Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyor
davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigorta brokerliği yaptığını, şirketin genel müdürü dava dışı ...’ın 21.07.2015 tarihinde görevinin sona ermesi üzerine, bazı çalışanların da ... ile birlikte işten ayrılmaları nedeniyle müvekkilinin iş akışında önemli aksamalar olduğunu, ayrılan kişilerin ... A.Ş. çatısı altında çalışmaya başladıklarının öğrenildiğini, ayrılanların müşteri bilgi ve kayıtlarını kullanarak müşterileri ayartmaya çalıştıklarını, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1404 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte İntegra şirketindeki çalışanların bir anda kaçarak iş yerini terk ettiklerinin belirlendiğini, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi ek protokolle iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren altı ay süreyle sigorta, aracı ve brokerlik sektöründe faaliyet gösteren rakip bir işletmede altı ay süreyle işçinin çalışmasının yasaklandığını, protokolün 3. maddesinde de iş verenin müşterileri ve çalışanları ile çalışma ilişkisine girmesinin yasaklandığını, buna rağmen davalının dava dışı ... AŞ'de çalışmaya başladığını, buna ilişkin kartvizit bastırdığını, müvekkilinin müşterilerinden ... AŞ'ye ait işleri İntegra şirketi bünyesine geçirmeye çalıştığını, bu şekildeki eylemleri ile iş sözleşmesine aykırı davranarak yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin sigorta aracılık ve brokerlik sektöründe faaliyet gösteren rakip bir işletmede her ne ad altında olursa olsun çalışmayacağına ilişkin yasaklamanın Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğunu, rekabet yasağı düzenlenmesinin hukuken geçersiz olduğunu, sözleşme ile TBK'nın 445. maddesi gereğince işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı ölçüde yasaklandığını, sınırları tam olarak belirlenemeyen sözleşme ile davalının çalışma hakkının ihlal edildiğini, sözleşmede belirlenen coğrafi alanın tüm sigorta ve reasürans şirketlerinin faaliyet gösterdiği alanı kapsadığını, sözleşmenin yer, konu ve süre açısından batıl olduğunu, dava dilekçesinde söz edilen ...'ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra İntegra şirketinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin başka bir kişi tarafından ikna edilerek işten ayrılmadığını, müvekkilinin iş yerindeki olumsuz çalışma koşulları nedeniyle, birçok kişi ile birlikte işten ayrıldığını, müvekkilinin, çalışma koşullarının düzeltilmesi, zam yada terfi talebinin haksız şekilde red edilmesi nedeniyle, işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.