Başvuru, ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuruculardan Berrak Yeşim Ünsal, Bilgehan Göksu Ünsal ve Gülsün Ünsal müteveffa Utku Ünsal'ın (U.Ü.) mirasçılarıdır. Başvurucu Fügen Erdem Ünsal ise U.Ü.nün müteveffa oğlu B.H.U.nun eşidir. Başvurucuların murisi U.Ü. 1986 ile 1999 yılları arasında Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği (Büyükelçilik) bünyesinde sağlık müşaviri olarak görev yapmıştır. Büyükelçiliğin Sağlık Müşavirliği Birimi tarafından yapılan harcamalar hakkında Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu müfettişlerince düzenlenen 7/4/2003 tarihli raporda U.Ü.nün sağlık müşaviri olarak görev yaptığı 1996 ile 1999 yılları arasında zimmetine para geçirdiği iddia edilmiş ve olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulunulmuştur. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 7/4/2004 tarihli iddianamesi ile U.Ü. hakkında nitelikli ve zincirleme zimmet suçlarından kamu davası açılmıştır. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 tarihli kararı ile U.Ü.nün atılı suçlardan beraat etmesine hükmedilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 25/12/2008 tarihli kararı ile U.Ü.nün eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ancak bu suçun da zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın düşmesine karar verilmiştir. Yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı iddiasıyla U.Ü. tarafından 8/7/2009 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru yapılmış; başvuru, AİHM tarafından kayda alınmıştır. U.Ü.nün 11/5/2012 tarihinde vefat etmesi üzerine başvurucular 20/3/2013 tarihli dilekçeleri ile murislerinin vefat ettiğini AİHM'e bildirmişlerdir. AİHM; 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un yürürlüğe girmesi nedeniyle iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle 2014 yılında başvuruyu reddetmiştir. 6384 sayılı Kanun uyarınca Bakanlık İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Komisyon) kurulmuş, başvurucular 16/6/2014 tarihinde Komisyona müracaat ederek uzun yargılama nedeniyle uğradıkları zararın tazmin edilmesi talebinde bulunmuşlardır. Komisyon 7/1/2015 tarihli kararı ile makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvurucuların mağdur statülerinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine, diğer şikâyetler yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Komisyon kararının gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"AİHM'in 2/2/2006 tarihli ve 55955/00 başvuru numaralı Biç ve diğerleri/Türkiye kararının paragrafında aşağıdaki ilkeler yer almaktadır.'AİHM, AİHS'nin maddesinde yer alan hususların ortaya çıkmasına neden olan şartlarda ölen kişilerin yakın akrabaları olan bireylerin, başvuruda bulunabileceklerini; bunun, iddia edilen ihlalin niteliği ve AİHS sistemindeki en temel maddelerden birisinin etkili uygulanmasına ilişkin mütalaalar ile düzenlenen özel bir durum olduğunu hatırlatır. Ancak AİHS'nin ve maddesi kapsamındaki şikayetler bu kapsama girmemektedir. (...) Aynı şekilde Georgia Makri ve Diğerleri-Yunanistan (karar), no.5977/03 24 Mart 2005) kararında, AİHM, bir merhumun akrabalarının, yargılamanın uzunluğu ( madde) ve etkili hukuk yolu bulunmamasına ( madde) ilişkin şikayetlerin mağdurları olarak görülemeyeceğine karar vermiştir' Açıklanan gerekçeyle Utku Ünsal'ın vefat etmesi nedeniyle varisleri, Sözleşme'nin maddesinden şikayetçi olarak mağdur olduklarını ileri süremeyeceklerinden taleplerinin reddedilmesine ilişkin (...) karar verilmiştir." Başvurucuların itirazı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulunun 9/4/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"17- Olayda, başvuranların murisi Utku Ünsal hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2004 tarihli iddianamesi ile nitelikli ve zincirleme zimmet suçundan açılan kamu davasında İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006 tarih ve K:2006/294 sayılı kararı ile Utku Ünsal'ın beraatine hükmedildiği, temyiz edilen kararın, Yargıtay Ceza Dairesi'nin 2008 tarihli ilamı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi üzerine kesinleştiği, söz konusu davada adil yargılanma hakkının ihlal olunduğundan bahisle 2009 tarihinde AİHM'e yapılan başvurudan sonra 2012 tarihinde vefat ettiği, başvuranların ise mirasçı sıfatıyla mağdur olduklarından bahisle Komisyona başvurdukları anlaşılmaktadır. 18- Buna göre, Komisyonca; başvuranların, murislerinin, AİHS'in maddesinde düzenlenen makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle AİHM'e yaptığı şikayet başvurusunun mağduru sayılamayacakları, bu nedenle başvurunun, AİHS'in 35/ maddesinde öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki diğer kabul edilebilirlik şartlarından birini taşımadığı gerekçesiyle reddedilmesinde usul ve yasa hükümleri ile AİHM içtihatlarına aykırılık görülmemiştir.19- Öte yandan, Kurulumuzca, başvuran Utku ÜNSAL mirasçılarının, murislerinin yargılandığı davada, makul sürede yargılanma hakkının ihlal olunduğu yolundaki şikayetin incelemesine devam edilmesini istemelerini haklı kılacak meşru bir menfaatlerinin olmadığı kanaatindedir. Çünkü şikayete konu yargılama bir ceza davası yargılaması olup, uzun sürmüş olsa bile bu yargılamanın süresinden duyulan elemden dolayı oluşan mağduriyetin varislere sirayeti söz konusu değildir. Nitekim AİHM de bir ceza davasında mirasçıların, davanın incelenmesine devam edilmesi yönündeki arzularının hilafına, AİHM yargılaması sürecinde vefat eden başvurana karşı yürütülen yargılamanın süresine ilişkin şikayet başvurusunu reddetmiştir. (Kofler/İtalya, no.8261/78, 9 Ekim 1982 tarihli Komisyon Raporu, Micalleff/Malta, no.17056/06, 15 Ekim 2009, & 48). Başvurucular 23/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. A. Ulusal Hukuk 6384 sayılı Kanun'un "Kapsam" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Bu Kanun;a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı,b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği,iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruları kapsar." 6384 sayılı Kanun'un "Müracaatın reddi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Komisyon;a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki diğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,ç) Müracaatın 2 nci madde kapsamına girmediğini, tespit ederse müracaatı reddeder. 6384 sayılı Kanun'un "Müracaat hakkında karar ve karara itiraz" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır.(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verir.(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır." B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:''Herkes davasının, …cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak, ...makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatları AİHM Ergezen/Türkiye (B. No: 73359/10, 8/4/2014, §§ 27, 28) başvurusunda, başvurucunun AİHM nezdinde başvuruda bulunduktan sonra ölmesi üzerine yakınlarının başvuruya devam etmeyi istemeleri durumu ile başvurudan önce ölen kişi adına doğrudan ölenin yakınları tarafından AİHM'e başvuruda bulunma durumunun ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir (benzer yöndeki karar için bkz. Valentin Câmpeanu Adına Hukuki Kaynaklar Merkezi/Romanya [BD], B. No: 47848/08, 17/7/2014, § 97). AİHM ilke olarak asıl başvurucu tarafından ölmeden önce yapılan bir başvurunun ölenin yakınları tarafından takip edilebilmesi için bunların başvurunun devamında yeterli menfaatlerinin olması gerektiğini belirtmektedir (Hristozov ve diğerleri/Bulgaristan, B. No: 47039/11, 358/12, 13/11/2012, § 71; Valentin Câmpeanu Adına Hukuki Kaynaklar Merkezi/Romanya, § 97). Çünkü bu durumda asıl başvurucu kişisel tercihini kullanarak Sözleşme'den doğan haklarının ihlal edildiği yönünde ölmeden önce bizzat başvuruda bulunmuştur (Ergezen/Türkiye, § 29). AİHM'e göre asıl başvurucu tarafından ölmeden önce yapılan bir başvuruda belirleyici husus başvuruya konu hakkın mirasçılara devredilip edilemeyeceği değil başvuruya devam etmek isteyen yakınların bu konuda meşru menfaatlerinin bulunup bulunmadığıdır (Ergezen/Türkiye, § 29). Ancak AİHM'e göre başvuru karara bağlanmadan önce ölen kişinin başvuruya devam etmek isteyen yakınlarının bulunmaması veya bu türden bir istekte bulunan kişilerin başvurucunun mirasçısı ya da yeterince yakın akrabası olmaması yahut ölenin yakınlarının başvurunun devamında meşru bir menfaatlerinin bulunduğunu ortaya koyamaması hâlinde düşme kararı verilebilir (benzer yöndeki bir karar için bkz. Leger/Fransa [BD], B. No: 19324/02, 30/3/2009, §§ 50, 51). Ancak Sözleşme'nin uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir (benzer yöndeki bir karar için bkz. Karner/Avusturya, B. No: 40016/98, 24/7/2003 §§ 25-28). AİHM Ergezen/Türkiye başvurusunda, başvuruda bulunduktan sonra vefat eden başvurucunun yakınlarının başvuruya devam etme isteklerini, ellerindeki belgelere göre yeterli menfaatleri bulunduğu gerekçesiyle kabul etmiş ve yargılamanın makul süreyi aştığı sonucuna ulaşarak Sözleşme'nin maddesinin fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir (Ergezen/Türkiye,§§ 65-68).