8. Hukuk Dairesi 2015/19921 E. , 2015/21082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki Muhdesatın Tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.06.2015 gün ve 176/430 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... A R A R Davacı vekili, paydaş olduğu 411 ada 17 parsel üzerind
**8. Hukuk Dairesi 2015/19921 E. , 2015/21082 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki Muhdesatın Tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.06.2015 gün ve 176/430 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... A R A R Davacı vekili, paydaş olduğu 411 ada 17 parsel üzerinde bulunan 2 katlı binanın kendisine ait olduğunu ileri sürerek muhdesatın tespitini istemiştir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava;muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına kayıtlı bulunmaktadır. 1-Dosya içeriğine toplanan delillere göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan,bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir. Somut olayda;dosya içeriğine, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre, taşınmaz üzerinde bulunan teknik bilirkişi raporunda KA2 olarak gösterilen iki katlı binanın 2. katının davacı tarafından yapıldığı,1.katının ise ortak miras bırakan Mahmut Gök tarafından inşa edildiği, davacı tarafından 1.kat için yapılan tamirat ve tadilatların muhdesat olarak değerlendirilemeyeceğine göre, mahkemece 2 katlı binanın 2.katının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların aidiyetine karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. SONUÇ: (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün ikinci fıkrasındaki "davacıya aidiyetinin tespitine" kelimeleri çıkarılarak, yerine "davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine " yazılmasına; öteki itirazların (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.