3. Hukuk Dairesi 2013/836 E. , 2013/3661 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 36.208 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacının ba…
**3. Hukuk Dairesi 2013/836 E. , 2013/3661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 36.208 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacının babası olduğunu, davalının talep ve rızası ile davalı babasına ait arsaya bir ev yaptığını, ancak davalının taşınmazı satışa çıkardığını ve kendilerini, evden çıkma konusunda sürekli taciz ettiğini beyan ederek, binanın değeri olan 36.208 TL.’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı savunmasında; dava konusu yerin kendisine ait paralar ile yapıldığını, davacının iyi niyetli olmadığını, bu nedenle de ancak asgari levazım bedelini isteyebileceğini, ancak evin kendi parası ile yapıldığı için bunun dahi istenmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davada, dava konusu taşınmazın bedelinin, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan tahsili talep edilmektedir. Yargılama sırasında dinlenilen tanıklardan, davacının eşi beyanında dava konusu yeri halen kullandıklarını ifade etmiştir. Uyuşmazlık, taşınmazın davacı tarafından dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı ve iade borcunun kapsamı noktasında toplanmaktadır. 02.02.1991 gün, 1990/1 E-1991/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusunun (davalının) bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur. Dava konusu olayda, davacının taşınmazı halen kullanıp kullanmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Davacı, taşınmazı iade etmeden yaptığı masrafları talep edemez. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak davacının dava tarihinde taşınmazı halen kullanıp kullanmadığı tam olarak tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre, eğer davacı taşınmazı kullanıyor ve teslim etmemiş ise davanın reddine, aksi halde yani taşınmazı kullanmadığının anlaşılması halinde ise, dava konusu masrafların yapıldığı tarih itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarı uzman bilirkişi vasıtasıyla hesaplattırılarak karar verilmelidir.