Başvuru, hükümlü olan başvurucuya gönderilen mektuba sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükümlü olan başvurucuya gönderilen mektuba sakıncalı olduğu gerekçesiyle el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 24/7/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunan başvurucuya Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan arkadaşı mektup göndermiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 8/5/2017 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun Mektup Okuma Komisyonunda muhafazasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; mektubun birinci sayfasının , ve paragraflarının tamamı ile birinci sayfasından başlayıp ikinci sayfasının satırının sonuna kadar olan bölümde kurum ve kuruluşlar hakkında hakaret içeren ifadeler kullanılmış olabileceği kanaati oluştuğu vurgulanarak 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre mektubun sakıncalı olduğu sonucuna varılmıştır. İlgili mektupta 17 Aralık soruşturması nedeniyle tutuklandığını belirten başvurucunun tutuklama sonrası yaşadıklarını anlatırken bu sürecin ve sürece katılanların haklılığına vurgu yaptığı, aynı nedenlerle tutuklu olan başvurucuya ceza infaz kurumu şartları ve haksızlık olarak nitelendirdiği olaylar karşısında nasıl davranılması gerektiğine ilişkin motive edici sözler kullandığı görülmüştür. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı Erzurum İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet 30/5/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; mektubun birinci sayfasının , ve paragraflarının tamamı ile birinci sayfasından başlayıp ikinci sayfasının satırının sonuna kadar olan bölümde kurum ve kuruluşlar hakkında hakaret içeren ifadeler bulunduğu vurgulanarak kararın usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı Ağrı Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 19/6/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, itirazın dayanağını oluşturan İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai karar 18/7/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).