(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6178 E. , 2009/7342 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.07.2002 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6178 E. , 2009/7342 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.07.2002 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 154 KW'lık ...-... OSB Elektrik İletim Hattının 6-7 nolu direklerinin bulunduğu 15 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 6-7 nolu direklerin geçtiği hatta irtifak hakkına taşkın olduğu, ayrıca can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal istemlerinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ayrıca 960.00 YTL. yıkım giderleri de hüküm altına alınmıştır. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun “taşınmaz mülkiyetinin içeriği” başlığını taşıyan ve mülkiyetin kapsamını belirleyen 718.maddesinde; “Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer” hükmünü taşımaktadır. Arazideki yapılar kavramı ise Medeni Kanunun 722-728 maddelerinde düzenlenmiş olup Medeni Kanunun 727. maddesinde de mecralara yer verilmiştir. 727.madde; “su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile aksine bir düzenleme olmadıkça işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır .İrtifak hakkı sahibinin hakkın kullanımına elatma olduğu zaman bunun giderilmesini isteme olanağı da vardır. İrtifak hakkı ile ilgili bu kısa açıklamadan sonra somut olaya gelince; Dava konusu 15 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine göre emniyet sahasını ihlal eder ve irtifak hakkına elatma oluşturucak şekilde inşaa edildiği ileri sürülmüştür. Bu husus mahallinde yapılan keşifte de saptanmıştır. Mahkeme bu saptama doğrultusunda 05.11.2008 tarihli raporda kırmızı renk ile gösterilen ve irtifak hakkı sınırları içerisinde bulunduğu anlaşılan yere elatmanın önlenmesi, bu kısım üzerine davalı tarafından yapılan binanın yıkılmasına karar vermiştir. Ancak, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ölçeklendirilmediği gibi yapının hangi kısımlarının can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğu ve irtifak hakkına taşkın olduğu açıkça gösterilmemiştir. HUMK.nun 388. maddesi gereğince kararda taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların şüphe ve tereddüte yol açmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Bu durumda infaz açısından elverişsiz ve uyuşmazlığı tam olarak açıklığa kavuşturmayan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen hükmün anılan 388. maddeye uygun olduğundan sözetmek mümkün değildir. Mahkemece yeniden bilirkişi görüşüne başvurularak (HUMK. m.284), irtifak hakkına tecavüzlü kısmın ölçeklendirilerek tespit ettirilmeli, denetim ve infaza elverişle rapor alınmalı, bunun için de gerekirse yeniden taşınmaz başında keşif yapılarak ve sonucuna göre infaza elverişli hüküm kurulmalıdır. Açıklanan bu yönler üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru görülme miştir. yrıca; Mahkemece elatmanın önlenmesi ve kal kararı ile birlikte yıkım bedeli olarak bilirkişi tarafından hesaplanan 960.00 TL.nin de davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İrtifak hakkı üzerindeki binanın yıkım ve nakliyesi için gerekli masraf kal kararının infazı için istenilebilecek miktardır. İcra İflas Kanununun 30. maddesinde bir işin yapılmasına dair ilamların icrası düzenlenmiştir. Elatmanın önlenmesi ve kal kararında da davalı yanın haksız kullanıma son vermesi ve kal'e konu şeyi yıkması hüküm altına alınmaktadır. Bu ilamlarda anılan madde uyarınca infaz edilir. Davalı, taşınmazı kullanmaktan vazgeçmez ve kal konusu şeyi yıkmaz ise, anılan maddenin 2.fıkrası hükmünce, bilirkişilere gideri hesaplattırıldıktan sonra, alacaklı onay verirse, ileride hükme gerek kalmaksızın borçludan alınmak üzere, ondan peşin alınarak, onay vermez ise borçlunun yeterli miktarda malı haciz ve paraya çevrilerek ilam gereği yerine getirilir. Mahkemece bu yön de gözardı edilerek, yıkım giderlerinin hüküm altına alınması nedeniyle de karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.