DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2284 E. , 2024/1084 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2284 Karar No : 2024/1084 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... temsilen ... Sendikası (...) VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. Av.... 2- ... Üniversitesi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2023 tarih ve E:2020/2235, K:2023/372 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2284 E. , 2024/1084 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2284 Karar No : 2024/1084 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... temsilen ... Sendikası (...) VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. Av.... 2- ... Üniversitesi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2023 tarih ve E:2020/2235, K:2023/372 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:... Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Genel Atölyeler Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacının, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... Üniversitesi Personel Daire Başkanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in "Fiili hizmet süresinden yararlanma şartları" başlıklı 5. maddesinde yer alan tabloda "metal işlerine" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesinde "metal işlerine" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 07/02/2023 tarih ve E:2020/2235, K:2023/372 sayılı kararıyla; Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin dava konusu "Fiili hizmet süresinden yararlanma şartları" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tabloda "metal işlerine" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme yönünden; Mevzuat bir bütün halinde değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesinin son fıkrasında verilen yetkiye dayanılarak hazırlanıp, yürürlüğe konulan Yönetmeliğin, Kanun'un verdiği takdir yetkisini sınırlandırıcı ve daraltıcı farklı yeni kurallar getirmediği gibi eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilen tablonun, anılan Kanun'un 40. maddesinin ikinci fıkrasının devamındaki tablonun tekrarından ibaret olduğu anlaşıldığından ve dayanağı Kanun hükmünde yer almayan sigortalıların, alt hukuk normu olan Yönetmelik kapsamına alınmasının mümkün olmaması karşısında iptali istenilen düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu bireysel işlem yönünden; 5510 sayılı Kanun'da ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te fiili hizmet süresi zammından yararlanacaklar arasında "metal işlerine" yer verilmediği, öte yandan iptali istenilen Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasında yer alan tabloda hukuka aykırılık bulunmaması karşısında, davacının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ... Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Genel Atölyeler Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yaptığı, dava konusu işlem ile dayanağı yasal düzenlemelerin Anayasa’ya açıkça aykırı olduğundan iptal edilmesi gerektiği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girmeden önce, fiili hizmet süresi zammını düzenleyen 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında bu haktan faydalanma hakkı bulunmakta iken ve yine 08/05/2008 tarih ve 26870 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde yapılan değişiklikten önce, kapsamdaki sigortalılar kısmında bu haktan yararlanma hakkına sahipken, yapılan değişiklikle bu haktan mahrum bırakıldığı, 5510 sayılı Kanun'un “Fiili hizmet süresi zammı” başlıklı 40.maddesinde yer alan tabloda, fiili hizmet süresi kapsamında yer alan işler/ iş yerlerinin ve sigortalıların sayıldığı; ancak, risk altında yer alan metal işlerine yer verilmediği, Anayasa Mahkemesinin 30/12/2006 tarih ve 26392 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 15/12/2006 tarih ve E:2006/111, K:2006/112 sayılı kararında; 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinde yer alan tablonun 8., 12., 13. ve 14. sıralarındaki düzenlemelerin, Anayasa'nın 10. maddesinde ifade edilen “eşitlik ilkesi” ile Anayasa Mahkemesinin “dengeli ve makul olma ilkesine” ilişkin kararlarına aykırı bulunarak iptal edildiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 07/02/2023 tarih ve E:2020/2235, K:2023/372 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 15/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.