Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1313 E. , 2024/2952 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1313 Karar No : 2024/2952 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... Derneği 2- ... Derneği 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen inc…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1313 E. , 2024/2952 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1313 Karar No : 2024/2952 TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- ... Derneği 2- ... Derneği 3- ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ..., Hukuk Müşaviri MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale İli, Lapseki İlçesi sınırlarında yapılan "Kirazlıdere Termik Santrali (600 MWe) Entegre Projesi (Endüstriyel Atık (Kül) Depolama Alanı ve İskele Projesi Dahil)" projesi ile ilgili verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı ile "Kirazlıdere-2 Termik Santrali (660 MWe)" projesi ile ilgili verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararının geçersiz sayılması isteğiyle yapılan 10/05/2023 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin ve anılan "ÇED Olumlu" kararlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasının incelenmesinden; Kirazlıdere Termik Santrali projesine yönelik olarak verilen ... tarihli, ... sayılı ve ... tarihli, ... sayılı ÇED Olumlu kararlarının ilgili mevzuat kapsamında geçersiz sayılmasına yönelik işlem tesis edilmesi istemli ... tarihli, ... evrak kayıt numaralı başvurunun zımnen reddine dair işlemin ve anılan ÇED Olumlu kararlarının iptali istemiyle açılan davada Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ''davanın reddine'' karar verildiği, bu kararın 26/12/2023 tarihinde davacılara tebliğ edilmesi üzerine ise UYAP ortamında 23/01/2024 tarihinde sunulan temyiz dilekçesi ile söz konusu kararın temyizen incelenerek bozulmasının talep edildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde; 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve bu yargılama usulünde verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği hükmüne yer verilmiştir. Nitekim, ivedi yargılama usulüne tabi işbu davanın reddine ilişkin Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında; 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek kanun yolu süresi gösterilmiştir. Bu durumda, Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ''davanın reddine'' dair kararının hüküm fıkrasında kanun yolu başvuru süresinin gösterildiği ve kararın 26/12/2023 tarihinde davacılara tebliğ edildiği, bu tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan onbeş (15) günlük temyiz yoluna başvurma süresinin ise 10/01/2024 Çarşamba günü sona erdiği halde, kanunî temyiz süresi geçirildikten sonra UYAP ortamında avukat portal aracılığı ile 23/01/2024 tarihinde sunulan dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu görüldüğünden, temyiz başvurusunun süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın konusunun ivedi yargılama usulüne tabi olmadığı, nitekim ÇED Olumlu kararlarının iptali istemiyle açılan davaların 2015 yılında karara bağlandığı, dava konusunun ise söz konusu ÇED kararlarının, 7 yıllık süre içerisinde yatırıma başlanılmaması nedeniyle geçersiz sayılması isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem olduğu ve dolayısıyla ivedi yargılama usulüne tabi olmadığı, 30 günlük istinaf süresinin geçerli olması gerektiği, kaldı ki temyiz süresinin geçtiğinin kabul edilmesi halinde dahi, işin esası bakımından belgelerin geçerlilik süresinin dolduğunun tespit edilmesinin kamu yararı bakımından gerekli olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1- Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, 2577 sayılı Kanun'da düzenlenmiş temyiz sebeplerinden hiçbirine uymadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve 15 gün içerisinde temyiz edilmesi gerektiği, ayrıca ÇED Olumlu kararlarına karşı açılan davalar neticesinde hukuka uygun olduklarının yargı kararı ile de sabit olduğu, dolayısıyla kamu yararına aykırı bir durumun da olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.