Başvurucu, 1/6/2009 tarihinde Bakırköy 26. İş Mahkemesinde açtığı kıdem ve ihbar tazminatı alacağının ödenmesi davasının reddedildiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 1/6/2009 tarihinde Bakırköy İş Mahkemesinde açtığı kıdem ve ihbar tazminatı alacağının ödenmesi davasının reddedildiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 4/3/2014 tarihinde Bakırköy İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 15/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 6/6/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun iş akdi 11/5/2009 tarihinde, işyeri amirine ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunulduğu gerekçesiyle işveren tarafından feshedilmiştir. Başvurucu, 1/6/2009 tarihinde, Bakırköy İş Mahkemesinde işvereni Hastane aleyhine açtığı davada, iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, 29/12/2010 tarih ve E.2009/445, K.2010/796 sayılı kararla; başvurucunun işyeri koordinatörüne yönelik sözlerinin karşılığı olduğu belirtilen işten çıkarma disiplin cezasının ağır olduğu, 10 yıllık kıdemi olan başvurunun fiili ile ceza arasında orantısızlık bulunduğu, işyeri koordinatörünün sözlerine karşılık aynı veya benzer nitelikte sözler sarfedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 390,28 TL kıdem ve 217,67 TL ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 18/6/2013 tarih ve E.2011/14895 K.2013/18735 sayılı ilamıyla; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d bendine göre işçinin, işverenin diğer işçisine sataşmasının derhal fesih hakkı tanıdığı, işçinin 10 yıllık kıdeminin bulunmasının fiil ile ceza arasında orantısızlık bulunduğunu göstermeyeceği, başvurucunun taleplerinin reddi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Bakırköy İş Mahkemesine devredilen dosyada Mahkemece bozma kararına uyularak, 3/10/2013 tarih ve E.2013/589, K.2013/167 sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 17/12/2013 tarih ve E.2013/14847, K.2013/33821 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Karar, 6/2/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 4/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ile maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası ile maddesinin birinci fıkrası ve maddesi, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi.