4. Hukuk Dairesi 2021/17203 E. , 2023/10503 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/771 E., 2021/645 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/İstinaf Talepleri Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/253 E., 2019/770 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralama nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar v…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17203 E. , 2023/10503 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/771 E., 2021/645 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/İstinaf Talepleri Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/253 E., 2019/770 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralama nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.01.2014 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıya çarpmasıyla oluşan kazada yaralanan davacının malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, azami poliçe teminat limitinin 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı tarafça tazmin edilecek olan gerçek zarar davacının vücut bütünlüğü kaybı oranı değil meslekte kazanma gücünün daimi kaybı oranındaki kısmın gerçek maddi zarar olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2014/595 Esas 2017/636 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne 60.384,82 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 10.04.2018 tarihli ve 2018/387 Esas 2018/423 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın eksiklikler tamamlanarak ve deliller toplanarak yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı gereğince İlk Derece Mahkemesince verilen 05.12.2019 tarihli ve 2018/253 Esas 2019/770 Karar sayılı karar ile; "07.01.2014 tarihinde dava dışı sürücü ...' ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile seyir halinde iken davacı yaya ...'a çarpması sonucu davacının yaralandığı, bu nedenle davacı tarafından meydana gelen maluliyet nedeni ile tazminat istemi ile eldeki davanın açıldığı, davalı ... şirketinin kaza yapan aracın ZMMS sigortacısı olduğu bu nedenle araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, alınan kusur raporuna göre meydana gelen kazada dava dışı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınan maluliyet raporuna göre davacının kaza nedeni ile % 10,3 oranında kalıcı iş gücü kaybına uğradığı, olay tarihinden itibaren iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu doğrultuda davacının talep edebileceği maddi tazminatın hesabı için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii edildiği, aktüer bilirkişinin 12.10.2017 tarihli raporunda talep edilebilecek tazminat miktarının 60.384,82 TL olarak hesaplandığı davacı tarafından bu doğrultuda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 107 nci maddesi uyarınca talebin arttırıldığı ve 2014/595 E.-2017/636 K. sayılı karar ile davanın iş bu bedel üzerinden kabulüne karar verildiği ancak iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/387 E.- 2018/423 K. sayılı kararı ile davacının elde edebileceği gelirin saptanması amacı ile emsal gelir araştırması yapılması akabinde işgöremezlik alacağı yönünden asgari ücret üzerinden, kalıcı iş göremezlik alacağı yönünden ise mezun olunan bölüm nazara alınarak hesaplanması yönünden kararın kaldırıldığı, sonrasında yapılan yargılamada emsal gelir araştırması yapıldığı, Ticaret Odasından ve TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odasından gelen yazı cevaplarına göre asgari ücret seviyesinde maaş alabileceği, bozma sonrası alınan aktüer bilirkişi raporunda 2 farklı hesaplama yapıldığı, ilk hesaplamanın asgari ücret üzerinden ikinci hesaplamanın ise TÜİK'in internet sitesinde yayınlamış olduğu kazanç bilgi sorgulama raporunda belirtilen brüt 6.126,00 TL üzerinden yapıldığı, Ticaret ve Meslek Odası'ndan gelen yazı cevapları nazara alındığında asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği, davalı tarafından süresinde aktüer raporuna itiraz edilmediği, davacının kaza tarihinde öğrenci olduğu ve bu nedenle çalışmadığı için geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, netice itibari ile davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatı miktarının 173.203,73 TL olduğu gerekçesiyle talebin iş bu bedel üzerinden kısmen kabulü ile 173.203,73 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının meslek lisesi mezunu olmasına rağmen asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kısmen red kararı verilmesine rağmen aleyhlerine 10.333,70 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Mahkemece kazanın gerçekleştiği ve poliçenin düzenlendiği tarihin ZMMS Genel Şartlarının değiştirildiği 01.06.2015 tarihinden sonra olduğu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ek 2, 5. maddesinde destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarında, belgelendirilmiş olması durumunda ölen kişinin vergilendirilmiş gelirinin esas alınacağı, vergilendirilmiş gelir konusunda herhangi bir belge sunulamaması durumunda ise asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacağı, davacının asgari ücretin üzerinden bir geliri bulunduğu konusunda her hangi bir belge bulunmadığı, bu nedenle asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği kabul edilerek, asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığında davacının işlemiş ve işleyecek döneme ilişkin toplam kalıcı iş göremezlik tazminatının 173.203,73 TL olduğunun kabul edildiği, kalıcı ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararlarda davacının aylık gelirinin belgelendirilmiş olması durumunda, hesaplamalarda davacı kişinin vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınacağı vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulmaması durumunda emsal gelirle bir tutar belirlenebiliyorsa bu tutar, bu da olmadığı takdirde hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılacağı, davacının Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri Ağ İşletmeciliği bölümü mezunu olduğu, TÜİK'in yazı cevabında Bilgi ve İletişim Teknolojileri bölümü profesyonel meslek grubunun 6.126,00 TL, Bilgisayar Mühendisleri Odasının yazı cevabında mühendisin asgari ücretinin 2.953,22 TL, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası yazı cevabında ise asgari ücret alabileceğinin, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) yazılan müzekkere cevabında ise davacının kısa bir dönem kaydının bulunduğu ve asgari ücretin dahi altında ücret aldığının bildirildiği, UYAP'tan yapılan incelemede davacının halen dahi SGK çalışanı olmadığı, ücretinin olmadığının anlaşıldığı bu nedenle de mahkemece asgari ücret üzerinden yapılan hesaba göre karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, vekalet ücreti yönünden ise, davacının 268.000,00 TL talep ettiği bunun 173.203,73 TL' sinin kabul, 94.796,27 TL' sinin reddedildiği, mahkemece reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT 13. maddesi uyarınca doğru hesaplandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; meslek durumu dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerektiğini, davacının üniversite 2. sınıf öğrencisi olduğunu ve mezun olunca kazanacağı muhtemel gelirin araştırılarak ona göre hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacının kaza tarihinde Meslek Lisesi Bilişim Teknolojileri Bölümü öğrencisi olduğunu belirterek ve bu durumu belgeleyen öğrenci belgesini sunarak maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Tazminatın doğru biçimde hesaplanabilmesi bakımından, davacının net gelirinin doğru şekilde saptanması önem taşımaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan aktüer raporunda, davacının gelirinin asgari ücret ya da asgari ücretin 5,40 katı olarak esas alındığı alternatifli hesaplama yapıldığı; İlk Derece Mahkemesince gelirin asgari ücret olarak kabulüne ilişkin hesabın yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği; davacı yanın esas alınan gelire ilişkin istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildiği görülmektedir. Kaza tarihi itibariyle meslek lisesi ikinci sınıf öğrencisi olan davacının, okulunun bitmesinden sonra bilişim teknolojileri gibi uzmanlık gerektiren işkolunda çalışabileceği, davacının çalışacağı işe ilişkin mesleki eğitim veren kurumdan eğitim alması itibariyle nitelikli işgücü olarak değerlendirilmesinin doğru olacağı ve gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağı açık olup, tazminat hesabının asgari ücretin üzerindeki bir gelirden yapılması için kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.