12. Ceza Dairesi 2023/6393 E. , 2024/714 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi MALEN SORUMLU : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddi kararı, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
**12. Ceza Dairesi 2023/6393 E. , 2024/714 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi MALEN SORUMLU : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun reddi kararı, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma Malen sorumlu vekilinin temyiz istemi yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca verilen malen sorumlu vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair kararın aynı Kanun madde ve fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararının; sanıklar ..., İbrahim, Bayram müdafileri ve katılanlar İbrahim, Ali, Onur, Yalın, Eren, Ezgi, Emine, Akın, Emre, Osman, Ömer, Arif vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve İbrahim müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve İbrahim hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca sanık ...'in 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca sanık ...'ın 19 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince malen sorumlu vekilinin istinaf başvurusu hakkında malen sorumlu vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine, diğer istinaf başvuruları hakkında ise sanık ..., sanıklar ..., İbrahim, Bayram müdafileri ve katılanlar ... vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a,d ile aynı Kanun'un 303/1-h maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki sanık ...'ın sürücü belgesinin geri alınmasına ve vekâlet ücretine ilişkin hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin temyiz hakkı bulunmadığından reddine, sanıklar ... ve İbrahim müdafiileri ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine; ancak sanık ... hakkında kurulan hükümde, suçun bilinçli taksirle işlenmesi sebebine dayalı olarak 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel ceza miktarı üzerinden (1/3) oranda artırım yapılması gerektiği gözetilmeden (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanık ...'a fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle sanık ... müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 24.05.2022 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. 4. Dairemizin 21.06.2023 tarihli ve 2022/3221 Esas, 2023/2299 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunan katılanlar ..., ... ve ...'e tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılanlara tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçalarının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılanlar... ve ...'e tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesi; ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname’de, sanık ... hakkındaki hükmün bozulması talebine yer verilmesiyle yetinilmiş olup sanıklar ... ve İbrahim hakkındaki hükümlere yönelik herhangi bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, bu temyiz istemlerine ilişkin ek Tebliğname düzenlenmesi için dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Dairemizin tevdi kararı uyarınca katılanlar ... ve ...'e gerekçeli kararın tebliğ edilmesi ve adı geçenlerin temyiz isteminde bulunmamaları üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin temyiz hakkı bulunmadığından reddine, sanıklar ... ve İbrahim hakkındaki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması, sanık ... hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 01.11.2023 tarihli ek Tebliğname ile dava dosyası tekrar Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ... vekilinin temyiz sebepleri; meydana gelen kazada İçişleri Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurlu olup olmadıkları tespit edilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, sanık sürücü Bayram sübut bulan eylemi olası kastla işlemesine rağmen suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanıklar ..., İbrahim ve Bayram hakkında temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, kaza sonucu üç farklı aileye mensup ölen beş kişinin mirasçılarıyla birlikte toplamda yedi katılanın vekili olmalarından dolayı her bir katılan için ayrı ayrı ya da her bir aile açısından ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan tek maktu vekâlet ücreti hükmedilmesinin isabetsiz olduğuna, katılanlar ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar ..., İbrahim ve Bayram'ın sübut bulan eylemlerinde olası kastın uygulama koşullarının oluştuğu gözetilmeyip suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, vekillik görevini üstlendiği birbirleriyle bağlantısı ve akrabalık bağı bulunmayan katılanlar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan tek maktu vekâlet ücreti hükmedilmesinin isabetsiz olduğuna, katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; ağır vasıta araçlar nedeniyle kazaların sıklıkla meydana geldiğini bildikleri yerde kontrol yapmış olmaları nedeniyle İskenderun Emniyet Müdürlüğü ve üzerine yüklenen yükümlülükleri yeteri kadar yerine getirmeyen Karayolları Genel Müdürlüğü davaya dâhil edilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, sanık ...'ın sübut bulan eyleminde olası kastın ve sanıklar ... ile İbrahim'in sübut bulan eylemlerinde bilinçli taksirin uygulama koşullarının oluştuğu gözetilmeyip suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; uzmanından alınan bilimsel mütalaa ve dosyaya eklenen deliller kapsamında çekici ve dorsenin tüm bakımlarının zamanında ve eksiksiz yapıldığı ispatlanmasına rağmen şube sorumlusu olan sanık ...'in kusurunun bulunmadığı gözetilmeden İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerince hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna itibarla sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak uygulanmadığına, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; başşoförlük unvanı amiri olan diğer sanık ... tarafından sözlü olarak verilen ve araçların bakımı ve onarımı ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmayıp, meydana gelen kazada kusursuz olan sanık ...'e, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı şekilde ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak kusur izafe edilip sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak uygulanmadığına, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; İskenderun Emniyet Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurlu olup olmadıkları tespit edilmeksizin yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak ve sanık ...'ın mevcut kusuru ağırlaştırılarak eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, bilinçli taksirin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeyip suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, 02.04.2020 tanzim tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi, 02.04.2020 tanzim tarihli olay yeri inceleme raporu, kaza öncesi, kaza anı ve kaza sonrası ile ilgili iş yerleri ve okulların güvenlik kameraları tarafından kaydedilen görüntülerin çözümüne ilişkin 03.04.2020 tarihli görüntü ve 09.04.2020 tarihli ek görüntü inceleme tutanakları ile 21.04.2020 tarihli fotoğraf tutanağı, Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarınca kaydedilen görüntüler, kazaya karışan çekici ve dorsenin sahibi ...'nin cevabi yazıları ile yazılara eklenen evrak, periyodik ... muayenesinde yetkili ve görevli TÜVTÜRK tarafından düzenlenen ... muayene raporları, sanık sürücü Bayram'ın alkollü olup olmadığını tespite yönelik 02.04.2020 tarihli alkol raporu, meydana gelen kazadan dolayı yaralananların sağlık durumlarına ilişkin raporlar ve ölenlerin ölüm sebeplerinin tespitine ilişkin ölü muayene tutanakları, soruşturma evresinde makine mühendisi ile otomobil ve ağır vasıta tamir ustasının kazaya karışan çekici ve dorse üzerinde inceleme yaparak hazırladıkları 06.04.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu, soruşturma evresinde trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.04.2020 tarihli bilirkişi raporu ile aynı bilirkişi tarafından yapılan takograf incelemesi, soruşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05.10.2020 tarihli raporu, kovuşturma evresinde İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerince hazırlanan 27.04.2021 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporu başta olmak üzere dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in şube müdürü ve yetkilisi, sanık ...'in başşöför olarak görev yaptığı firmada şöför olarak çalışan alkolsüz ve ehliyetli sanık sürücü Bayram'ın, 02.04.2020 tarihinde gündüz saat 13.30 sıralarında, açık havada, yönetimindeki 2013 model çekici ve buna bağlı yarı römork ile istiap haddini aşmayacak miktarda yüklenen zeytin ve zeytinyağını İskenderun LimakPort Limanı'na götürmek üzere Belen istikametinden İskenderun istikametine doğru azami 60 kilometre/saat hızla giderken, saat 14.30 ve 14.36'da diğer araçlarla birlikte kırmızı ışıkta durduğu, bu esnada aracın frenine bastığında kırılma sesi gibi bir ses duyup, acil durum frenini kullanarak durabildiği hâlde, fren sisteminin arızalı olduğunu anladığı araçla seyrini sürdürüp, ağır vasıta araçlar için kullanımı zorunlu otoban yoluna da dönmeden girişinin yasak olduğunu bildiği İskenderun ilçe merkezine doğru düz devam ederek, ilçe merkezine giriş yasağını gösterir girilmez levhasını 2 kilometre geçtikten sonra, 7 metre genişliğinde, bölünmüş, iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı virajlı, düşey güzergâhı eğimli, görüşe engel bir durum ile yol sorunun bulunmadığı ve azami hız limitinin 80 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içindeki caddeye sol şerit üzerinden geldiğinde, sürati 3 dakikada 50 kilometre/saat hızdan 90 kilometre/saat hıza çıkan çekiciyi durduramayarak ve sürekli kornaya basarak, Covid - 19 salgın hastalığını önlemek amacıyla oluşturulmuş uygulama noktasında beklemekte olan araçlara, çekicinin ön, yan ve çekiciye bağlı yarı römorkun yan kısımlarıyla çarpıp, son olarak bir spor salonunun yer aldığı binaya çarparak, saat 14.43 sıralarında durması ile 24 aracın karıştığı kaza sonucu 6 kişinin öldüğü, 11'i nitelikli olmak üzere toplam 24 kişinin yaralanarak sanıklardan şikâyetçi oldukları, 06.04.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre otomatik vites ya da düz vites seçenekleri ile kullanılabilen; ancak şanzımanının otomatikte mi yoksa manuelde mi kaldığı eldeki şartlar dolayısıyla tespit edilemeyen çekici bakımından fren sisteminde herhangi bir sorun bulunmadığı, kızarma tabir edilen olayın gerçekleştiği tespit edilmekle olay öncesi frenlerin kullanıldığı, frenlerin çalışması için kullanılan hava aktarma organları veya hortumlarında herhangi bir arıza, patlak, kopma vb. bir sorun olmadığı, aracın arkasına bağlanan dorse kısmına hava akışını sağlayan merkezde de hiçbir sorun olmadığı, üç dingilli konteyner aktarmak amaçlı dizayn edildiği tespit edilen dorse bakımından ise bakımsızlık sonucu dorsedeki frenlerin hepsinin iş görmediğinin belirlendiği; zira, ön sağ tarafta olan lastiğin fren pabucunun dışarıda olduğu, ön sol lastiğin fren sisteminde bulunan frenin cırcır sistemindeki eksantriğin dik konumda olduğu, hiç hareket edemediği (ön sağ tekere hitap eden eksantrikle uyumsuz olduğu), ortada kalan sağ ve sol tekerlerde balata hiç olmadığı, arkada kalan sağ ve sol tekerde balata olduğu ancak fren ayarlarının açık olmasından dolayı (fren sisteminde otomatik olan 'S' ayar bağlantısının son ayarında olduğu) fren tutmasının mümkün olamayacağı, dorse üzerinde bulunan 6 teker frenlerinin hepsinin açıklanan tespitler ışığında iş görmesinin mümkün olmadığı; ayrıca dorselerin fren sisteminin ana unsurlarından biri olan balataların çok uzun zamandır değiştirilmediği, çünkü bu dorselerde bulunan balataların en zor şartlarda bile bir yılda değişecek hâle gelebildiği, oysa kazaya karışan dorsenin resmî muayene tarihi üzerinden bu kadar süre geçmediği gibi fren sistemindeki bir pabucun dışarıda olmasının ve diğer iki balatanın ayarının açık olmasının bakımsızlığın göstergesi olduğu, kazanın ana sebebinin de bakımsızlık sonucu dorsedeki frenlerin hepsinin iş görmeyerek çekicide bulunan fren sistemine destek olmamasından kaynaklandığı, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerince hazırlanan 27.04.2021 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporunda vurgulandığı üzere, dava konusu olayda, işveren vekili olduğu anlaşılan sanık ...'in, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uyarınca işçilerine güvenli çalışma ortamı sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediği, çalışanlarına yeterli iş güvenliği eğitimi vermediği, işçilerini denetim ve gözetim altında çalıştırmadığı, risk analizi yapmadığı, araçların teknik bakımlarını yaptırmadığı ve çalışanlarını güvenli olmayan araçlarla çalışmaya mecbur kıldığı, bu şekilde üzerine düşen yükümlülükleri uygun biçimde yerine getirmediğinden asli kusurlu olduğu, sanık ...'in, kazaya neden olan dorsenin fren sistemlerinin bakımlarını zamanında ve usûlüne uygun şekilde yaptırmayıp sanık sürücü Bayram'a güvenli bir ... teslim etmediğinden tali kusurlu olduğu, sanık sürücü Bayram'ın, aracın fren sisteminin arızalı olduğunu anlamasına rağmen aracı derhâl durdurmayıp, seyrini sürdürerek, tır girişinin yasak olduğu saatte şehir merkezine girmemesi ve otoyola girmesi gerektiğini bilmesine rağmen otoyola girmeden arızalı fren sistemli aracıyla şehir merkezine doğru seyretmesi ve kazaya neden olmasından dolayı asli kusurlu olduğu ve eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, ölen ve yaralananların ise kazayı önlemek bakımından alabilecekleri bir tedbir olmadığından kusurlarının bulunmadığı kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; ancak sanık sürücü Bayram'ın kamyon ve çekici kullanacaklara verilen (C) sınıfı ehliyeti mevcut olmasına rağmen yetersiz sürücü belgesi ile ... kullandığı ifade edilip, geri alınmasına karar verilen sanık sürücü Bayram'a ait sürücü belgesinin bilgilerinin ve infaz şeklinin belirtilmemesi; ayrıca, kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar yönünden tek maktu vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin vekili olan tüm katılanlar lehine katılan sayısınca ayrı ayrı vekâlet ücreti hükmedilmesi, katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiği hâlde lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, vekâlet ücretine hükmedilen kısımda infazda karışıklığa sebep olacak biçimde katılan ...'nin isminin iki kez yazılması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a,d ile aynı Kanun'un 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına ve vekâlet ücretine ilişkin hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanıklar İbrahim ve Bayram Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından malen sorumlu vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca "başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve 264. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerekmekte olup incelenen dosyada itiraz merciince gerekli incelemenin yapıldığı ve malen sorumlu vekilinin başkaca bir temyiz isteminin bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlu vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan somut olayda; aracın fren sisteminin arızalı olduğunu anlamasına rağmen aracı derhâl durdurmayıp, seyrini sürdürerek, çekici girişinin yasak olduğu saatte şehir merkezine girmemesi ve otoyola girmesi gerektiğini bilmesine rağmen otoyola girmeden arızalı fren sistemli aracıyla şehir merkezine doğru seyrederek, 6 kişinin ölümü, 11'i nitelikli şekilde toplam 24 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya neden olan sanık sürücü Bayram'a, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca hükmolunan cezada, suçun bilinçli taksirle işlenmesinden dolayı "bilinçli taksirin yoğunluğu" biçimindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle aynı Kanun'un 22/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım yapıldığı ve temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım yapılmasının isabetli ve orantılılık ilkesine de uygun olduğu anlaşıldığından, sanık ... hakkındaki bilinçli taksir artırım oranına ilişkin Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın hüküm tarihinden sonra 06.02.2023 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.