T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/729 - 2025/1120 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) DOSYA NO : 2023/729 Esas KARAR NO : 2025/1120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/725 Esas- 2023/179 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/729 - 2025/1120 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) DOSYA NO : 2023/729 Esas KARAR NO : 2025/1120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/725 Esas- 2023/179 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Manyetotellürik yöntemle jeofizik çalışması yapılacağı hususunda sözlü olarak anlaşıldığını, ruhsat sahibinin davalı ... A.Ş, işin asıl sorumlusunun davalı ... Ltd. Şti. olduğunu, davalıların fiyat teklifini kabul ettiğini, bunun üzerine davalı yanın 30.000,00 TL avans gönderdiğini, 06/09/2020 tarihinde müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak davalıların bakiye iş bedelini ödemediklerini iddia ederek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL alacağın, hakedişlerin sonlandığı 06/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini yükselterek 121.800,00 TL'nin 06/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanlarında davanın reddini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarihli 2021/725 Esas 2023/179 Karar sayılı kararında özetle; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı yan davaya cevap vermeyerek davayı inkar etmiştir. Bu hali ile davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi, iş bedelini ve işi tamamladığını ispat edecektir. Davalı yan aşamalardaki beyanlarında husumet itirazında bulunmuştur. Davalı ... şirketi tarafından 27/08/2020 tarihinde "Jeofizik MT Çalışma Bedeli" açıklaması ile 30.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Dekont açıklaması ile birlikte delil başlangıcı mahiyetinde olup dinlenen tanık anlatımları, sözleşme taslağı ile taraflar arasındaki yazışmalar dikkate alındığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin sübut bulduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar sözleşme taslağında davalı ... şirketinin ismi bulunmuyor ise de, arabuluculuk tutanağını da imzalayan davalı yetkilisi ... ile davacı arasındaki yazışmalarda dava konusu ve sözleşme taslağına konu işe ilişkin davacının ücret talebi üzerine davalı yetkilisinin "Merhaba ... Bey. ... bey ile de konuştuk, bayram sonrası ödemenizi yapıyoruz," şeklindeki beyanı gözetildiğinde husumet savunmasına itibar edilmemiştir. İşin tamamlanıp tamamlanmadığına ve bedeline ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafça sunulan mail ekleri ile sözleşme taslağı ve davacı tanıklarının beyanları dikkate alındığında, davacı tarafça yapılan işin sözleşme taslağındaki iş ile aynı mahiyette olduğu ve işin tamamlandığı değerlendirilmiştir. İş bedelinin sözleşme taslağında 151.800,00 TL olarak belirlendiği, davacı tanığı ...'ın 150.000,00 TL olduğuna ilişkin beyanı ve rayiç değerinin 138.000,00 TL olabileceği belirlenmiştir. Davalı yanın yaptığı ödeme miktarının sözleşmede belirtilen 30.000,00 TL olması ile tanık anlatımları karşısında davalı yanın teklif mahiyetindeki sözleşme taslağını zımni olarak kabul ettiğinden söz etmenin mümkün olduğu ve işin ücretinin sözleşmede belirtilen bedel olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı yan, avans ödemesi dışında ödemeye ilişkin savunmada bulunmamıştır. Açıklanan gerekçelerle, taraflar arasında hukuki ilişki bulunduğu, davacı yanın sözleşmede belirtilen işi tamamladığı, ayıp veya eksik iş savunması bulunmadığı, bu hali ile iş bedelinin tamamına hak kazandığı ve bedelin ödendiği ispat edilemediğinden davacının davasının sübut buluğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, sözleşmede kesin vade bulunmadığından ve kısmi davanın ıslah edildiği tarih de dikkate alınarak talep doğrultusunda davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava, 120.800,00 TL alacağın ise 13/02/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... Enerji Kimya Jeotermal Çevre Madencilik Petrol Etüt Proje Danışmanlık Mühendislik Laboratuvar Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından verilen 18/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davacının, işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarların belirlenebilir nitelikte olduğunu, iş bu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 08/09/2022 tarihinde tebliğ edilen bilirkişi raporunda müvekkili firmanın borcunun bulunmadığının sabit olduğunu, bilirkişi raporunda da açıkça izah edildiği üzere davacı tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında herhangi bir alacak vereceğin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, müvekkili ile davacının herhangi bir alacak verecek ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiğini, düzenlenen raporda müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının sabit olduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ve dosyada bulunan sözleşmelerde müvekkili firma il davacı taraf arasında imzalanan herhangi bir belge bulunmadığını, sözleşmenin tarafının müvekkili şirket olmadığını, dolayısıyla davacı tarafa ödeyeceği bir bedelin bulunmadığını, bilirkişi raporunda kesin olmayan ifadelerle davacının muhtemelen alacaklı olduğu gibi bir tespitte bulunuluğunu, davacının alacaklı olduğunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, karşı tarafın üzerine düşen edimi yerine getirmediğini ispat etmesi gerektiğini, davacının bu yönde dosyaya sunmuş olduğu herhangi bir delilinin bulunmadığını, davacı tarafın davalılar ile aralarında sözleşme mevcut olduğunu iddia ettiğini ancak dosyaya sunulan sözleşme metninin taraf iradelerini yansıtmadığını, sözleşme metninin altında taraf imzaları bulunmadığını, yerel mahkemenin söz konusu sözleşme taslağını hükme esas aldığını ancak sözleşme taslağı olarak mahkemeye sunulan evrakın hukuken delil kabiliyeti bulunmadığını, müvekkili firmanın diğer davalı firma ile herhangi bir ortaklığı veyahut iş birliğinin mevcut olmadığını, müvekkili firmanın davacı firma ile aynı konumda olduğunu, davacı ve müvekkili firmanın ... Enerji Üretim Anonim Şirketi'ne ait işleri kendi uzmanlık alanı kapsamında gördüklerini, her ikisinin de ... Enerji Üretim Anonim Şirketi'nin işlerini üstlendiğini, müvekkili firmanın davacı firmaya karşı yükümlülük ve borç altına gireceği bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin de kendi yerine getirdiği işlerden kaynaklı alacağını alamadığını, müvekkilinin davacı taraf ile herhangi ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili firmanın diğer davalı ile herhangi bir ortaklığının da bulunmadığını, davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğunu, üzerine düşen işi yaptığını ispatlayamadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Enerji Üretim A.Ş. vekili tarafından verilen 25/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin iddia edilen alacağın kaynağı olan "jeofizik etüdleri sözleşmesi"nin tarafı olmayıp sözleşmede imzası bulunmadığı gibi adı da geçmediğini, davacının ticari defterleri incelendiğinde bilirkişilerin de tespit ettiği üzere müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu gösterir herhangi bir kayda rastlanılamadığını, dosya kapsamında iki kez bilirkişi raporu alınmış olup 25.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda sonuç ve kanaat kısmında "Tarafların ticari defteri kayıtlarında ticari ilişkiyi gösteren her hangi bir kaydın bulunmadığı..." tespit edilmiş olup bu kapsamda davacının kendi ticari defterinde dahi kayıtlı olmayan bir alacağı bulunduğu iddiasının inandırıcılıktan uzak olduğunu, hal böyle iken müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilmiş olup yerel mahkemenin bu kararı hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılması gerektiğini, delil başlangıcının, davalı ... ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin varlığı konusunda olup müvekkili ile davacı arasındaki ilişkiyi muhtemel gösterir böyle bir delil başlangıcı olmadığından müvekkili ile olan ilişkinin ispatında senetle ispat zorunluluğunun devam ettiğini, davacının böyle bir delil sunamamışsa da yerel mahkemece müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedildiğini, oysa bu hükmün de hukuka aykırı olduğunu, HMK m. 202 uyarınca delil başlangıcı senetle ispat zorunluluğu olan hallerde tanık dinlenilmesini mümkün kılan, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge olduğunu, davacının, davalı ...'in kendisine yapmış olduğu para transferini dosyaya sunduğunu ve bu halde davacı ile ilişkisinin mevcudiyetini ispatlamaya çalıştığını, mahkemece delil başlangıcı olarak değerlendirilen bu belgenin dayanak gösterilerek diğer davalının yanı sıra müvekkili şirketin de sorumlu tutulmuşsa da delil başlangıcının yalnızca söz konusu olay ile ilgili olarak tanık dinletilmesine yarayan bir belge olduğunu, bu doğrultuda müvekkili ile davalının aralarındaki ilişkinin ispatında hala senetle ispat zorunluluğu geçerli olup yerel mahkemece müvekkilinin husumet itirazının reddi ile davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki konusu, Manyetotellürik yöntemle jeofizik çalışması yapımı olan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olup, davacı vekili müvekkili ile davalılar arasında, müvekkiline gönderilen fiyat teklifinin müvekkili tarafından kabulü üzerine Whatsap ve E mail üzerinden yapılan yazışmalar sonucunda eser sözleşmesi kurulmuş olduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin edimini yerine getirerek işi teslim ettiğini, ancak davalı yanın 30.000,00 TL avans dışında ödeme yapmadığını belirterek bakiye iş bedeli alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve ıslah dilekçesi ile taleplerini 121.800,00 TL'ye yükseltmiş ve bu alacağın hakedişlerin sonlandığı 06/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan davaya cevap vermemiş, ancak bilirkişi raporu sonrasında rapora karşı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda ve taraflar arasında Whatsap yazışmaları e mail yazışmalarının değerlendirilmesi ve davacıya gönderilen 30.000,00 TL'lik "iş bedeline ilişkin" olarak havale ile yapılan avans ödemesinin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilerek dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarının bir arada değerlendirilmesi sonucunda dosya içerisinde bulunan teklif mahiyetindeki sözleşme taslağının davacı yüklenici tarafından kabulü ile taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğu, yine sözleşme taslağında belirtilen bedel üzerinden davalı yanın 30.000,00 TL'lik avans ödemesini davacıya yapmış olduğu anlaşıldığından dosyada mevcut bulunan sözleşme taslağındaki bedel üzerinden taraflar arasında kurulduğu anlaşılan eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenicinin edimini yerine getirdiği ve bakiye iş bedeli olan 121.800,00 TL alacağa hak kazandığı anlaşıldığından davanın ıslah edilmiş şekli ile kabulüne ve 121.800,00 TL alacağın dava ve ıslah tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarihli 2021/725 Esas 2023/179 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar vekillerinin bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Enerji Üretim Anonim Şirketi ile davalı ... Enerji Kimya Jeotermal Çevre Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 8.320,16 TL istinaf karar ve ilam harcından bu davalılar tarafından peşin olarak yatırılan toplam 4.160,08 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 4.160,08 TL istinaf nisbi karar ve ilam harç bedelinin davalılardan eşit olarak alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalılarca ayrı ayrı yatırılan 492,00'şer TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 23/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır