hareketlerde bulunmak suçundan kamu davası açılmıştır. Kamu davasının seyrine ilişkin olarak başvuru formu ve eklerinde bilgi veya belge sunulmamıştır. Başvurucu ilişik kesme işleminin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesi nezdinde dava açmıştır. AYİM Birinci Dairesi (Mahkeme) 12/11/2014 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle konuya ilişkin mevzuata ve başvurucunun mesleki safahatına yer verilmiştir. Başvurucunun sicil ortalamasının çok iyi düzeyde gerçekleştiği, toplamda yedi kez takdirname aldığı, 2001 ve 2004 yılları arasında ise sicil üstleri tarafından hakkında menfi kanaat belirtildiği ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun 2000 ve 2005 yılları arasında beş defa (izinsizlik, oda hapsi, uyarı) disiplin cezası aldığı; bu cezalara görev yapmak konusunda isteksizlik, disiplinsizlik, çalışma düzeninde uyumsuzluk, lakayt davranış gibi fiillerin neden olduğu ve son olarak da sosyal medyada yer alan paylaşımlar nedeniyle başvurucu hakkında idari soruşturma açıldığı ifade edilmiştir. Başvurucu hakkında tesis edilen işlemin yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka uygun olduğu saptandıktan sonra işlemin esasına yönelik değerlendirmeye geçilmiştir. Bu aşamada öncelikle idarenin hizmeti aksatacak, verim alınamayacak personeli bünye dışına çıkarma konusunda yetki sahibi olduğu ancak bu konudaki yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucunun mesleki safahatı ve hakkında açılan idari soruşturma değerlendirildiğinde disiplin durumunun TSK bünyesinde görev almaya engel olacak nitelikte bulunduğu ve hizmetin gerektirdiği tavrı sergilemekten uzak olduğu, bu nedenle de idare tarafından tesis edilen işlemin maddi gerçekle bağdaştığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak idarenin işlemin tesisinde takdir yetkisini objektif kriterlere uygun ve ölçülü kullandığı ifade edilmiştir. Ayrıca başvurucunun kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadan işlem tesis edildiği iddiası yönünden ise açılan soruşturmanın disiplinsizlik nedeniyle başlatılan bir idari soruşturma olduğu, disiplin hukuku kuralları çerçevesinde yürütülen bu soruşturmanın karara bağlanması için bir ceza yargılaması kararına ihtiyaç duyulmadığı ve idari sürecin usulüne uygun olarak sonuçlandırıldığı belirtilmiştir. Ret hükmüne yönelik karar düzeltme istemi mahkemenin 7/4/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai kararın 27/4/2015 tarihinde tebellüğ edilmesinin ardından 4/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun maddesinin (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan hali şöyledir: "Disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma:Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmiyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır." 28/12/1998 tarihli ve 23567 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin "Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle ayırma usulleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları, son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen astsubaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır: a) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması,b)Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi,c) Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara veya borçlanmaya düşkün olması, d) Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması, e) Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar. " 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler taraf ve vekillerine açıktır. Şu kadar ki; mahkeme tarafından getirtilen veya idarece gönderilen bilgi, belge ve dosyalardan, başka şahıs ve makamların özel bilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğinin korunması veya idarenin soruşturma metotlarının gizli tutulması maksatlarıyla taraf ve vekillerine incelettirilmemesi kaydı konulanlar ile personelin özlük dosyasındaki dava konusu haricindekiler taraf ve vekillerine incelettirilemez. Taraf ve vekillerine incelettirilemeyecek nitelikteki bilgi ve belgeler; bulundukları yer itibarıyla taraf ve vekillerine açık olan diğer evraktan ayrılamaz nitelikte iseler, taraf ve vekillerine incelettirilecek suretleri, ilgili bölümleri idare tarafından karartılarak ayrıca gönderilir. Davacı taraf veya vekili, karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgelerin savunmaya esas teşkil edecek unsurlar olduğu iddiası ile mahkemeye itiraz edebilir. Yapılan bu itiraz, mahkeme tarafından incelenerek haklı görülen hususlarda, mahkemenin belirleyeceği çerçevede daha önce karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgeler karşı tarafa incelettirilebilir. Bu hükümlere göre elde edilen ve gizlilik derecesine sahip bilgi ve belgeler, taraf ve vekillerince mahkeme haricinde, diğer bir maksatla kullanılamaz. Aksine davranışta bulunanlar hakkında ilgili kanun hükümleri saklıdır.''