11. Ceza Dairesi 2011/9740 E. , 2011/21445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Beraat 213 sayılı vergi usul kanununun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinin ilk iki fıkrası “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişilikleri olmayan teşekkülleri idare edenler v
**11. Ceza Dairesi 2011/9740 E. , 2011/21445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Beraat 213 sayılı vergi usul kanununun “Kanuni temsilcilerin ödevi” başlıklı 10. maddesinin ilk iki fıkrası “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişilikleri olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır” biçiminde olup, aynı Kanunun “Tüzel kişilerin sorumluluğu” başlıklı 333. maddesinin son fıkrası da “(Değişik fıkra: 22/07/1998 - 4369/81 md.) Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359, 360. maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur” biçimindedir. Buna göre tüzel kişilerin gerek vergi sorumluluğu gerekse ceza sorumluluğunun muhatabı kanuni temsilcileridir. Dosyada mevcut vergi suçu raporu ve eklerine göre; “Tas. Hal. Ay-Ris Uluslararası Taşımacılık Lojistik Hiz. Ldt. Şti.” 01.03.2005 tarihi itibariyle tasfiyeye girmiş olup, Kartal 4. Noterliğince düzenlendiği anlaşılan 22.06.2005 tarih 25051 yevmiye numaralı ile tasdikli imza sirkülerinde de şirketi temsil yetkisinin Tasfiye Memuru olarak atanan sanığa ait olduğu belirtilmesi ve sanığın da yapılan tebligatlardan haberdar olmadığını, şirketteki hissesini tanık olarak dinlenen ve hakkında suç duyurusunda bulunulan kardeşi ...’a devrettiğini, verdiği vekâletnameye istinaden işleri onun yürüttüğünü savunması ve şirket adresine yapılan tebligatların da tanık ...tarafından imzalanmak suretiyle tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi açısından, şirketin suç tarihinde faaliyetini sürdürüp sürdürmediği araştırılarak, sonucuna göre 213 sayılı VUK’nun 139/2. maddesinde incelemenin dairede yapılmasına olanak veren istisnalardan birinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna bağlı olarak da tebligatın hukuki geçerliliği belirlenerek, anılan maddedeki istisnaların gerçekleştiği bu nedenle tebligatın geçerli olduğunun anlaşılması durumunda da 213 sayılı Yasanın 333. maddesi uyarınca sorumluluğun tasfiye memuru olarak atanan sanığa ait bulunduğundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde beraate hükmolunması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.