Ceza Genel Kurulu 2021/81 E. , 2024/135 K. DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 248-298 I. HUKUKİ SÜREÇ Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/1-2, 109/3-b, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2013 tarihli ve 52…
**Ceza Genel Kurulu 2021/81 E. , 2024/135 K.** **"İçtihat Metni"** DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 248-298 I. HUKUKİ SÜREÇ Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/1-2, 109/3-b, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2013 tarihli ve 526-225 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 29.05.2014 tarih ve 3499-7168 sayı ile; "Sanık ...'in üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işlediği ve bu suçu sanık ...'la birlikte gerçekleştirdikleri anlaşıldığı hâlde, sanık ... hakkında TCK'nın 109/5. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 06.11.2014 tarih ve 248-298 sayı ile; "Sanık ...'ın diğer sanık ... ile birlikte mağdureyi Yahyalı ilçesine kaçırdıkları, sanık ...'ın burada mağdure ve ...'i bırakarak tekrar geri döndüğü, sanık ...'in daha sonra cinsel eylemlerini gerçekleştirdiği, sanığın bulunduğu ortamda katılana yönelik herhangi bir cinsel davranışının söz konusu olmadığı, bu hâliyle sanık ... hakkında TCK'nın 109/5. maddesinin uygulanması için yasal koşulların oluşmadığı, zira sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi hâlinde, sanık ...'ın diğer sanık ...'in cinsel saldırı suçuna zemin hazırlamak suretiyle aynı zamanda sanık ...'in cinsel saldırı suçuna da iştirak ettiğini kabul etmek gerekeceği, oysa bu yönden açılmış kamu davası bulunmadığı gibi böyle bir değerlendirmenin ne mahkememizce ne de Yargıtay 14. Ceza Dairesinin kararında yer almadığı," gerekçesiyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2018 tarihli ve 89809 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesine gönderilmiş, anılan Dairece verilen ve sadece Daire Başkanı tarafından imzalanan 15.02.2019 tarihli ve 1192-5234 sayılı karar ile de iş bölümü uyarınca dosyanın gönderildiği Yargıtay 8. Ceza Dairesince 04.03.2021 tarih ve 6858-3413 sayı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş, açılanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Direnmenin kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK’nın 109/5. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Kolluk tarafından 05.08.2012 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanağa göre; 04.08.2012 tarihinde saat 23.45 sıralarında Yahyalı Devlet Hastanesinde adli vaka olduğunun bildirilmesi üzerine kolluk görevlilerince anılan Hastanenin acil polikliğine gidildiği, söz konusu yerde bulunan katılanın kolluk görevlilerine inceleme dışı sanık ... ...'yı sevdiğini, bu nedenle anlaşarak birlikte kaçtıklarını, Yahyalı ilçesinde bulunan akrabalarının yanına geldikten sonra da hatırladığı kadarıyla Dikme köyünün alt tarafında, yol kenarında inceleme dışı sanık ... ile ilişkiye girdiklerini beyan ettiği, Kolluk tarafından 05.08.2012 tarihinde saat 05.00'te düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre; 05.08.2012 tarihinde saat 03.30 sıralarında inceleme dışı sanık ... ile birlikte Yahyalı-Dikme Karayolunda bulunan olay yerine gidildiği, yapılan araştırmada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, ardından İlçe Jandarma Komutanlığı binası önünde bulunan ve inceleme dışı sanık ...'ye ait olan 01 R 5\*\*\* plaka sayılı araç üzerinde yapılan incelemede ise aracın arka koltuğunun orta kısmında yaklaşık 20 cm çapında kan lekesinin olduğu, aynı kan lekesinin koltuğun iç kısmına sızdığı, ayrıca yine arka koltuk kaldırıldığında metal aksamda yaklaşık olarak 25 cm çapında kurumuş kan lekesi görüldügü, arka koltuk kısmında bulunan kan lekesinin inceleme dışı sanık ... tarafından silinmek suretiyle temizlendiği öğrenilse de kan izlerinin görülebilecek durumda olduğu, Katılan ... hakkında Yahyalı Devlet Hastanesince düzenlenen 04.08.2012 tarihli ve 799 sayılı geçici doktor raporuna göre; çene kemiği altında morluk, sol kol ve ön kolda 1x1 cm'lik ve 2x5 cm'lik boyutlarda 10-20 adet ekimoz, sağ el bileğinin üstünde 3x3 cm'lik ısırık izi, sol omuzda 4x4 cm'lik ısırık izi, sol diz çevresinde 2-3 adet ısırık, soyulma ve ekimoz, her iki bacak ön ve lateral yüzlerinde ekimozlar, sol alt ve üst dudakta eski ekimoz bulunduğu, aktif vajinal kanaması olduğu, İnceleme dışı sanık ... hakkında Yahyalı Devlet Hastanesince düzenlenen 05.08.2012 tarihli ve 800 sayılı rapora göre; sağ omuz ön yüzde 4-5 cm'lik sıyrık ve ekimoz, göğüs ön bölgede, köprücük kemiği üzeri ve alt bölgedelerinde ekimozlar, sağ kürek kemiği üzerinde 3-4 cm sıyrık, çevresinde ise 1 cm'lik ekimoz bulunduğu, söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 14.11.2012 tarihli ve A7310 sayılı sağlık kurulu raporuna göre; sol diz üst dış kısmına yakın 2 cm'lik skar izi bulunan katılanda post travmatik stres bozukluğu olduğu ve bu hastalığın yaşadığı olaydan sonra başlayıp hâlen devam ettiği, bu bağlamda katılanın ruh sağlığının bozulduğu, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22.01.2013 tarihli ve 136 sayılı sağlık kurulu raporda; cinsel saldırı olayından dolayı katılanın ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiği, Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından katılan hakkında düzenlenen 17.04.2013 tarihli ve 2622 sayılı rapora göre; meydana gelen yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturmadığı ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17.05.2013 tarih ve 526-225 sayı ile inceleme dışı sanık ...'in TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/1-2, 109/3-b, 109/5, 62, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün de katılan vekili ile inceleme dışı sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 29.05.2014 tarih ve 3499-7168 sayı ile onanmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. Katılan aşamalarda benzer şekilde; Bilecik ilinde bulunan konfeksiyon atölyesinde işçi olarak çalıştığını, inceleme dışı sanık ...'i Adana ilinde ikamet eden ailesinin komşusu olması sebebiyle yaklaşık üç ay önce tanıdığını, ardından arkadaş olduklarını, bu süre içinde inceleme dışı sanık ...'in kendisi ile evlenmek istediğini söylediğini, kendisinin ise bu teklifi kabul etmediğini, olaydan yaklaşık bir hafta önce de kendisi ile ayrılmak istediğini söylemesi üzerine inceleme dışı sanık ...'in; "Sen nasıl beni istemezsin, ben oraya gelir, seni de öldürürüm, kendimi de öldürürüm." dediğini, olay günü sabah saatlerinde işe gittiği sırada inceleme dışı sanık ...'in birden karşısına çıktığını, kolunu tuttup konuşmak istediğini söylediğini, kendisi ile konuşmak istemediğini söylemesi üzerine ise zorla kendisini arabaya bindirdiğini, arabayı isminin ... olduğunu sonradan öğrendiği sanığın kullandığını, arabanın içinde inceleme dışı sanık ...'in kafasını zorla koltukların arasına sıkıştırdığını, bu sırada da kendisini ısırdığını, hem arabaya binerken hem de arabanın içinde bağırsa da sesini kimsenin duymadığını, Yahyalı ilçesine doğru giderken kurtulamayacağını anlayınca inceleme dışı sanık ...'i ikna etmeye çalıştığını, ona; "Seninle evleneceğim." dediğini, yolda giderken yine bağırdığını ancak sesini kimseye duyuramadığını, bunun üzerine inceleme dışı sanık ...'in tekrar kendisini koltukların arasına sıkıştırdığını, üzerindeki elbiseleri yırtmaya çalıştığını, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'in kendisine; "Seni evine geri götüreceğim." dediğini, ardından İznik çıkışında bulunan bir akaryakıt istasyonunda durduklarını, inceleme dışı sanık ...'in sözüne güvenerek istasyondaki lavaboya gittiğinde kimseye herhangi bir şey söylemediğini, lavabodan döndükten sonra aracın ön koltuğuna oturduğunu, yolda lastikleri patlayınca değiştirdiklerini, bu esnada kaçmaya çalışsa da inceleme dışı sanık ...'in kendisini yakalayarak; "Nereye gidiyorsun, zaten seni evine bırakacağız." dediğini, ardından da kendisini zorla arabaya bindirdiğini, Yahyalı ilçesine geldiklerinde sanığın; "Bu araba oraya kadar gitmez." diyerek kendilerini bıraktığını, daha sonra inceleme dışı sanık ...'in inceleme dışı sanık ...'yı arayarak; "Biz ... ile kaçtık, evlenmek istiyoruz." dediğini, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'nın yanlarına geldiğini, bu kişiye; "Beni ... zorla kaçırdı." demesi üzerine inceleme dışı sanık ...'nın; "Zorla güzellik olmaz, ...'yı geri götür." dediğini, ardından birlikte inceleme dışı sanık ...'nın aracı ile söz konusu kişinin Yahyalı ilçe merkezinde bulunan evinin önüne kadar gittiklerini, burada inceleme dışı sanık ...'in, kardeşi olan inceleme dışı sanık... Beydilli'den kendisini evlenmeye ikna etmesini istediğini, daha sonra inceleme dışı sanıklar ... ve... ile birlikte inceleme dışı sanık ...'ya ait araçla akaryakıt istasyonuna benzin almak için gittiklerini, bu sırada inceleme dışı sanık ...'in sanık ile görüştüğünü, ancak ne konuştuklarını duymadığını, ardından sanığın aracı ile bulundukları yerden ayrıldığını, benzin aldıktan sonra inceleme dışı sanık...'yı evine bıraktıklarını, ardından inceleme dışı sanık ...'in benzinliğin olduğu yöne doğru aracı sürmeye başladığını, bir süre sonra karanlık bir bölgede aracı durdurduğunu, ardından dışarı çıkıp aracın arka kısmına doğru yöneldiğini, bunun üzerine aracın kapılarını kilitlemeye çalıştığını ancak başaramadığını, ardından inceleme dışı sanık ...'in arabanın arka kapısını açarak yanına geldiğini, dışarı çıkmaya çalışsa da inceleme dışı sanık ...'in izin vermediğini, "Zorla ya da güzellikle bu iş olacak." dediğini, ardından pantolonunu çıkartıp iç çamaşırını yırttığını, bacaklarını birbirinden ayırması amacıyla bacağını ve kollarını ısırdığını, yüzüne tokat attığını, boğazını sıktığını, dudaklarını ısırdığını, daha sonra parmağını cinsel bölgesine soktuğunu, bunun üzerine kan gelmeye başladığını, kanama durmayınca; "Gitmek istiyorsan istediğin yere gidebilirsin, bu hâlde seni kimse istemez." dediğini, kanaması devam edince inceleme dışı sanık ...'in inceleme dışı sanık ...'yı aradığını, bu kişiye ilişkiye girdiklerini, ancak cinsel bölgesindeki kanamanın durmadığını söylediğini, inceleme dışı sanık ...'nın da evlerine gelmelerini istediğini, birlikte bahse konu kişinin evine gittiklerini, oradan ilk olarak Yahyalı Devlet Hastanesine, daha sonra da Kayseri Kadın Doğum Hastanesine götürüldüğünü, İnceleme dışı sanık ... kollukta; Adana ili, Pozantı ilçesinde maden işçisi olarak çalıştığını, eniştesi olan inceleme dışı sanık ... ile katılanın aynı köyden olduklarını, bu şekilde katılan ile yaklaşık üç ay önce tanıştığını, birbirlerinin telefonlarını aldıklarını, sürekli telefonda görüştüklerini, ayrıca fırsat buldukça katılanın köyüne onu görmek için gittiğini, 04.08.2012 tarihinde katılan ile cep telefonu ile görüşüp kaçmaya karar verdiklerini, katılana Yahyalı ilçesinde bulunan eniştesinin yanına kaçabileceklerini söylediğini, onun da kabul ettiğini, katılanın olay tarihinde Bilecik ilinde ablasının yanında bulunduğunu, katılanı almak için inceleme dışı sanık ...'nın aracı ile 03.08.2012 tarihinde Bilecik iline gittiğini, 04.08.2012 tarihinde de katılanı ablasının evinin önünden aldığını, birlikte kendi kullandığı ve eniştesine ait olan araçla yola çıktıklarını, 04.08.2012 tarihinde saat 22.00 - 23.00 sıralarında Yahyalı ilçesine geldiklerini, inceleme dışı sanık ...'yı cep telefonu ile arayıp katılan ile birlikte geldiklerini söylediğini, eniştesinin evlerinde misafir olduğunu ve biraz daha geç gelmelerini istediğini, bunun üzerine vakit geçirmek için Yahyalı - Dikme karayoluna girdiğini, yol kenarında geniş bir alana geldiklerinde otomobili park ettiğini, ailelerinin kendilerini ayırmalarından korktukları için daha öncesinde katılan ile ilişkiye girmeye karar verdiklerini, yol kenarında otomobil içerisinde aralarında şakalaşmaya başladıklarını, katılanın kendisini ısırdığını, ardından kendisinin de katılanı ısırdığını, daha sonra aracın arka koltuğuna geçip ilişkiye girdiklerini, bu konuda kesinlikle katılanı zorlamadığını, katılan ile ilişkiye girerken darp ve cebir uygulamadığını, ilişki sonrası katılanın kanamasının durmadığını, bunun üzerine inceleme dışı sanık ...'yı arayıp saat 22.30 sıralarında onun evine gittiklerini, oradan da katılanı Yahyalı Devlet Hastanesine götürdüklerini, kolluk ifadesinden farklı olarak daha sonraki aşamalarda benzer şekilde; 03.08.2012 tarihinde sanığa ait plakasını tam olarak hatırlamadığı bir araç ile katılanı aldığını, sanığın kendilerini Yahyalı ilçesine götürdükten sonra kardeşinin kaza yaptığını öğrenmesi nedeniyle yanlarından ayrıldığını, bunun üzerine inceleme dışı sanık ...'yı aradığını, bu kişinin arabasını kendilerine verdiğini, söz konusu arabada katılanın rızası doğrultusunda parmağını katılanın cinsel bölgesine soktuğunu, kanama olması üzerine de katılanın önce inceleme dışı sanık ...'nın evine oradan da hastaneye götürüldüğünü, İnceleme dışı sanık... aşamalarda benzer şekilde; inceleme dışı sanık ...'in ağabeyi olduğunu, katılanın ise eşi olan inceleme dışı sanık ...'nın teyzesinin torunu olduğunu, ayrıca katılanı aynı köyden komşusu olması sebebiyle de tanıdığını, ağabeyinin olay günü 19.00 sıralarında inceleme dışı sanık ...'yı aradığını, ardından inceleme dışı sanık ...'in tek başına evlerine gelip eşine ait aracı aldığını, arabayı neden aldığını bilmediğini, bu esnada evde misafirleri bulunduğu için yemek hazırladığını, bundan yaklaşık üç - dört saat kadar sonra saat 23.00 sıralarında inceleme dışı sanık ... ile katılanın birlikte evlerine geldiklerini, katılanın belden aşağısında elbise bulunmadığını ve cinsel bölgesinde kanama olduğunu, katılana kendi giysilerini verdiğini, daha sonra da katılanı Yahyalı Devlet Hastanesine götürdüklerini, katılanı evlenmesi için iknaya çalışmadığını, ayrıca söz konusu kişilerle birlikte benzinliğe gitmediğini, çünkü o saatlerde evinde misafirleri bulunduğunu, İnceleme dışı sanık ... aşamalarda benzer şekilde; katılanın babası olan ... isimli şahsın kuzeni olduğunu, eşi olan inceleme dışı sanık...'nın erkek kardeşi olan inceleme dışı sanık ...'in 04.08.2012 tarihinde saat 18.30 - 19.00 sıralarında kendisine ait olan 01 R 5\*\*\* plaka sayılı aracı işinin olduğunu söyleyerek istediğini, kendisinin de aracını verdiğini, aynı gün saat 22.30 - 23.00 sıralarında inceleme dışı sanık ...'in cep telefonundan kendisini arayıp; "Enişte ben ...'yı kaçırdım, biz ilişkiye girdik ve ...'nın kanaması durmadı. Ne yapmam lazım?" dediğini, hemen evlerine gelmesini ve katılanı hastaneye götürmeleri gerektiğini söylediğini, bir müddet sonra inceleme dışı sanık ... ve katılanın ikametine geldiklerini, yaklaşık olarak evde 10 - 15 dakika kadar oturduklarını, ardından Yahyalı Devlet Hastanesine kendisine ait olan araç ile gittiklerini, daha sonra katılanın Kayseri iline sevk edildiğini, katılan ve inceleme dışı sanık ...'in kesinlikle kendi evinde ilişkiye girmediklerini, olayın öncesi ve sonrası ile ilgili bir bilgisi bulunmadığını, sadece inceleme dışı sanık ... ile katılanın daha önceden tanıştıklarını ve konuştuklarını bildiğini, Tanık .... istinabe olunan mahkemede; olay tarihinde Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, adli vaka ihbarı üzerine iki ekip olarak hastaneye gittiklerini, hastanede hem inceleme dışı sanık ... ile hem de katılanla yüz yüze görüştüklerini, olayı anlatmalarını istediğini, özellikle katılana olayın zorla mı ya da rızayla mı olduğunu sorduğunu, katılanın inceleme dışı sanık ...'i uzun zamandır sevdiğini, arkadaş olduklarını ve birlikte o gün kaçmaya karar verdiklerini söylediğini, katılanın Dikme köyü yakınlarında bir yerde, araç içerisinde, yol kenarında birlikte olduklarını anlattığını, bu ilişkinin tamamen rızası ile gerçekleştiğini söylediğini, olayın ayrıntısını sorsa da katılanın sadece rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini belirttiğini, cinsel ilişkinin nasıl gerçekleştiğini anlatmadığını, 05.08.2012 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanağın altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, Tanık ... istinabe olunan mahkemede; olay tarihinde Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, adli vaka ihbarı üzerine iki ekip olarak hastaneye gittiklerini, o sırada hastanede tedavisi yapılan katılanın kanlar içinde bulunduğunu, ekip arkadaşlarının katılana durumunu sorduklarında rızası ile kaçtığını ilişkiye de yol kenarında bir araç içerisinde rızası ile girdiğini söylediğini, ancak ilişkinin nasıl olduğuna dair detaylı beyanda bulunmadığını, tedavisi de devam ettiği için fazla soru soramadıklarını, daha sonra olay jandarma bölgesinde olduğu için jandarmaya olayı devrettiklerini, 05.08.2012 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanağın altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, Tanık ... istinabe olunan mahkemede; olay tarihinde Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, adli vaka ihbarı üzerine iki ekip olarak hastaneye gittiklerini, o sırada hastanede katılanın tedavisinin yapıldığını ve sedyede yattığını, acı içerisinde bulunduğunu, ekip arkadaşları ile birlikte kadına durumunu sorduklarını, rızası ile kaçtığını ilişkiye de rızası ile girdiğini, zorla kaçırılmadığını söylediğini, ancak ilişkinin nasıl olduğuna dair detaylı beyanda bulunmadığını, katılanın tedavisi devam ettiği için de fazla soru soramadıklarını, ardından katılanın Kayseri iline sevk edildiğini, daha sonra olay jandarma bölgesinde olduğu için jandarmaya olayı devrettiklerini, 05.08.2012 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanağın altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, Tanık ... istinabe olunan mahkemede; olay tarihinde Yahyalı İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptığını, adli vaka ihbarı üzerine iki ekip olarak hastaneye gittiklerini, o sırada hastanede katılanın tedavisinin yapıldığını ve sedyede yattığını, acı içerisinde bulunduğunu, ekip arkadaşlarının katılana durumunu sorduklarını, katılanın rızası ile kaçtığını ilişkiye de yol kenarında bir araç içerisinde rızası ile girdiğini, zorla kaçırılmadığını söylediğini, ancak ilişkinin nasıl olduğuna dair detaylı beyanda bulunmadığını, katılanın tedavisi devam ettiği için de fazla soru soramadıklarını, ardından katılanın Kayseri iline sevk edildiğini, daha sonra olay jandarma bölgesinde olduğu için jandarmaya olayı devrettiklerini, 05.08.2012 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanağın altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, İfade etmişlerdir. Sanık kollukta ve 22.01.2013 tarihinde istinabe olunan mahkemede benzer şekilde; Adana ili, Kozan ilçesi, Yanalerik köyünde ikamet ettiğini, yaklaşık 3 aydır da Eskişehir ilinde çalıştığını, arkadaşı olan inceleme dışı sanık ...'in yaklaşık iki hafta kadar önce kendisini cep telefonundan aradığını, Eskişehir'de olduğunu söylediğini, ardından yanına gelip; "Bilecik'te bir arkadaş var, onu almaya gideceğiz." dediğini, ardından kendisine ait 01 D 9\*\*\* plaka sayılı araç ile Bilecik iline gittiklerini, burada ismini hatırlamadığı bir otelde bir gece kaldıklarını, ertesi gün saat 08.00 sıralarında otelden ayrılıp inceleme dışı sanık ...'in tarifi ile daha önceden bilmediği bir adrese gittiklerini, inceleme dışı sanık ...'in; "Sen arabada bekle, ben geleceğim." diyerek araçtan indiğini, yaklaşık 5-10 metre uzaklaştığını, katılanın o sırada aracın bulunduğu yöne doğru geldiğini, inceleme dışı sanık ...'in katılanın elinden tutarak zorla araca bindirdiğini, katılanın yardım isteyip bağırdığını, "Beni kaçırmayın, zorla güzellik olmaz!" dediğini, o ana kadar inceleme dışı sanık ...'in katılanı kaçıracağını bilmediğini, o an öğrendiğini, ayrıca katılanın ağladığını, inceleme dışı sanık ...'in ise; "Ben seni seviyorum, seninle evleneceğim." şeklinde cevap verdiğini, inceleme dışı sanık ...'in tarifi üzerine aracı ile Kayseri ili, Yahyalı ilçesine kadar geldiklerini, burada inceleme dışı sanık ...'in eniştesini aradığını, bulundukları yeri söyleyip gelmesini istediğini, kendisinin ise inceleme dışı sanık ... ve katılanı Yahyalı ilçe merkezinde bırakarak Adana ili, Kozan ilçesinde bulunan evine gittiğini, daha sonra meydana gelen olayları sonradan öğrendiğini, inceleme dışı sanık ... ve katılanın kendisi ile birlikte iken hiçbir sekilde cinsel olarak bir araya gelmediklerini, katılanı daha öncesinde görmediğini ve tanımadığını, inceleme dışı sanık ... ile katılanın bildiği kadarıyla yaklaşık bir yıldır arkadaş olduklarını, daha önceki ifadelerinden farklı olarak 30.10.2014 tarihinde istinabe olunan mahkemede; önceki savunmalarını kabul etmediğini, rızası doğrultusunda katılanı Bilecik ilinden Kayseri iline götürdüklerini, katılanın babası ile amcasının baskısı nedeniyle daha önce o şekilde ifade verdiğini savunmuştur. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konularına İlişkin Görüşler TCK’nın "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesi; "(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun; a) Silahla, b) Birden fazla kişi tarafından birlikte, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı, f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat arttırılır. (4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenlenmiş iken 14.07.2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğüne giren 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesiyle anılan maddenin 3. fıkrasının (e) bendine "eşe" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da boşandığı eşe" ibaresi eklenmek suretiyle madde son şeklini almıştır. Maddenin birinci fıkrasında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel şekli düzenlenmiş, ikinci fıkrasında; suçun cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi ve üçüncü fıkrasında ise; altı bend hâlinde, suçun silahla, birden fazla kişi ile birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanmak suretiyle, üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi nitelikli hâller olarak yaptırıma bağlanmış, dördüncü fıkrasında; suçun netice sebebiyle ağırlaşmış hâline, beşinci fıkrasında; cinsel amaçla işlenen özgürlüğü kısıtlama suçuna yer verilmiş, altıncı fıkrasında ise; suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun sonucu itibarıyla ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi hâlinde, ayrıca bu suça ilişkin hükümlerin de uygulanacağı belirtilmiştir. Bu suç tipi ile bireylerin hareket özgürlüğünün hukuka aykırı biçimde kaldırılması veya sınırlanması eylemleri cezalandırılmak istenmiştir. Nitekim bu husus madde gerekçesinde; "Bu suç ile korunan hukuki değer, kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyetidir." şeklinde belirtilmiştir. Suçun maddi unsuru, kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Bu fiil, failin doğrudan doğruya veya dolaylı hareketleriyle ve çeşitli araçlar kullanılarak gerçekleştirilebilir. Sonuç ise mağdurun hareket etme ya da yer değiştirme özgürlüğünün kaldırılması biçiminde kendini gösterir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, serbest hareketli bir suç olduğundan, bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün kaldırılması neticesini doğurabilecek her türlü hareket ile işlenebilecektir. Maddede sadece "bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak"tan söz edilmiş, fiilin işleniş şekli, yeri, zamanı ve süresi konusunda bir sınırlama yapılmamıştır. Bu nedenle mağdurun bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün ihlal edilmesi sonucunun doğması kaydıyla, her zaman her yerde işlenebilir. Fiilin herkesin girebileceği bir yer, özel, kapalı veya açık alanda gerçekleştirilmesini yahut uzun veya kısa süreli olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Suçun oluşması için mutlaka mağdurun bir yere kapatılmış olması gerekmeyip aleni bir yerde tutma veya böyle bir yere götürme hâlinde dahi diğer unsurlar da var ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşacaktır. Öte yandan özgürlükten yoksun bırakma kavramı, anlık olmayan bir süreyi zorunlu olarak içerdiğinden, fiilin hukuken kabul edilebilecek bir müddet devamı gerekmektedir. Sürenin çok kısa olup olmadığını somut olayın özelliğine göre hâkim takdir edecektir. Suçun manevi unsuru; failin, mağduru şahsi özgürlüğünden yoksun bırakmaya yönelik hareketleri gerçekleştirmeyi bilmesi ve istemesi, yani genel kasttır. Kanun'un metni ve ruhundan anlaşılacağı üzere, suçun temel şeklinin oluşumu için saik (özel kast) aranmamıştır. Nitekim bu görüş öğretide (Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Çetin Özek - Sahir Erman, İstanbul 1994, s. 130; Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ayhan Önder, 4. Bası, İstanbul 1994, s. 31; Teorik - Pratik Ceza Hukuku, Durmuş Tezcan - Mustafa Ruhan Erdem - Murat Önok, Ankara 2008, s. 363; Ceza Hukuku Özel Hükümler, Mehmet Emin Artuk - Ahmet Gökcen, Ankara 2018 Adalet Yayınevi, 17. Baskı, s. 368.) ve yargısal kararlarda da (Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 tarihli ve 110-161, 23.01.2007 tarihli ve 275-9, 03.12.2002 tarihli ve 288-419 sayılı ile bu güne kadar süreklilik arz eden çok sayıdaki kararları) benimsenmiştir. Suçun oluşabilmesi için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma yönündeki ihlalin hukuka aykırı olarak yapılması, diğer bir deyişle eylemde hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması zorunludur. Hukuka aykırılık, öğretide genel olarak hukuk düzeninin izin vermediği hâlleri ifade etmektedir. Uyuşmazlık konusuna ilişkin TCK'nın 109. maddesinin beşinci fıkrasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi hâlinde cezanın artırılacağı belirtilmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel şeklinin oluşması için kast yeterli iken, maddenin beşinci fıkrasının uygulanabilmesi için failin "cinsel amaçla" hareket etmesi, başka bir anlatımla kastın yanında bu saikin de gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu husus madde gerekçesinde de; "Suçun cinsel amaçla işlenmesi, söz konusu suç açısından failin güttüğü amaç itibarıyla ayrı bir nitelikli unsur oluşturmaktadır." şeklinde açıklanmıştır. TCK'nın 109/5. maddesindeki düzenlemede belirtilen cinsel amaçtan maksat, failin eylemi işlerken cinsel arzularını tatmin gayesi ile hareket etmesidir. Amaçlanan cinsel davranışın gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Bunu dışında fail cinsel amacını gerçekleştirmiş ise ayrıca bu fiillerden de sorumlu tutulacaktır. Nitekim öğretideki görüşler de bu yöndedir (Osman Yaşar - Hasan Tahsin Gökcan - Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, 2. Bası, Ankara-2014, Cilt: 3, s. 3753 vd; Veli Özer Özbek - Mehmet Nihat Kanbur - Koray Doğan - Pınar Bacaksız - İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 8. Bası, Ankara, 2015, s. 417; Mahmut Koca - İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Bası, Ankara, 2015, s. 403 vd.). Failin iç dünyasını ilgilendiren cinsel amacın varlığı; olayın oluşum ve gelişimi, suçun işleniş şekli, olay sırasında failin söylediği sözler ve sergilediği davranışlar ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmelidir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Katılan ile inceleme dışı sanık ...'in olay tarihinden yaklaşık üç ay önce tanışıp arkadaş oldukları, bir süre sonra inceleme dışı sanık ...’in katılan ile evlenmek istediğini söylediği, ancak katılanın bu teklifi kabul etmediği, olay tarihinden bir hafta önce de katılanın inceleme dışı sanık ... ile olan arkadaşlığına son verdiği, bunun üzerine inceleme dışı sanık ...'in o sırada Eskişehir ilinde bulunan ve arkadaşı olan sanığın yanına geldiği, ardından yaptıkları plan doğrultusunda katılanı kaçırmak amacıyla 03.08.2012 tarihinde sanık ile inceleme dışı sanık ...'in sanığa ait olan 01 D 9\*\*\* plaka sayılı araçla Eskişehir ilinden Bilecik iline geldikleri, burada bir gece otelde kaldıkları, 04.08.2012 tarihinde ise evine yakın bir yere giderek katılanı beklemeye başladıkları, bir süre sonra işe gitmekte olan katılanın karşısına çıkan inceleme dışı sanık ...'in katılanı kolundan tutup konuşmak istediğini söylediği, konuşmak istememesi üzerine katılanı zorla sanığın kullandığı 01 D 9\*\*\* plaka sayılı araca bindirdiği, bu sırada katılanın yardım isteyip bağırdığı, ağlayarak; "Beni kaçırmayın, zorla güzellik olmaz!" dediği, inceleme dışı sanık ...'in ise katılana; "Ben seni seviyorum, seninle evleneceğim." şeklinde cevap verdiği, ardından Kayseri ili, Yahyalı ilçesine doğru yola çıktıkları, katılanın araç içinde bulunduğu sırada da bağırdığı ancak sesini kimsenin duymadığı, inceleme dışı sanık ...'in araç içinde katılanın kafasını koltukların arasına sıkıştırdığı, ayrıca katılanı ısırdığı ve elbiselerini yırtmaya çalıştığı, kurtulamayacağını anlayan katılanın inceleme dışı sanık ...'e onunla evleneceğini söylediği, Kayseri ili, Yahyalı ilçesine geldiklerinde ise sanığın katılan ile inceleme dışı sanık ...'i bırakıp yanlarından ayrıldığı, inceleme dışı sanık ...'in araması üzerine eniştesi olan inceleme dışı sanık ...'nın yanlarına geldiği ve inceleme dışı sanık ... ile katılanı alarak kendisine ait 01 R 5\*\*\* plaka sayılı araç ile Yahyalı ilçe merkezinde bulunan evininin önüne kadar getirdiği, burada inceleme dışı sanık ...'in, kardeşi olan inceleme dışı sanık...'dan katılanı evlenmeye ikna etmesini istediği, ardından inceleme dışı sanıklar ... ve... ile birlikte katılanın inceleme dışı sanık ...'ya ait araçla akaryakıt istasyonuna benzin almak için gittikleri, benzin aldıktan sonra da inceleme dışı sanık...'yı evine bıraktıkları, daha sonra inceleme dışı sanık ...'in yanında katılan bulunduğu hâlde eniştesine ait 01 R 5\*\*\* plaka sayılı araçla söz konusu evin önünde ayrıldığı, bir süre sonra karanlık bir bölgede, yol kenarında aracı durdurduğu, daha sonra dışarı çıkıp aracın arka kısmında oturan katılana doğru yöneldiği, bunun üzerine katılanın aracın kapılarını kilitlemeye çalıştığı ancak başaramadığı, ardından inceleme dışı sanık ...'in arabanın arka kapısını açarak katılanın yanına geldiği, katılan bu sırada dışarı çıkmaya çalışsa da inceleme dışı sanık ...'in buna izin vermediği, "Zorla ya da güzellikle bu iş olacak." diyen inceleme dışı sanık ...’in katılanın pantolonunu çıkartıp iç çamaşırını yırttığı, bacağını ve kollarını ısırdığı, yüzüne tokat attığı, boğazını sıktığı ve dudaklarını ısırdığı, daha sonra ise parmağını katılanın cinsel bölgesine soktuğu, bunun üzerine katılanda kanama başladığı, kanama durmayınca inceleme dışı sanık ...’in katılana; "Gitmek istiyorsan istediğin yere gidebilirsin, bu hâlde seni kimse istemez." dediği, ardından inceleme dışı sanık ...'in katılanı inceleme dışı sanık ...'nın evine götürdüğü, kanamasının devam etmesi nedeniyle de katılanın ilk olarak götürüldüğü Yahyalı Devlet Hastanesince Kayseri Kadın Doğum Hastanesine sevk edildiği anlaşılan olayda; TCK'nın 109/5. maddesindeki düzenlemede belirtilen cinsel amaçtan kastedilenin failin eylemi işlerken cinsel arzularını tatmin gayesi ile hareket etmesi olduğu, amaçlanan cinsel davranışın gerçekleşip gerçekleşmemesinin bu fıkranın uygulanması için önemli olmadığı, failin iç dünyasını ilgilendiren cinsel amacın varlığının olayın oluşum ve gelişimi, suçun işleniş şekli, olay sırasında failin söylediği sözler ve sergilediği davranışlar ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özelliklerin değerlendirilerek belirleneceği cihetle; sanığın kendisine ait araçla katılanı Bilecik iline çok uzak bir mesafede bulunan Kayseri ili, Yahyalı ilçesine kadar götürmesi, bu yolculuk sırasında inceleme dışı sanık ...'in katılan ile evlenmek istediğini söylemesi, ayrıca daha sonra gerçekleştirdiği cinsel saldırı eylemindeki davranışlarına benzer şekilde katılanı ısırması ve elbiselerini yırtmaya çalışması, bir an için ısırma eyleminin katılanın direncini kırmaya yönelik olduğu düşünülebilir ise de katılanın elbiselerinin yırtılmaya çalışması şeklindeki eylemin cinsel amaca yönelik olması, kaldı ki baş başa kaldıkları ilk anda da katılana yönelik cinsel saldırı eyleminde bulunan inceleme dışı sanık ...'in bu iradesini açık bir şekilde ortaya koyması hususları birlikte değerlendirildiğinde; inceleme dışı sanık ...'in sanığın yanında iken söylediği söz ve sergilediği davranışların olayın en başından itibaren cinsel amaçla hareket ettiğini gösterdiği, bu nedenle de sanığın, inceleme dışı sanık ...'in cinsel amaçla hareket ettiğini bildiği ve inceleme dışı sanık ... ile fikir, irade ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurarak hareket eden sanık hakkında TCK’nın 109/5. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Öte yandan, şahsi hürriyetini sınırlama sonucunu doğuran herhangi bir hâl bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 63. maddesinin uygulanması isabetsizliğinden de hükmün bozulmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 248-298 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, sanık hakkında TCK’nın 109/5. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğunun gözetilmemesi ve şahsi hürriyetini sınırlama sonucunu doğuran herhangi bir hâl bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 63. maddesinin uygulanması isabetsizliklerinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.