11. Ceza Dairesi 2021/19118 E. , 2023/4605 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/21 E., 2015/66 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Şikâyetçi ...'nun sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu…
**11. Ceza Dairesi 2021/19118 E. , 2023/4605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/21 E., 2015/66 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Şikâyetçi ...'nun sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmediği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararı ile, 1. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 2. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... vekillerinin temyiz isteği, sanık ...'in eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendini oluşturmasına rağmen basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında tehdit suçundan eksik araştırmayla beraatine karar verildiğine, sanık ...'in diğer sanık ile işbirliği içinde hareket ettiğinden verilen beraat kararının da hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. B.Sanık ... müdafii, kararı süre tutum dilekçesi ile temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 15.10.2014 tarihinde katılan ...' nun ev telefonu ve cep telefonunu arayan bir şahsın kendisini polis olarak tanıtıp, adına bankalardan ve sarraflardan para çekildiğini, para çeken şahsın yakalandığını, kendisini temize çıkarması için evde bulunan altın ve paraları alarak emniyete gelmesi gerektiğini, gelmediği taktirde kendisini öldüreceklerini ve savcılık kararı ile geleceklerini söyledikleri, ardından tekrardan yapılan aramada kendisini Kütahya Başsavcısı alarak tanıtıp benzer şekilde talepte bulundukları, katılanın da korkarak evde bulunan bir miktar altın ve parayı bir poşete koyduktan sonra bu poşeti belirtilen çöp kutusunun yanına bıraktığı, bıraktıktan sonra sanık ...'in gelerek katılanın bıraktığı bu poşeti aldığı, ardından katılanı arayan şahısların aynı şekilde katılandan altın ve para istedikleri, katılanın da dolandırıldığını anlaması üzerine polis merkezine gittiği ve bir poşete koyduğu gazete kağıt parçalarını kendisine söylenilen yere koyduğu, bu esnada poşeti almak isteyen sanık ...'in yakalandığı, olaydan 1 gün sonra da sanık ... ile irtibatlı olduğu değerlendirilen sanık ...'in katılanlardan alınan para ve altınların bir kısmını karakola teslim ettiği, sanıkların iştirak halinde hareket ederek katılanı hileli davranışlarla aldatıp menfaat temin ettikleri, sanık ...'in ayrıca tehdit suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2.a) Sanık ..., yol kenarında bulunan çöp konteynırının dışında çöp kutusuna yaslanmış bir çanta gördüğünü, merak edip çantayı eline aldığını, 2-3 adım atmadan polislerin kendisini yakaladığını, katılanları ve diğer sanığı tanımadığını, kimseyi dolandırmadığını savunmuştur. b) Sanık ..., yolda yürürken geri dönüşüm kutusunun hemen yanında beyaz renkli ve çiçek desenli eczane poşeti gördüğünü, poşetin içerisinde bir miktar para ve altın olduğunu, bunu karakola teslim ettiğini, katılanları ve diğer sanığı tanımadığı, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur. 3. Mahkemece, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine; sanık ... hakkında hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiği gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine, tehdit suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle tehdit suçundan beraatine karar verilerek, temyize konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.04.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. C. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilleri ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 2. Sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında, eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine göre lehe olup, aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun ise 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, 3. Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 4. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 ... maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. 5. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Şikâyetçi ... Vekillerinin Temyiz Talebi Yönünden Ön inceleme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenle suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği anlaşılan ...'nun davaya katılma, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekillerinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararında katılan vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2015/21 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilleri ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.