Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4095 E. , 2024/2249 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4095 Karar No : 2024/2249 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: …
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4095 E. , 2024/2249 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4095 Karar No : 2024/2249 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gümrük vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan ek tahakkuk ve para cezalarının kesinleştiğinden bahisle amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirlerinin, Ankara Ticaret Odası ile yapılan yazışmalar neticesinde şirketin iş yeri adresi olarak tespit edilen "... Mah. ... Cad. No:... Gaziosmanpaşa-Çankaya/ANKARA" adresinde daimi işçi sıfatıyla "..." adlı kişinin imzasına 25/12/2020 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması üzerine, Mahkemelerince verilen ara karar ile davacıya ait olup adı geçen kişiye tebliğ edilen başkaca işlemlerin bulunup bulunmadığı sorulmuş olup, davalı idarece, bu kişinin imzasına davacı adına başkaca bir tebligatın yapılmadığının bildirildiği, bu durumda şirketin iş yeri adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca tebliğ yapılacak müdür veya kanuni temsilcinin adreste bulunamaması halinde, tebligatın aynı yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılması gerektiğinden, tebligat yapılan kişinin anılan maddede sayılan kişilerden olduğunun davalı idarece ortaya konulamadığı ve davacı adına söz konusu kişiye daha önce yapılmış bir tebligatın da bulunmadığı göz önüne alındığında, dava konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceği, bu suretle dava konusu edildikleri tarih itibarıyla muttali olunduğu beyan edilen ödeme emirlerine karşı açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından davalı idarenin davanın süresinde olmadığı yönündeki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildiği, 2014 yılında tescil edilmiş beyannamelere ilişkin olarak gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık zaman aşımı süresinin geçmesinden sonra alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının 05/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği görüldüğünden, karara bağlanan ek tahakkuk ve para cezalarının zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Açılan davanın süresinde olmadığı, itiraz ya da dava edilmeksizin kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu ödeme emirlerinin 25/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği görüldüğünden, belirtilen tarihten itibaren on beş günlük yasal süre geçirildikten sonra, 26/10/2021 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, işin esasının incelenmesi suretiyle istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle işlemin iptali yolunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli ..., ..., ..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 236. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gümrük vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan ek tahakkuk ve para cezalarının kesinleştiğinden bahisle amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, ''... Mah. ... Cad. No:... Gaziosmanpaşa-Çankaya/ANKARA" adresinde daimi işçi sıfatıyla "..." adlı kişinin imzasına 25/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 26/10/2021 tarihinde anılan ödeme emirlerinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 201. maddesinde; süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş gümrük vergileri hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, "süre aşımı" ilk inceleme konuları arasında sayılarak, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, süresinde olmayan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasında ise, ödeme emrine karşı böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zaman aşımına uğradığı iddialarıyla on beş gün içinde dava açılabileceği öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sözü edilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, idari davaya konu edilen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan on beş günlük süre geçirilerek açılan davaların her aşamada süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir. Olayda, her ne kadar vergi mahkemesince dava konusu ödeme emirlerinin şirketin iş yeri adresinde daimi işçi sıfatıyla tebliğ edildiği ''...'' adlı kişinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 94. maddesinde sayılan kişilerden olduğunun davalı idarece ortaya konulamadığı ve davacı şirket adına söz konusu kişiye daha önce yapılmış bir tebligatın da bulunmadığı göz önüne alındığında, dava konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve davanın süresinde açıldığı sonucuna ulaşılarak, işin esasına ilişkin yapılan yargılama ile verilen iptale ilişkin karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; davacı şirketin iş yeri adresinde daimi işçi sıfatıyla adı geçen kişinin imzasına 25/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülen dava konusu ödeme emirlerine karşı bu tarihten itibaren on beş günlük yasal süre içinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 26/10/2021 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı olduğu anlaşıldığından, işin esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 06/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararının davanın süresinde açıldığı yolundaki yargısı aynı gerekçe ve nedenlerle de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde bu hususa ilişkin ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.