7. Ceza Dairesi 2021/28974 E. , 2024/6547 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2021/70 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön i…
**7. Ceza Dairesi 2021/28974 E. , 2024/6547 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2021/70 K. SUÇLAR : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; temyize konu kararın eksik incelemeyle verildiğine, sanığın savunmalarının araştırılmadığına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkında olası kast ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi ve aksi halde sanık hakkında lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık P.Er ... ile katılan P.Onb. ..., katılan P.Er ... ve mağdur P.Er ...'ın, olay tarihinde Edirne 54'üncü Mknz. P. Tug. K.lığı emrinde beraberce görevli oldukları, 27.11.2011 tarihinde P.Er ...'ın 21.00-23.00 saatleri arasında benzinlik ve P.Er ...'nin 21.00-23.00 saatleri arasında 3 no'lu nizamiye nöbetçisi oldukları ve bu nöbetleri kendilerine zimmet ile teslim edilen HK-33 P.Tüfekleri ve 30 fişekten oluşan dolu birer şarjör ile icra ettikleri; saat 21.00 civarında birlik personelinin koğuşlar bölgesinde istirahat halinde olduğu sırada P.Onb....'ın koğuşta botlarını boyamakta olan bazı askerlere şaka ile karışık ve kışkırtıcı olmayan bir tarzda işlerini çabuk bitirip ışığı kapatmalarını söylediği, bu sırada araya giren sanık P.Er ...'ın sen niye karışıyorsun diyerek ...'ın üzerine yürüdüğü, ...'ın kendisine karşılık vermediği ve alttan aldığı, çevrede bulunanların araya girerek kavga çıkmasını önledikleri ve sanığı uzaklaştırdıkları, aradan kısa bir süre geçmesini müteakip yeniden ...'ın yanına gelen sanığın kendisini kavga etmek üzere dışarıya çağırdığı, ...'ın kavga etmek istemeyeceğini beyan etmesi üzerine aniden saldıran sanığın katılan ...'ı tutup yatmakta olduğu ranzadan zorla aşağıya indirerek yüzüne yumrukla ve devamında tekmeyle vurduğu, bunun üzerine koğuşta bulunan diğer askerlerin araya girerek sanığı tuttukları, kargaşa içinde bazı askerlerin sanığa yumruk ile vurduğu, bunun üzerine sanığın koşarak koğuştan dışarıya çıktığı ve koğuş binasını terk ettiği, devamında benzinlik nöbet yerine giden sanığın, burada nöbetçi olarak bulunan katılan P.Er ...'ın yanına gidip elindeki HK-33 piyade tüfeğini tutarak bunu vermesini söylediği, ...'ın silahı tutup vermeyeceğini beyan etmesi üzerine sanığın ...'ın yüzüne yumrukla vurduğu ve yere yatırdığı, sanık ve ...’ın bir süre yerde boğuştukları, sanığın mücadeleyi kazanarak ...'ın silahını zorla aldığı ve bu ... de mühimmatını vermesini istediği, ...'ın koşarak kaçtığı, olayı takip eden diğer nöbetçi P.Er ...'ın alarm düğmesine basarak ani müdahale mangasını ikaz ettiği, bu sırada sanığın yakında bulunan 3 no'lu nizamiye nöbet yerine doğru gittiği, sanığın benzinlik nöbetçisinin silahını aldıktan sonra geldiği 3 no'lu nöbet yerinde, doğrudan mağdur, nöbetçi P.Er ...'ın üzerine giderek mühimmatını teslim etmesini istediği, ...'nin vermemesi üzerine sanığın önce mağdurun boynuna ve daha sonra karın boşluğuna birer yumruk atıp beline sarılarak mağduru yere yıktığı, mağdurun yumruk ve elindeki piyade tüfeğinin dipçiği ile karşılık vermesine rağmen mağdura galip gelen sanığın mağdurun kütüklüğünde bulunan dolu şarjörü zorla aldığı, sanığın dolu şarjörü elindeki piyade tüfeğine takıp silahı doldurduğu ve daha sonra o koğuştaki beş kişiyi tarayacağım, öldüreceğim diyerek uzaklaşmaya başladığı, mağdur ...'nin diğer nöbetçinin silahını alıp sanığı takip ederek durdurduğu, silahı sanığa doğrultup ateş edeceğini söylediği, bunun üzerine sanığın durup silahını yere bıraktığı diz çöküp ellerini kaldırdığı, bu sırada ikaz üzerine olay yerine gelen ani müdahale mangasının çevrelerini sardığı, manga komutanı Topçu Uzm.Çvş.... ...’nin sanıkla konuşup sakinleştirmeye çalıştığı, bu sırada silahı tekrar yerden alan sanığın koğuş binasına doğru uzaklaştığı, elinde nöbetçilerden zorla aldığı dolu silah ve mühimmat bulunan sanığın, hepsini öldüreceğim, niçin teker teker gelmediler diye bağırarak koğuş binası önüne geldiği, burada havaya bir el ateş ettiği, bunu duyan koğuş binası içindeki bütün bölük personelinin pencerelerden ve yangın çıkışlarından panik halinde kaçarak binayı terk etmeye çalıştıkları, sanığın elinde dolu piyade tüfeği olduğu halde koğuş binasına girip merdivenlerden üst kata çıkmaya başladığı, bu süreçte koğuş içinde sadece katılan P.Onb...., P.Er ... ..., P.Onb.... ..., P.Onb.... ... ... ve P.Onb....'nın kaldığı, koğuş kapısı yanında bulunan ...'ın sanığın girmesine engel olmak için kapıyı kapatıp yakında bulunan bir ranzayı kapının arkasına dayamaya çalıştığı, bu sırada kapıya ulaşan sanığın kapıya tekme atarak açmaya zorladığı, kapının bir kanadının yarım şekilde açılmasıyla birlikte sanık ile katılan ...'ın yüz yüze gelerek birbirlerini gördükleri, ...'ın kendini muhtemel bir silah atışından koruyabilmek için kapının yanı ile bitişikteki ranza arasına doğru ani bir manevrayla kaçtığı, bu arada sol kolu ile kapının açılması engellemek maksadıyla arkadan destek olduğu, sanığın ise kapalı olan koğuş kapısı önünde iken tekmesiyle hafif aralanan kapı aralığından ...'ı gördüğü, kapıyı tekme ile açıp içeriye girmeye çalıştığı, ...'ın kapı arkasında olduğunu ve kapının açılmaması için arkadan desteklediğini fark ederek kapıya doğru vücut üst bölgesini hedef alacak şekilde bir el ateş ettiği, sanığın ateşlediği mermi çekirdeğinin zemine 96 cm. mesafede olacak şekilde kapı kasasının dış tarafından girip arka tarafından çıkarak o sırada kapıyı tutan katılanın sol kol dirsek bölümüne isabetle vücuda girdiği, kol iç yüzeyden çıkış yaparak içeride bulunan üç adet yatağı sıyırarak geçtiği ve koğuş zemini üzerinde muhtelif nüveler bırakarak parçalandığı, katılan ...'ın vücuduna mermi isabetiyle gücünü kaybedip kapıyı bıraktığı, sanığın bundan istifade ile elinde atışa hazır piyade tüfeği olduğu halde koğuşa daldığı, bunun üzerine ...'ın sanığın üzerine atıldığı ve elindeki silahı tutarak bir süre boğuştukları, sanığın elindeki silahın namlusunu ...'a yöneltebilmek gayretiyle mücadele ettiği, bu sırada kışla nöbetçi amiri P.Yb. ... Yetüt ve ani müdahale mangası erlerinin yetişerek koğuşa girdikleri, P.Yb. ... Yetüt'ün sanığın üzerine atılıp silahı zorla elinden aldığı, ani müdahale mangası erlerine emir vererek sanığı tutturduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında nitelikli yağma, silahla tahribatı mucip üste fiilen taarruz ve amire fiilen taarruz (2 kez) suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 148/1, 149/1-h maddeleri ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 91/2,3 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki beyanlarında özetle; atılı suçlamaları kabul etmeyerek, eylemlerinin katılan ... ve arkadaşları sebebiyle vukuu bulduğunu beyan etmiştir. 1.Sanığın katılan ...'a yönelik eylemi yönünden yapılan inceleme; Hükümden sonra 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen fiilin askeri hizmet ve görevlerden dolayı işlenmemiş olması, dolayısıyla, sanık ile katılan arasında ast-üst ilişkisinin dikkate alınmasının mümkün olmaması ve değişen suç vasfı itibarıyla sanığın hukuki durumunun 5237 sayılı Kanun'un 81/1 inci, 21/1 inci ve 35 inci maddeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Sanığın katılan ... ve mağdur ...'a yönelik eylemleri yönünden yapılan inceleme; Sanığın yargılama konusu amire fiilen taarruz olarak kabul edilen eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçların işlendiği 27.11.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR 1. Sanığın katılan ...'a yönelik eylemi yönünden; Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, 2.Sanığın katılan ... ve mağdur ...'a yönelik eylemleri yönünden; Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 05.07.2024 tarihinde karar verildi.