Başvuru, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması, Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaanın tebliğ edilmemesi, onama kararının gerekçesiz olması, lehe delil toplanmadan aleyhe delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; uzun tutukluluk süresi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılama yapılmaması, Cumhuriyet savcısının verdiği mütalaanın tebliğ edilmemesi, onama kararının gerekçesiz olması, lehe delil toplanmadan aleyhe delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; uzun tutukluluk süresi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 1/7/2016 ve 10/6/2016 tarihlerinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2016/12719 numaralı başvuru dosyasının hukuki irtibat nedeniyle 2016/11652 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2016/11652 numaralı başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: El Kaide terör örgütünün Konya merkezli olarak faaliyet yürüttüğü ve büyük bir eylem gerçekleştirme hazırlığında olduğu bilgisi üzerine başvurucuların da aralarında bulunduğu bir kısım şüpheli hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (TMK madde ile yetkili) (Başsavcılık) soruşturma yapılmış, yapılan soruşturma sonucunda terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 15/6/2007 tarihli iddianamede başvurucuların da aralarında bulunduğu bir kısım şüphelinin mail göndermek suretiyle kendi aralarında mesajlaştıkları, birbirlerine gönderdikleri maillerin harici disk olarak kullandıkları işletim sistemi tarafından kendiliğinden link uzantılı dosyalarda kaydedildiği, şüphelilerden elde edilen bilgisayarlarda işletim sisteminde bulunan programların şifrelenerek dosyaların açılamaz duruma getirildiği ya da açıldığında mantıksız kelime ve karakterlerin görünmesinin sağlandığı, kullanılan şifreler nedeniyle başvurucuların da aralarında bulunduğu şüphelilerin şifreleme konusunda belli bir eğitim aldıklarının tespit edildiği belirtilmiştir. İddianamede başvuruculardan İhsan Dedemoğlu'nun B.Ş., F., K., T.A. ve H.A. isimli şüpheliler ile birlikte kendisine ait .. plaka sayılı araç ile adresten ayrıldığının tespit edildiği, her ne kadar şüpheliler toplantının şüpheli Ö.nün çocuğunun akika kurbanı nedeniyle verilen yemek için yapıldığını belirtmişlerse de telefon tapelerinde buna ilişkin hiçbir ibarenin geçmediği, toplantının örgütün faaliyetleri çerçevesinde bir araya gelerek ders yapmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmiştir. İddianamede ayrıca başvurucu İhsan Dedemoğlu'nun bilgisayarından elde edilen, terör örgütünün uyması gereken kuralların yazıldığı dokümanda telefon alırken aboneliğinin mümkün ise sahte kimlik kullanılmak suretiyle yapılması gerektiğinin belirtildiği, bu doğrultuda şüphelilerin sahte kimlik kullandıkları, şüphelilerin tamamına yakın kısmının telefonlarının kendi isimlerine kayıtlı olmadığı, başvurucunun 22/5/2005 tarihinde Denizbank aracılığı ile Tunus'tan Y. isimli kişi tarafından gönderilen 000 euro parayı aynı gün çektiğinin anlaşıldığı, örgüt üyelerine ait hard disk, flash bellek ve şifreli CD’lerin çözümünde kendi aralarında yaptıkları şifreli haberleşmelerde Yusuf olarak adlandırılan şahsın başvurucu İhsan Dedemoğlu olduğu, örgüt üyelerinin karşılıklı haberleşme metinlerinin tahlili doğrultusunda değerlendirildiği belirtilmiştir. İddianamede başvuruculardan Muharrem Gökgöz'den elde edilen dijital delillere değinildikten sonra başvurucunun evinde ele geçirilen Icom Marka IC-V8VHFel telsizinin elle frekans girilebilen bir telsiz olduğu, cihazın 1 kanalındaki frekansın Başbakanlık Koruma Müdürlüğü Role Rx (alma) frekansı ve koruma ekibinin kullanmış olduğu simplex kanal frekansı, 10-11-12-13 ve kanallarındaki frekansların Konya Emniyet Müdürlüğüne (Emniyet Müdürlüğü) tahsisli olduğu, cihazın 5/4/1983 tarihli 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanunu'nun 23/b maddesi kapsamında izin ve ruhsata tabi olduğu, alma ve gönderme yapmaya haiz bir cihaz olduğu, mevcut hali ile Arapça dokümanların 9-10-11-012-13-14-15-16-17-22 ve sayfalarında anlatılan DTMF (Dual ton Multi Fonksiyon) uzaktan kumanda alıcıları kullanılarak yapılacak uzaktan komutalı bombaları patlatmak için verici olarak kullanılabileceği, Amerikan menşeili olduğu, Türkiye’ye ithalinin yapılmadığının tespit edildiği, başvurucunun örgütün fikirleri doğrultusunda cihat bölgelerine giderek faaliyetlerde bulunduğu, örgütün düzenlemiş olduğu ders ve toplantılara katıldığı, diğer örgüt üyeleri ile ilişki ve irtibatlı olduğu değerlendirilmiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesince (CMK madde ile görevli) (Mahkeme) başvurucuların yargılanması yapılmıştır. Başvuruculardan Muharrem Gökgöz'ün 5/10/2007 havale tarihli yazılı savunmasının gerekçeli kararda belirtilen kısımları şöyledir:"...Arama, gözaltına alma, ifade alma işlemlerinin usulsüz olduğunu, usb bellek ve bilgisayarından çıktığı iddia olunan belgelerin kendisine ait olmadığını, bu dosyaların sonradan bilgisayarına yerleştirildiğini, evinde çıkan CD lerden başka dökümanı kabul etmediğini, 80 gb harddiskinden çıkan foto ve Arapça belgelerde suç unsuru bulunmadığını, bilgisayarında sadece Arapça değil farklı dillerde belgelerin de bulunduğunu, Çeçenistan ve Irak ile ilgili CD lerde suç unsuru bulunmadığını ve genel olarak ulusal medya organlarında çıkan görüntüler olduğunu, cihat bölgelerine gitmediğini, p40 model telsizinde aselsan cobra telsizde yüklü olan frekansların yüklü olduğunu frekans yüklü olmadığı iddiasının doğru olmadığını, icom marka telsizi merakından aldığını, telsizde otomatik frekans bulma özelliğinin bulunduğunu, arama anında yayın varsa telsizin bunu otomatik olarak kaydettiğini, ayrıca Başbakanlık frekansının RX bölümünün kayıtlı olduğunu, dinlemenin ancak TX frekansı ile yapılabileceğini, bu telsizlerin her yerde satılan amatör telsizlerden olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini..." Başvuruculardan İhsan Dedemoğlu'nun 5/10/2007 havale tarihli yazılı savunmasının gerekçeli kararda belirtilen kısımları şöyledir:"...Suçlamaları kabul etmediğini, yapılan operasyonun, gözaltı işleminin ve aramanın usulsüz olduğunu, bu nedenle evinden çıkan CD'lerin aidiyetini ve içeriklerini kabul etmediğini, ifadesinin 5 gün nezarette tutulduktan sonra yine tehdit ve baskı altında alındığını, söylemediği şeylerin ifadesine yazıldığını, ısrarı üzerine çıkartıldı ise de , birden çok nüshanın kendisine imzalattırıldığını, yargılama aşamasında çıkarttırdığı kısımların bulunduğu ifadeyi görünce avukatın çıktıktan sonra imzalamayı kabul ettiği ifade ile birlikte kendi yazdıkları bulunan ifadeleri kendisine imzalattırdıklarını anladığını, bu ifadelerdeki bazı isimler ile evlerde toplandıkları, CD'lerle alakalı ben şifreledim kısımlarını kabul etmediğini, CD lerde çıktığı belirtilen mektupları kabul etmediğini, savaş görüntüleri olanlarını internetten indirdiğini, bilgisayarındaki arapça dökümanları bilgisini artırmak ve arapçasını geliştirmek için internetten indirdiğini, örgüt üyelerinin uyması gerektiği kuralları içerdiği iddia olunan kitabı devamlı internet bankacılığını kullandığı için önlem olarak indirdiğini ve sildiğini, iddianamede geçen paranın ticarete ilişkin olduğunu, ele geçtiği iddia olunan şifreli CD'lerin kendisine ait olmadığını, gittiği yemek davetinin örgütsel toplantı olmadığını, kod isim kullanmadığını, hiçbir örgütle alakasının ve herhangi bir örgüte sempatisinin olmadığını, mağdur olduğunu..." Mahkemenin 5/11/2011 tarihli kararı ile başvurucuların terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında başvurucular hakkında iddianamede sayılan delillere yer vererek deliller arasında belirtilen dokümanların içeriklerini detaylı olarak anlatmıştır. Gerekçeli kararda ayrıca başvuruculardan Muharrem Gökgöz'de ele geçirilen Motorola marka P040 model el telsizi ve ICOM marka lC-V8 model el telsizi, iki adet Aselsan COBRA model mini el telsizi, birbirleri ile irtibatlı cep telefonu bataryaları ile ajanda üzerine çizilmiş CD ortamındaki Arapça bilgilerin yazılı olduğu elektronik devre şemalarının Kriminal Polis Laboratuvarında bomba imha uzmanları tarafından tetkik edilerek rapor düzenlendiği, düzenlenen raporda; el telsizlerinin faal ve çalışır durumda oldukları, her ne kadar el telsizleri üzerinde tadilat yapılmamış ise de; ICOM lC-V8 model el telsizinin mevcut hali ile Arapça dokümanların 9- 10-11-012-13-14-15-16-17-22 ve sayfalarında anlatılan DTMF (Dual ton Multi Fonksiyon) uzaktan kumanda alıcıları kullanılarak yapılacak uzaktan komutalı bombaları patlatmak için verici olarak kullanılabileceği, kâğıt bantlar ile birbirlerine iki grup olarak ayrı ayrı irtibatlanmış materyallerin prizmatik LI-ION ve şarj edilebilen 3,7 voltluk, cep telefonlarında kullanılan batarya oldukları, seri şekilde bağlandıklarından DC elektrikle çalışabilen elektronik cihaz ve devrelerde besleme kaynağı olarak kullanılabileceğinin belirtildiğine yer verilmiştir. 5/11/2011 tarihli gerekçeli kararda yer alan yukarıda belirtilen hususlar dışında başvurucu Muharrem Gökgöz'ün mahkûmiyeti ile ilgili kısımlar şöyledir:"...Sonuç olarak CD içerisinde bulunan Arapça yazılmış bilgilerden faydalanarak El-Kaide terör örgütü mensuplarının, piyasada yasal olarak satılan çeşitli kimyasal ve endüstriyel malzemelerden faydalanılarak el yapısı patlayıcı madde imal edebilmeleri ve bu patlayıcı maddeleri istenilen şekilde patlatabilmelerinin mümkün olduğu, sözkonusu bilgilerin bomba düzeneklerinin yapımını anlatan bir eğitim doküman olduğu kanaatinin bildirildiği, Icom Marka IC-V8 VHF el telsizinin elle frekans girilebilen bir telsiz olduğunun, cihazın 1 kanalındaki frekansın Başbakanlık Koruma Müdürlüğü Role Rx (alma) frekansı ve koruma ekibinin kullanmış olduğu simplex kanal frekansı olduğunun ayrıca 10-11-12-13 ve kanallarındaki frekanslarında Konya Emniyetine tahsisli olduğunun belirtildiği, Cihazın 1 kanalındaki frekansın Başbakanlık Koruma Müdürlüğü Role Rx (alma) frekansı ve koruma ekibinin kullanmış olduğu simplex kanal frekansı olduğu için El Kaide terör örgütünün hedef gösterilen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı [R.T.E.nin] korumalarının kullandığı telsiz kanalının aynı frekansını kullanarak bu şekilde Başbakan [R.T.E.nin] geliş, gidiş güzergahları, ziyaret ettiği yerler ile tarih ve saatlerini tespit edebilmelerinin mümkün olduğu, tespitlerinin yapıldığı anlaşılmış, Sanığın aşamalarda yaptığı elektrik ve elektronik devre şemalarının Ascom'da çalıştığı yıllarda bu konuya olan merakından dolayı kendisini geliştirmek istemesi nedeniyle internet ve çeşitli kitaplardan tedarik ederek arşivlediği dökümanlar olduğu, bantla sarılı bataryaları deneme amaçlı pil yerine kullanmak için arızalı telefon bataryalarından yaptığı, telsizleri ise sokak arasında bulunan satıcıdan aldığı yönündeki savunması inandırıcı bulunmamış, açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde özellikle bomba yapımının anlatıldığı dökümanlar nazara alındığında sanığın El kaide terör örgütü üyesi olduğu konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat hasıl olmuştur..." 5/11/2011 tarihli gerekçeli kararda yer alan Başvurucu İhsan Dedemoğlu'nun mahkûmiyeti ile ilgili kısımlar şöyledir:"... Şüpheli [K.] ve [H.K.] isimli şahıslarla birlikte B. Dış Ticaret isimli iş yerini işlettikleri, örgütün düzenlemiş olduğu ders ve toplantılara katıldığı, bu bağlamda; [B.Ş.], [K.], [G.], [Ö.],. İhsan DEDEMOĞLU, [F.], [T.A.] ve [H.A.] isimli şahısların El Kaide isimli terör örgütünün faaliyetleri çerçevesinde örgütsel olarak bir araya gelerek ders yaptıkları, 2007 ve 2007 tarihlerinde yapılan gizli izlemede[B.Ş.], [K.], İhsan DEDEMOĞLU, [F.], [T.A.] ve [H.A.] isimli şahısların İhsan DEDEMOLU’na ait 42 ... plaka sayılı ve [K.] adına kayıtlı . plaka sayılı otolar ile [Ö.ya] ait ikametten ayrıldıklarının tespit edıldiği, İhsan DEDEMOĞLU’nun diğer şüphelileri dolayısıyla [ K. yı] tanımadığını beyan etmesine rağmen şüpheli [A.B.nin] alınan ifadesinde; 2006 yılı içerisinde İhsan DEDEMOĞLU ile birlikte İstanbul iline gittiklerini ve [K.] ile Fatih Camisi avlusunda buluştuklarını beyan ettiği Ayrıca örgüt üyelerine ait harddisk, flash bellek ve şifreli Cb’lerin çözümünde kendi aralarında yaptıkları şifreli haberleşmeler esnasında (mail vb.) “Yusuf’ ismi ile adlandırılan şahsın Şüpheli İhsan DEDEMOĞLU olduğu, örgüt üyelerinin karşılıklı haberleşme metinlerinin tahlili doğrultusunda değerlendirilmektedir. İkametinde yapılan aramada el konulan CD ve belleklerdeki dökümanların içerikleri, özellikle bilgisayarının harddiskinde bulunan tutuklama ve soruşturma başlıklı döküman, buluşma ve gizli iletişim iletişim emniyeti, takip ve takipten kurtulma konuların işlendiği yazı, gizlenme doc ismi altında aktarma, buluşma, eğitimve örgüt içi iletişimin anlatıldığı metin, kısım 4 doc isimli silah, silahlı saldırı, bomba ve silah taşınması, hücum, karşı istihbarat konularının işlendiği dosya , doc isimli psikolojik savaş taktikleri, 9 doc adı altında örgüt evi ve örgütsel haberleşmenin anlatıldığı yazıların kapsam ve mahiyeti ile şifreli mektuplar dikkate alındığında sanık İhsan DEDEMOĞLU'nun El Kaide terör örgütü üyesi olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır..." Başvurucular hukuka aykırı ve uydurulmuş delillere dayanılarak mahkûmiyetlerine hükmedildiğini belirterek mahkûmiyet kararlarına karşı temyiz yoluna başvurmuşlardır. Yargıtay Ceza Dairesi 6/4/2016 tarihli kararı ile başvurucular hakkında terör örgütü üyesi olma suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarının onanmasına karar vermiştir. Başvurucular onama kararını 11/5/2016 ve 24/6/2016 tarihlerinde öğrendiklerini bildirmişlerdir. Başvurucular 10/06/2016 ve 1/7/2016 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.