(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25628 E. , 2013/16119 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I …
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/25628 E. , 2013/16119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini ücretleri ödenmediği gerekçesiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kusuru nedeniyle davalı şirketin bir yıl süreyle yapı denetim işi yapamadığını, bu eylemi karşılığı uğranılan maddi zararın davacının 30 günlük ücretinin üzerinde olduğunu, bu olaya dayalı olarak davacının işten ayrılmayı talep ettiğini ve ayrıldığını, tazminat hakkı doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ücret alacaklarının ödenmediğinden davacının feshinin haklı sebebe dayandığı gerekçesiyle davacının taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. İşin esasının incelenmesine geçilmeden önce, davaya konu kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunup bulunmadığı hususu öncelikle irdelenmelidir. Mahkemece davada verilen davanın kabulüne ilişkin kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan (nihai) son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamada yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı kısa karar doğrultusunda ve kanuni gerekçeleriyle birlikte mahkemenin yazmasından ibarettir. Artık bu karardan dönme (rücu) imkanı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde kararda yer alması gerekir. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Davanın reddine veya kabulüne dair karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve bundan farklı bir hüküm kurulamayacağı gibi, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılması ve kısa kararla çelişik olmaması da gerekir. Aksinin kabulü mahkemelere güveni sarsacağı gibi Anayasa ve kanunlarda yer alan açık kurallara aykırılık oluşturur. Somut olayda, mahkemece taraflara teftim edilen kısa kararda toplam 1.600,00 TL ücret alacağının kabulüne karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 4.800,00 TL ücret alacağının kabulüne karar verilmiştir.