8. Ceza Dairesi 2022/4697 E. , 2023/216 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı madd…
**8. Ceza Dairesi 2022/4697 E. , 2023/216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a,b,f) bentleri, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası, 125 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 ... maddesi uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve hakaret suçundan dava açılmıştır. 2. Kahramanmaraş 4.Asliye Ceza Mahkemesinin , 25.02.2014 tarih ve 2012/176 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hakaret suçundan ise, sanığa yüklenen fiilin hakaret değil tehdit suçunu oluşturduğu, tehdit suçunun ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturduğu belirtilerek hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3. Mahkemece verilen kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarih, 2019/5169 Esas, 2021/23156 Karar sayılı ilamı ile, sanığın mağdurun kolundan tutarak zorla araca bindirmesinin ardından, araç içerisinde iken elindeki bıçağı sağa sola savurduğu ve mağdurun, bıçağın yüzüne gelmemesi için elini kaldırması nedeni ile elinden yaralandığına dair anlatımı ve bu beyanı destekleyen doktor raporuna göre, alıkoyma eylemi sırasında cebir kullanan sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayini; ve tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.