7. Ceza Dairesi 2023/15608 E. , 2024/5222 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/529 E., 2022/1153 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir b…
**7. Ceza Dairesi 2023/15608 E. , 2024/5222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/529 E., 2022/1153 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz isteği; askerliğe elverişli olmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, atılı suçlamayı kabul etmediğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz isteği; firar suçunun düzenleniş bakımından mazeret kabul ettiğine, Mahkemenin eksik araştırma yaptığına, askerliğe elverişli olmayan birinin atılı suçu işlemesinin mümkün olmadığına, sanığın suç tarihindeki askerliğe elverişlilik durumu araştırılmadan mahkûmiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın daha önceden Birliğinden izinli olarak ayrıldığı ve katılış yapmadığı, bu eylemi sebebiyle kolluk görevlileri tarafından yakalanması sonrasında Tepebaşı Askerlik Şubesi Başkanlığı'nın 20.03.2019 tarihli sevk evrakıyla 22.03.2019 tarihinde Birliğine katılması için sevk işleminin yapıldığı ancak buna rağmen katılış yapmadığı, akabinde sanığın 20.06.2019 tarihinde kendiliğinden dönerek Birliğine katılış yaptığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında özetle; maddi imkansızlıklar sebebiyle katılış yapamadığını ve suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir. Sanığın eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a kapsamında kalması ihtimaline binaen alınan ek savunması, istirahat raporları, sanığın Birliğine katılış yapmadığına ilişkin tutanaklar, Tepebaşı Askerlik Şubesi Başkanlığının 20.03.2019 tarihli sevk evrakı ve sanığın 20.06.2019 tarihinden Birliğine katılış yaptığına ilişkin tutanak dosyada mevcuttur. İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığın Birliğine katılması gereken tarihte katılmayarak firari kaldığının kabulüyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın askerlik şubesinden Birliğine sevk edildikten sonra Birliğine katılmamak suretiyle atılı suçu işlediği ve eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu hususları bir arada değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir. 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenebilen ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmeyen suçlardan olduğu göz önüne alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.