Genel kurulun devredilemez yetkileri şunlardır: Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi. Müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları. Topluluk denetçisi ile (…)[85] denetçilerin atanmaları ve görevden alınmaları. Topluluk yılsonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporunun onaylanması. Yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kâr payı hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi. Müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibraları. Esas sermaye paylarını
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirkette kurucu ortak olarak %16 hisse payı ile azınlık hissedarı olduğunu, davalı şirketin bir aile şirketi olarak kurulduğunu, şirket tarafından yönetim gideri ve diğer giderlerin gerçeğe aykırı olarak yüksek gösterildiğini, şirketin son 5 yıldır sürekli zarar ettiğini, şirketin her yıl net kar elde etmesine rağmen yıllardır kar payı dağıtımı yapılmadığını, şirketin her ne kadar zarar ettiği beyan edilse de yıllardır büyüyerek sektöründe önde gelen firmalar arasına girdiğini, çoğunluk hisseye sahip olan şirket ortaklarına, aile fertlerine, yönetime yakın isimlere şirket kasasından sürekli borç verildiğini, borçların zamanında ödenmediğini, vadesinin sürekli ötelendiğini, davalı şirket ortaklarının şahsi araçlarının masraflarını şirket adına faturalandırıldığını, davalı şirket önderliğinde Almanya’da ... unvanlı limited şirket üzerinden perakende dahil olmak üzere birçok satışın gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bundan haberi olmadığını, ... adlı firmanın internet sitesinde davalı şirkete bağlı olduğunun dile getirildiğini, davalı şirketin diğer ortaklarının Yön Frenin müşteri çevresi, iş potansiyeli, ticari sırlarını kullanarak örtülü kazanç elde ettiklerini, bunun rekabet yasağına aykırı olduğunu, müvekkili toplantıya katılmadığı halde kurul toplantılarında sahte imza atıldığını, bu usulsüzlüklere karşı soruşturma açıldığını ve kovuşturmaya yer olmadığına daire karar verildiğini, alınan KYOK kararına karşı sulh ceza hakimliğine itiraz edildiğini, itirazın reddine karar verildiğini, anılan karara karşı kanun yararına bozma istemli olarak Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere dilekçe verildiğini belirterek, şirket diğer ortaklar tarafından sürekli ve halen zarara uğratıldığından ayrıca dava bitene kadar şirketin içi ve iştirakleri yurtdışı bağlantı firmasına aktarılabileceği için tedbiren, davalı şirketin tüm taşınmazlarına davacı müvekkili lehine ihtiyati tedbir konulmasına, mümkün değil ise, davalıdır şerhi konulmasına, davalı şirketin mal varlığının korunma altına alınmasını temin etmeye ve dava tarihi itibari ile şirketin borçlandırılması, zarar ettirilmesi, içinin boşaltılması gibi her türlü işlemin önlenmesi amacıyla tedbiren kayyum atanmasına, TTK m 531 gereği davalı şirketin haklı nedenle feshine veya müvekkilinin ortaklık pay bedelinin ödenmek suretiyle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ilk derece mahkemesinin 02/02/2022 tarihli duruşmasında; şirketin tüm ortaklarının aynı işi yapan şirketler kurduklarını ve şirket mal varlığından istifade ederek gelir elde ettiklerini, bu nedenle müvekkiline de şirketin kay payından kar ödenmesi yönünde tedbiren karar verilmesini talep etmiştir.