Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3902 E. , 2024/5188 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3902 Karar No : 2024/5188 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ …
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3902 E. , 2024/5188 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3902 Karar No : 2024/5188 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı şirket tarafından 06/07/2020 tarihinde "borcu yoktur" yazısı verilmesi talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, petrolden madeni yağların imalatı işi ile iştigal eden davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak davacının 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi iade talebinin reddedilmesi gerektiğinden bahisle anılan dönemler için re'sen salınan özel tüketim vergilerine ait vergi ceza ihbarnamelerinin davacının adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ alındısına, davacı şirketin temsilcisi olduğu anlaşılan ... tarafından imzadan imtina edildiği yolunda şerh düşüldüğü, tebliğ evrakının idareden alınabileceği hususunu içeren pusulanın kapıya yapıştırılması suretiyle ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın süresi içinde dava açılmadığı, dolayısıyla tarhiyatların itirazsız olarak kesinleştiği anlaşıldığından, davacının "borcum yoktur" yazısı almak için davalı idareye yapmış olduğu başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerince verilen ara kararı üzerine davalı idare tarafından gönderilen cevap yazısının incelenmesinden, vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğine ilişkin evrakın üzerinde "... vekaleten imzadan imtina etmiştir" ibaresine yer verildiği, ancak, pusula örneğinin dava dosyasına sunulmadığı, tebliğ alındısında gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığına ilişkin şerh bulunsa da, tebliğ evrakını gönderen idare olarak yalnızca "vergi dairesi" ibaresinin yer aldığı, tebliğ evrakının hangi vergi dairesinden alınması gerektiği belirli olmadığı gibi, pusulanın adresin kapısına yapıştırıldığının davalı idarece ortaya konulamadığı, dolayısıyla, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı sonucuna varıldığından, davacının "borcu yoktur" yazısı verilmesi talebiyle davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi ceza ihbarnamelerinin davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğinin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin idarece yapılan açıklamalarda çelişki bulunduğu, taraflarına tebliğ edilen ihbarname bulunmadığından kamu alacağının kesinleştiğinden de söz edilemeyeceği, istemin reddinin gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, Dairemizin 12/12/2024 tarih ve E:2023/1338, K:2024/5187 sayılı kararıyla, ödeme emri içeriği amme alacaklarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesine yer verilmek suretiyle bozulduğu, dolayısıyla amme alacağının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve dava açılmayarak kesinleştiği anlaşılmış olup, davacı tarafından "borcu yoktur" yazısı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; davacı adına 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali yolunda verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 12/12/2024 tarih ve E:2023/1338, K:2024/5187 sayılı kararıyla, ödeme emri içeriği amme alacaklarının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesine yer verilmek suretiyle bozulduğu, dolayısıyla anılan amme alacağının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve dava açılmayarak kesinleştiği anlaşılmış olup, davacı tarafından "borcu yoktur" yazısı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : Uyuşmazlık, petrolden madeni yağların imalatı işiyle iştigal eden davacı şirketin, "borcum yoktur" yazısı almak için yaptığı müracaatın zımnen reddine dair işlemin iptali istemli açılan davanın, esası incelenerek verilen temyize konu İstinaf vergi Dava Dairesinin, davanın kabulü ile zımni ret işleminin iptaline yönelik kararının, davalı idarece bozulması istemine ilişkindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14/3-d maddesinde, dava dilekçelerinin, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, Mezkur Kanunun 15/1-b maddesinde de, dava konusu edilebilecek bir işlem bulunmadığı takdirde, (işin esası incelenmeksizin) davanın reddedileceği, hüküm altına alınmıştır. Dava konusu olayda, davacı şirketin idareye başvurusu öncesinde, usulüne uygun tanzim ve tebliğ edilen ve dava konusu edilmeyerek kesinleşen ÖTV alacağının varlığı ihtilafsız olmasına rağmen, davacı şirket tarafından, davalı idareye "borcum yoktur" yazısı almak için yaptığı müracaat üzerine tesis edilen iptali istenen davalı idare zımni ret işleminin, dava konusu edildiği görülmektedir. Vergi mahkemelerinde dava açmaya yetkili olanları belirleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 377/1. maddesinde; mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtildikten sonra, 378. maddesinde de; vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme yapılmış veya ödemeyi yapan taraftan verginin kesilmiş olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk, ihtiyati haciz gibi işlemlerdir. Hal böyle iken, davacı şirket başvurusu üzerine tesis edilen zımni ret işleminin, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte işlem olmadığı dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca davanın, esası incelenerek verilen temyize konu Kararın, yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.