Başvuru, baro levhasına yazılma işlemine ilişkin iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, baro levhasına yazılma işlemine ilişkin iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanması nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, adli yargı hâkim adayı olarak görev yapmakta iken 29/4/2017 tarihli ve 30052 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucu, baro levhasına avukat olarak yazılma talebiyle İstanbul Barosuna (Baro) başvurmuştur. Baro, başvurucunun talebini kabul etmemiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) 13/7/2017 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve başvurucu baro levhasına yazılmıştır. Söz konusu TBB kararı, Adalet Bakanlığı (Bakanlık) tarafından uygun bulunmayarak 21/9/2017 tarihli kararla bir daha görüşülmek üzere TBB'ye gönderilmiştir. TBB Yönetim Kurulu 20/10/2017 tarihli kararıyla önceki kararında ısrar ederek başvurucunun baro levhasına yazılmasına karar vermiştir. Bakanlık, başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin TBB kararının kesinleşmesi üzerine 20/10/2017 tarihli TBB kararının iptali talebiyle dava açmıştır. Başvurucu, Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada davalı TBB yanında müdahil olarak yer almıştır. Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararının gerekçesinde, yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alınarak başvurucu hakkında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olmak suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/70000 sayılı ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı belirtilmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu gerekçeli olarak reddetmiştir. Kararda, olgu olarak başvurucu hakkında FETÖ üyeliği iddiasıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 2018/67 ve 2018/74 esas numaralı davaların devam ettiği ifade edilmiş, karar gerekçesinde ise başvurucunun kamu görevinden çıkarılmış olmasının da levhaya yazılmaya engel olduğu belirtilmiştir. Başvurucu nihai kararı 24/12/2018 tarihinde öğrendikten sonra 23/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu ve diğer bazı kişiler hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/70000 sayılı soruşturmada hazırlanan 9/5/2018 tarih ve 2018/19533 esas numaralı iddianame kabul edilerek Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/67 esasına kayıtlı dava açılmıştır. Bu dosyada başvurucu hakkında tefrik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/74 esasına kaydedilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 20/3/2019 tarihli kararıyla başvurucunun 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dava Dairesi 7/7/2020 tarihli kararıyla başvurucunun istinaf talebini reddetmiştir. Başvurucunun bu kararı temyiz ettiği ve kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.