Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Davalı ile müvekkilinin 14.04.2016 tarihinden bu yana ... San, Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, davalı yanın, şirkete ait sürücü kursunda şirketteki müdürlük yetkilerini kullanarak birtakım usulsüzler yaparak kendine çıkar temin ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ait sürücü kursunun belirli dönemlerde kurs açarak kurs hizmeti verdiği, bu hizmetten yararlanmak isteyen sürücü kursu müşterilerinin şirkete ait bir deftere kaydedildiğini, bu defterde kursa kayıt olan kişilerin ve bunların kayıt olduğu anda peşin alınan kurs ücretinin yazdığı, daha sonra ise alınan ücrete ilişkin makbuz kesildiği ve hesap pusulasına eklendiğini, davalının ise aşağıda isimleri yazan şahısları kursa kayıt ettiği ve fakat aldığı peşinatları bizzat kendi uhdesine aldığı ve kendi kişisel ihtiyaçları için kullandığı, davalının, ..,..,..,..,..,..,...,..,..,..,...,...,..,..,..,..,.,...,...,..,..,...,... isimli kursiyerlerin kurs ücretlerini aldığı ancak şirket hesaplarında göstermediği, davalı yanın şirket hesaplarına yansıtmayıp kendi uhdesinde tuttuğu paranın 30.000 TL'nin üzerinde olduğu, bu şahısların bir kısmının ödemeleri peşin, bir kısmının ise havale veya POS aracılığı ile yaptıklarını, adı geçen bazı müşterilerden müvekkiline ait POS cihazından kredi kartı ile yapılan tahsilatların müvekkili şirket ortağının bilgisi dışında şirket hesaplarına işletilmeden ve fatura edilmeksizin davalı tarafça çekilip, şahsi olarak kullanıldığının tespit edildiğini, bazı müşterilerin banka havale yolu ile ödeme yapmak istemesi ile kurs ücreti ödemeleri için davalının kendi şahsi hesabını müşterilere vererek bu hesaplara gelen kurs ücretlerinin şirket kayıtlarına yansıtılmadan davalı tarafça kullanıldığının tespit edildiğini, dava dilekçeleri ekinde sunulan ...bank hesap ekstresinden şirkete ait hesaptan banka kartı ile ATM'den defalarca para çekildiğinin görüleceğini, davalı yanın bu paraları şirket için kullanmadığı gibi şirkete ait hiçbir kayıtta bu giderlerin nereye harcandığının belirli olmadığı, yukarıdaki usulsüzlükler dışında davalı tarafça bankalardan müvekkilinin bilgisi dışında şirket adına ticari kredi kartı çıkarıldığı, kredi çekildiği, bu kredi ile ticari kredi kartının şahsi ihtiyaçlar için kullanıldığının tespit edildiği, ilgili krediler ve kredi kartlarının şahsi kullanımdan doğan borçlarının ödenmemesi ya da düzensiz ödenmesinin şirketin ileriye dönük olarak bankalar nezdindeki ticari kredi puanının düşürülmesine ve itibarının zedelenmesine neden olduğu, dava dilekçeleri ekinde sunulan risk analiz raporundan davalının çektiği krediler nedeni ile şirketin ticari puanının nasıl düştüğünün açıkça belli olduğunu, yine davacının müvekkili adına ...BANK''tan ticari kredi kartı çıkartıp, kendi kartını şahsi ihtiyaçlar için kullandığına ilişkin belgeler sunulduğu, bunun yanında davalının ....bank'tan şirket adına 15.000 TL ve 10.000 TL kredi çektiği, çekilen para şirket hesaplarına yansıtılmadığı gibi davalı tarafça kişisel ihtiyaçlar için kullanıldığı, Müvekkili tarafından Beyoğlu .... Noterliği'nin 07.02.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile usulsüz işlemler ile çekilen kurs ücretleri ve ticari kredi kartı ile krediler sonucu elde edilen menfaatlerin müvekkili şirkete iadesi istenmişse de davalı taraf paraları iade etmediği gibi ihtara bir cevap da vermediğini, davalının yukarıda belirtilen işlemleri şirketin mahvına neden olabilecek işlemler olup şirketin ticari itibarını zedelediği, davalı tarafın şirket ortaklığının gerektirdiği özen ve sorumluluklarını yerine getirmekten sürekli kaçındığı ve şirkete zarar verdiği, ortakların bir araya gelmelerini sağlayan maddi ve kişisel nedenleri ortadan kaldıran, bu nedenle şirketin amacına ulaşmasını tehlikeye sokan veya imkansızlaştıran veya ciddi şekilde güçleştiren sebepler ortaya çıktığında haklı nedene dayanılarak TTK'nın 640/3 maddesinin ortaklıktan çıkarmayı mahkemeden isteme hakkı tanıdığı, tüm bu yapılanların, davalının şirkete zarar verdiğini, özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı davranışlarda bulunduğunu, işlemlerin TTK'nın 358. Madde: aykırı olduğunu, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini somut bir şekilde göz önüne koyduğunu gösterdiğini; davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına; bu talebin yerinde görülmemesi halinde yönetim ve temsil yetkisinin davalının elinden alınmasına; bu talebin de yerinde görülmemesi halinde ortaklığın çekilmez hale geldiği, bu aşamada şirketin devamının mümkün olmadığı da dikkate alınarak şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.