3. Ceza Dairesi 2022/35830 E. , 2023/1287 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/237 E., 2021/1803 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı madd…
**3. Ceza Dairesi 2022/35830 E. , 2023/1287 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/237 E., 2021/1803 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2017/113 Esas, 2020/36 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu'nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/1803 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemlerinde özetle; hakkında eksik inceleme ve araştırma sonucunda usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, örgüt üyesi olmadığına, ByLock programını kullanmadığına, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ByLock programının delil olarak kabul edilmemesi gerektiğine, ayrıca söz konusu programı kullandığına dair dosyada yeterli delil bulunmadığına, kendisine ait olduğu iddia edilen ByLock tespit değerlendirme tutanağında arama, aranma ve mesaj kaydı olmadığına, programa ekli kişiler listesinde yalnızca eşinin olduğuna, bu nedenlerle programın eşi tarafından denemek amaçlı indirilmiş olabileceğine, yine programın örgütsel amaçla indirilip kullanıldığına dair dosyada delil bulunmadığına, yasal mevzuat çerçevesinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarda çalışmanın atılı suç yönünden delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, doğruluğu sorgulanamamış ve denetime tabi tutulmamış istihbari nitelikteki bilgilerin hukuki delil olarak kullanılamayacağına, ByLock hakkında bilirkişi incelmesi yapılması gerektiğine, suçu işlediği iddia edilen tarihlerde FETÖ/PDY terör örgütünün olmadığına, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, tüm kovuşturma evrakı ile delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle; sanığın örgütle bağlantılı Özel Atlantik Anadolu Lisesinde müdür yardımcısı, Özel Atlantik Fen Lisesinde öğretmen olarak görev yaptığı, ayrıca Kilis'te Nebahat Dövme Kız Lisesinde, Ordu'da Boztepe Dershanelerinde, Urfa'da Fem Dershanesinde, Eskişehir'de Yalçınkaya Dershanesinde ve Polatlı'da Fem Dershanesinde öğretmen olarak görev yaptığı, sanıkla ilgili soruşturma aşamasında beyanlarda bulunan S. K.'nın talimat mahkemesinde tanık olarak alınan beyanlarında; sanıkla 2001 yılında Şanlıurfa'da Feyza Dershanesine giderken tanıştığını, sanığın kimya öğretmeni olduğunu, bir kaç kez ilmihal bilgileri üzerine kitap okuduğunu, sohbetler yaptığını, örgüt elebaşısı ...'e ilişkin herhangi bir şey anlatmadığını beyan ettiği, yargılamanın devam ettiği aşamada sanık ile ilgili olarak beyan ve teşhisleri dosyaya gelen K. M.'nin mahkemede alınan beyanlarında; 2011-2013 yılları arasında sanıkla aynı dershanede çalıştıklarını, sanığın örgütsel bir faaliyetine şahit olmadığını, emniyette sanığın örgütü savunan ve destekleyen kişiler arasında olduğuna dair beyanının doğru olmadığını beyan ettiği, yargılamanın devam ettiği aşamada sanık ile ilgili olarak beyan ve teşhisleri dosyaya gelen H. B.'nin mahkemede tanık olarak alınan beyanlarında; 2012 yılının Eylül ayından 2013 yılının Mart ayına kadar Maltepe dershanesine çalıştığını, o dönemde sanığın da orada kimya öğretmeni olduğunu, dershanede çalıştığı dönemde her cuma bayan öğretmenlerin sohbeti olduğunu, bu sohbetlere sanığın başkanlık yaptığını, sohbette ...'in kitaplarının da okunduğunu, dini konular konuşulduğunu, sanığın zaman gazetesi aboneliği ve kurban takibi yaptığını, sanığın eşinin müdür olması nedeniyle öğretmenlerin sorunlarını sanığa söylediğini beyan ettiği, yargılamanın devam ettiği aşamada sanık ile ilgili olarak beyan ve teşhisleri dosyaya gelen E. G. B.'nin mahkemede alınan beyanlarında; 2006-2007 yıllarında Şanlıurfa'da bulunan FEM dershanesinde beraber çalıştıklarını, sanığın genel Serrehber olduğunu, Serrehberin görevinin bütün bayan öğretmenlerden ve serrehberlerden sorumlu olmak, haftalık toplantılar yapmak olduğunu, bu toplantılarda öğrencilerin normal ders durumları dışında namaz takibinin de bilgisinin verildiğini, ayrıca sanığın kendilerine yaz kamplarında sohbet verdiğini, ... videosu izlettirdiğini beyan ettiği, sanığın eşi O. Ç.'nin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde aynı suçtan yargılamasının bulunduğu anlaşılmış, bu kapsamda O. Ç.'nin 134478 ID numarası ile ByLock kullandığının tespit edilmiş olması nedeniyle ilgili ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile burada ekli görünen ve kullanıcısı belli olmayan id numaralarına ait tespit ve değerlendirme tutanakları celp edilmiş, bu kapsamda kullanıcısı belli olmayan id numaraları arasında "445202 İD numarası ile kullanıcı adı:nazmiye0, şifre:nazmiye05" olan bir kullanıcı tespit edilmiş, bu kullanıcının ekli kişi listesinde yalnızca O. Ç.'nin bulunduğu, herhangi bir yazışma/arama kaydının bulunmadığı görülmüş, kullanıcı adı ve şifrenin sanığın ismiyle uyumlu olduğu, ayrıca şifrede bulunan "05" in sanığın nüfusa kayıtlı olduğu Amasya ilinin plaka kodu olduğu anlaşılmış, bu hususlar sanığa sorulduğunda, sanığın ByLock programı yüklemediğini ve kullanmadığını savunduğu görülmüştür. Yukarıda yer verildiği üzere, sanığın adına kayıtlı hatlarda ByLock tespiti bulunmamasına rağmen sanığın eşi O. Ç.'nin kullandığı tespit edilen ByLock tutanağında ekli 445202 İD numarasının kullanıcı adının ve şifresinin, sanığın ismiyle ve nüfusa kayıtlı olduğu yer ile uyumlu olduğu görülmekle, sanığın 445202 İD numaralı ByLock hesabının kullanıcısı olduğu anlaşılmıştır. FETÖ/PDY ile irtibatlı kurumlarda çalışan, FETÖ/PDY mensuplarınca toplumdan gizli tutulan ve örgüt içi gizli iletişimi sağlama amacı ile kullanılan, tedbir mahiyetindeki ByLock programını 445202 id numaralı ByLock hesabı ile örgütsel amaçlar doğrultusunda kullanan ve tanık beyanlarına göre (özellikle tanık E. G. B.'nin beyanları) örgüt bünyesinde yer alıp, örgütsel faaliyetlere katılan sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile verilen hükümlerde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1- Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanığın 445202 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olduğuna ve sanığın ByLock programını 4452002 ID numarası ile gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşmede kullandığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, tanık beyanlarına karşı sanığa duruşmada müdafi eşliğinde savunma ve beyanda bulunma imkanı verildiği, 1994-2016 yılları arasında örgüt içi tayine tabi olarak örgüte müzahir eğitim kurumlarında çalışan, "örgüt içinde genel serrehber olarak faaliyet yürütüp, gazete aboneliği, bayan sohbetleri, kurban ve yapı içindeki kadınların evlenmeleri konularında üst düzey yetkili konumunda sorumlu olduğu, yine sorumluluğunda bulunan öğretmenlere örgütsel sohbetler düzenleyip sohbet hocalığı da yaptığı" tanık beyanlarıyla sabit olan ve ByLock kullandığı anlaşılan sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/1803 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.