3. Ceza Dairesi 2024/23218 E. , 2025/11174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/278 E. - 2024/201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/171 E. - 2024/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7. maddesinin 2. cümlesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi T
**3. Ceza Dairesi 2024/23218 E. , 2025/11174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/278 E. - 2024/201 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/171 E. - 2024/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7. maddesinin 2. cümlesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan hükmün temyiz süresinin geçmesinden ... sonuçları kaldırmak için başvurulan eski hale getirme istemi üzerine değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin CMK'nın 42/1 inci maddesi uyarınca Yargıtaya ait olduğu gözetilerek, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.04.2024 tarihli, 2024/278 Esas ve 2024/201 sayılı Kararının sanık müdafiine 26.05.2024 tarihinde e-tebligat yoluyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın sanığın savunmasında belirttiği ve mernis adresi olarak belirtilen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edildiği, mernis adresi olarak belirtilen tebligatın ise 27.07.2024 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak, sanık müdafiinin 26.12.2024 tarihli dilekçesinde, tebligatın sanığın eski mernis adresine çıkarıldığı, tebligatın yapılamamasının nedeninin, belediye tarafından yapılan sokak ve numaraların yeniden düzenlenmesinden kaynaklandığı belirtilmekle, sanık müdafiini dilekçesinde belirttiği gerekçelere göre 5271 sayılı CMK’nın 40-42 nci maddeleri kapsamında mazereti ve eski hale getirme talebi yerinde görülerek, eski hale getirme talebinin kabulü ile tebliğnamedeki ret talepli görüşe iştirak edilmeyip, temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK'nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yerverilmişir. "Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak" cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır." şeklinde açıklanmış, fıkra içeriğinden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere örgüte yardım suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir. Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, nihai amacını gerçekleştirecek güce ulaşana kadar bu amacını bir kısım mensuplarından ve toplumdan gizlemesi bu amaçla da kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeğide nazara alınmalıdır; Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve terör örgütüne yardım etmek kastıyla Asya Katılım Bankasına para yatırdığına veya diğer bankacılık işlemlerini yaptığına dair dosyaya yansıyan her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında bozma nedeni ve ceza infaz kurumunda geçirdiği süre dikkate alınarak İNFAZIN DURDURULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca “yurt dışına çıkamamak” adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.