T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/885 - 2026/290 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/885 KARAR NO : 2026/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2024 NUMARASI : 2024/29 Esas 2024/267 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/885 - 2026/290 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/885 KARAR NO : 2026/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2024 NUMARASI : 2024/29 Esas 2024/267 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 20.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından, davalı ...'a ait araca zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi tanzim edildiğini, 15.11.2009 tarihinde davalı sigortalıya ait alkollü sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay yerinde orta refüje çarparak, aynı istikamette seyir eden ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazada, ...'ın vefatı sebebiyle desteğinden yoksun kalanlara 27.01.2017 tarihinde 49.820,00 TL, ...'ın yaralanması sebebiyle 14.08.2018 tarihinde 11.837,10TL olmak üzere tespit edilen toplam 61.657,10TL zarar miktarının davacı şirket tarafından ödendiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi Genel Şartları uyarınca davacı şirketin ödediği tazminattan dolayı alkollü araç kullanılması sebebiyle sigortalısına rücu hakkına sahip olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 61.657,10TL'nin ödeme tarihi olan 14.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın meydana gelen trafik kazası nedeniyle ödenen tazminat bedelinin taraflar arasındaki zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu; davacı şirket tarafından dava dışı zarar gören ...’ın vefatı nedeniyle tazminat talep eden; ... ve ... vekili ... hesabına 27.01.2017 tarihinde 49.820,00TL ödeme yapıldığı, ...'ın yaralanması nedeniyle de Ankara 22. İcra Müdürlüğü hesabına 14.08.2018 tarihinde 11.837,10TL tazminat ödemesi yapıldığı dosya kapsamındaki ödeme belgelerinden anlaşıldığı, rücu koşullarının değerlenmesi açısından kusur, sigortacı ve Nörolog bilirkişi heyetinden alınan 17.11.2020 tarihli raporda; olay anında iki ayrı kaza meydana geldiği, davaya konu birinci kazada 15.11.2009 tarihinde Polatlı istikametinden Ankara istikametine doğru seyrederek ilerleyen ... sevk ve idaresindeki davalı ... adına trafikte tescilli kamyonetin direksiyon hakimiyetini kaybettiği, aracın önce sol bariyere vurduğu, ardından da aracın sürüklenerek taklalar attığı, aracın yolcu koltuğunda seyahat eden ...'ın kız kardeşi ...'ın sürücünün sağ yan koltuğundan yola fırladığı, bilahare bu şahsın yola fırladığını gören dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün yaralı haldeki ...'a aracını park ettikten sonra yardım etmek istediği sırada yine dava dışı ... plakalı ... sevk ve idaresindeki aracın hem ... ve hem de ona yardım etmek isteyen ...'a sol şerit üzerinde çarpması ile ikinci kazanın meydana geldiği, saat 02.00 itibari ile yapılan ölçümde ...'ın kanında 0,65 promil alkol tespit edildiği, ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile gece vakti, meskun mahal dışında, yönetimindeki araçla ile yolun icap ve şartlarına uygun süratle seyretmesi, direksiyona hakim olması lazımken, alkollü ve uykusuz olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle orta bariyerlere çarparak kamyonetin takla atarak devrilmesine, araçta bulunanların aracın dışına fırlamalarına, ayrıca sonraki kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermesi ile kazadan sonra tedbir almadığından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b; 52/b ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101/b maddelerini ihlal etmesinden dolayı asli kusurlu olduğu, birinci kazada yaralananlara müdahale eden yaya ...'ın birinci kazada kusursuz olduğu, ikinci kazada da sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 84 maddesinin k bendine göre “..her durumda gerekli tedbirleri almama…” sigortalı araç sürücünün kaza sonrasında aracın yol ortasında yan yatmış olmasına göre ve aracından fırlayan yolcu ...'ın yol kaplamasında bulunmuş olması nazara alarak öncelikle araç içindeki yolcuları kurtarmadan önce tek yönlü olan yolda aracının arkasından gelen trafik akımını tehlikeye atmamak için ve gelen araçların kendilerine çarpmasını önlemek için reflektör-yansıtıcı ya da kırmızı ışıklı cihaz koyarak arkadan gelen trafik akımını uyarması ve gerekli tedbirleri alması gerekirken bu tedbirleri almadığı, bu nedenle birinci kazadan sonra ikinci kazaya neden olmasından dolayı asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %62,5 (yüzde altmış iki buçuk) olduğu, ikinci kazaya karışan dava dışı sürücü ...'un ise idaresinde bulunan ... plakalı araç ile gece vakti aydınlatmanın olmadığı meskul mahal dışında tek yönlü yolda seyredip olay mahalline geldiğinde yolun sol şeridinde kaza nedeniyle yan devrilmiş araca ve ... ile kazalı araçtan yola fırlayan ...'a çarpması olayında olay mahallinde kontrolsüz bir hızla girdiği, fren tedbirine fırsat bulamadan olaya neden olduğu, yolda bulunan araçların dörtlü flaşörleri ve kendisine ikaz yapanların uyarılarına rağmen olay mahalline yaklaşırken hızın asgari hadde düşürmemesi yolda bulunan araç ve yaralılara müdahale eden ...'a karşı ikaz ve fren tedbirine başvurmaması nedeniyle tali kusurlu olup, kusur oranının %25 (yirmi beş) olduğu, birinci kazada yaralananlara müdahale eden ...'ın 2918 sayılı KTK 68/c maddesi gereğince ...'ın yardımına geldikten sonra kaplamada öncelikle can güvenliğini sağlamadığından dolayı arka gerisinden gelen trafik akımı için herhangi bir tedbir almadığından can güvenliğini tehlikeye atarak ölümüne sebebiyet verdiği olayda tali kusurlu olup kusur oranının %12,5 oranında olduğu; sonuç olarak ...’ın; ...’ın yaralandığı kazada %100 kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği, ...’ın; ...’ın vefat ettiği kazada % 62,5 kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği, Bu durumda, davacı sigorta şirketinin ...’ın yaralanması nedeniyle Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/290 Esas, 2017/227 Karar sayılı Mahkeme ilamı uyarınca; Ankara 22. İcra Müdürlüğü hesabına 14.08.2018 tarihinde ödemiş olduğu 11.837,10TL tazminatı davalıya rücu hakkı olabileceği şeklinde görüş bildirdiklerinin görüldüğü; toplanan delilere göre; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu husustaki E.2011/17-182, K.2011/294, T.11.05.2011 tarihli kararında; kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve kazanın meydana gelmesinde başka etmenlerin bulunmaması halinde, sigortanın rücu edebileceğinin kabul edildiği, somut olayda; 15.11.2009 tarihinde birinci kazada söz konusu aracın dava dışı sürücüsü ... sevk ve idaresinde iken önce refüje daha sonra ... plakalı araç ile ölümlü yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, ikinci kazada birinci kaza nedeniyle araçtan yola fırlayan ...'a yardım etmek isteyen ...'a ve ...'a ... plakalı araç sürücüsünün çarptığı, davacı sigorta şirketi tarafından kazada ...'a 11.837,10TL tazminat ödemesi yapıldığı, ...’ın vefatı nedeniyle 49.820,00TL ödeme yapıldığı, çekişme konusu olmadığı, her ne kadar davacı tarafça davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle sigortacının sigortalısına rücu hakkı bulunduğu iddia olunarak iş bu dava ikame edilmiş ise de yalnızca sürücünün alkollü olmasının rücu hakkı doğurmayacağı, tazminatın rücu edilebilmesi için kazanın sigortalı araç sürücüsü yönünden salt alkolün etkisiyle oluşması ve kazanın meydana gelmesinde başka etmenlerin bulunmaması gerektiği, oysa eldeki olayda bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere 15.11.2009 tarihinde meydana gelen (birinci kazada) ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsü ...'ın ...’ın yaralandığı kazada % 100 kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiği, ...’ın vefat ettiği ikinci kazada %62,5 kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediği, davacı şirketin ...'a ödemiş olduğu 11.837,10TL tazminatı davalıya rücu etme hakkı olduğu, ikinci kazada ise kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmemiş olması sebebiyle tazminatı davalıya rücu hakkı olmadığı gerekçesiyle;“Davanın kısmen kabulüne, 11.837,10 TL'nin 14.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, dava dışı ...’ın yolcu olarak bulunduğu, sigortalı aracın önce orta refüje, sonrasında ise ... plakalı araca çarpması ile trafik kazasının meydana geldiğini, kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde vefat eden ... yakınlarına destek tazminatı ve yaralanan ...’a cismani zarar nedeniyle tazminat ödendiğini, bu nedenle davalıya rücu hakkı olduğunu, ceza dosyasında sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun kabul edildiğini, mahkemece hükme esas alınan raporda ilk kazada araç sürücüsünün tam kusurlu, ikinci kazada ise %62,5 kusurlu olduğu kabul edilmiş ve bu nedenle ikinci kaza nedeniyle, davacının davalıya rücu edemeyeceği değerlendirilmiş ise de araç sürücüsünün eylemi ile ikinci kaza arasında illiyet bağının bulunduğunu, ilk kaza olmasaydı, zararın meydana gelmeyeceğini, kusur sorumluluğunda 3 halde illiyet bağının kesileceğini, bunların mücbir sebep ile zarar görenin veya 3. kişinin kusuru olduğu, bu haller dışından meydana gelen zarara etkisi olanların zarardan sorumlu olduğunu, somut olayda ilk kaza olmasaydı, ikinci kaza sonucu ölüm olayının meydana gelmeyeceğini, bu nedenle ilk kaza ile ikinci kaza arasında illiyet bağının bulunduğunu, bu nedenle davalıya ait araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle ikinci kaza kapsamında yapılan ödemeden de sorumlu olacağını, belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle zarar görenlere ödenen maddi tazminatın, ZMMS Genel Şartları gereğince rücuen tahsili istemidir. Mahkemece, davacının 15.11.2009 tarihinde meydan gelen kazada yaralanan şahsa ve ölen şahsın yakınların yapmış olduğu ödemeyi rücuen talep ettiği, söz konusu ödemelerin aynı yerde arka arkaya meydana gelen iki ayrı kazadan kaynaklandığı, yaralanan şahsa yapılan ödemenin ilk kazadan kaynaklandığı ve alkolün etkisi ile meydana gelen bu kaza nedeniyle yaptığı ödemeyi davacının talep edebileceği, ilk kazaya yardım için giden şahsa başka bir aracın çarpması ile meydana gelen kazada vefat eden şahsın yakınlarına yapılan ödemenin ise, ikinci kazada sigortalı araç sürücüsünün (ilk kazayı yapan) asli kusurlu olmakla birlikte tam kusurlu olmadığı, ikinci kaza nedeniyle yapılan ödemenin rücuen talep edilemeyeceği kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından ölümle sonuçlanan kaza nedeniyle de rücu haklarının olduğundan bahisle istinaf edilmiştir. Rücuya tabi ödemelere esas trafik kazası 15.11.2009 tarihinde meydana gelmiş olup, sigorta şirketinin rücu hakkının bulunup bulunmadığı, poliçe tanzim tarihindeki Genel Şartlara göre değerlendirileceğinden, davacı sigorta şirketi, meydana gelen kazanın poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan Genel Şartlar gereğince münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda, meydana gelen kazaya ilişkin olarak İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi 2010/25 Esas sayılı dosyasında, alınan kusur raporunda, sigorta şirketi tarafından yakınlarına ödeme yapılan ...'ın ölümü ile sonuçlanan kazada ...'ın asli kusurlu, maktul ... ve ...'ın tali kusurlu, ikinci kazaya karışan ve vefat eden çarpan ...'un kusursuz olduğunun tespiti sonrasında, söz konusu rapor karar vermeye elverişli görülerek, kazanın meydana gelmesinde, vefat edenin de tali kusurlu olduğu kabul edilerek, davalı/sanık ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, vefat eden ... yakınlarının destek tazminatı talebi ile başvuruları üzerine sigorta şirketi tarafından alınan aktüer hesap raporunda, %100 kusur çerçevesinde destek tazminatının 66.427,33TL hesaplanması sonrasında, bu miktarın %75'i kadar olduğu anlaşılan 49.820,00TL, sigorta şirketi tarafından vefat edenin yakınlarına ödendiği, anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan kusur raporunda da, kazanın meydana gelmesinde, sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile neticelenen ilk kazanın münhasıran alkollün etkisi ile meydana geldiği ve araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, bu kazada yaralanan şahıs için yapılan ödemeyi davacının, sigortalından talep edebileceği, ilk kaza sonrasında yaralılara yardım etmeye giden ... ve araçta fırlayarak yol üzerinde kalan şahsa başka bir aracın çarpması ile meydana gelen kazada, sigortalı araç sürücüsüne, kaza sonrası gerekli tedbirleri almaması nedeniyle ikinci kazaya sebep olduğundan asli kusur verilmekle birlikte, yayalara çarpan araç sürücüsü ve sigortanın yakınlarına destek ödemesi yaptığı, ...'a da kusur verildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, bu durumun ceza dosyası ile çeliştiğini ileri sürmüş ise de, olaya ilişkin ceza dosyasında, ...'ın vefatı nedeniyle sigortalı araç sürücünün, davacının iddiasının aksine asli kusurlu olmakla birlikte tam kusurlu kabul edilmemiş olmasına, meydana gelen sigortalı araç sürücüsünün ilk kazası sonrasında, yayalara başka bir aracın çarpması ile oluşan ikinci kazanın, salt alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin bilirkişi raporu ile anlaşılmış olmasına ve alınan raporun da oluşa uygun olmasına, nitekim davacı tarafından da, %100 kusura göre aldığı aktüer rapora rağmen, hesaplanan miktarın %75'ine karşılık gelen miktarda ödeme yaptığının anlaşılmış olmasına göre, davacının ...'ın ölümü ile sonuçlanan kazaya yönelik kusura ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, göre; davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliğ ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.