Başvuru, evlilik birliğinin boşanmayla sona ermesi üzerine açılan bir alacak davasında esasa ilişkin iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, evlilik birliğinin boşanmayla sona ermesi üzerine açılan bir alacak davasında esasa ilişkin iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, eski eşi O.B. aleyhine 7/6/2013 tarihinde Iğdır Aile Mahkemesinde (Mahkeme) açtığı davada, evlilik öncesidüzenlenmiş olan çeyiz senedi kapsamında bir çok altın ve çeyiz eşyasının bulunduğunu, buna göre mal rejiminin tasfiyesi ilekendi payına düşen kısmının ödenmesini talep etmiştir. Başvurucu vekili 14/3/2014 tarihli dilekçesi ile daha önce açıklamış olduğu dava konusu kapsamında 000 TL nakit olarak iade edilen para ve 150 TL çeyiz senedinde yer alan eşya ve altınlara ilişkin olmak üzere toplam 150 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır.Mahkeme 4/12/2014 tarihli duruşmada başvurucu vekiline dava konusu ettiği tüm malları açıklaması için kesin süre vermiştir. Bu kapsamda başvurucu vekilince, 29/12/2014 havale tarihli dilekçede alacak davasının çeyiz senedinde belirlenen ve başvurucunun ailesi tarafından verilen altınlara ve yine çeyiz senedinde belirtilen ev eşyalarına ilişkin bulunduğu açıklanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 22/9/2016 tarihinde dava kısmen kabul edilmiş; çeyiz senedinde yer alan bir kısım eşyanın değerinin toplamı olan 487 TL'nin davalıdan alınarak başvurucuya verilmesine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararına karşı başvurucu, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde kendisine ait 500 gram altının davalıda bulunduğunu, ayrıca hükmedilen bedele faiz uygulanmadığını ileri sürmüştür. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 9/2/2017 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüne karar vererek kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "Açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlığın incelenmesinde; eldeki dosyada davacı vekili 14/03/2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerinin kabulü ile 150 TL (000 TL nakit olarak iade edilen para 150 TLevlenme sözleşmesinde yeralan eşya ve altınlara ilişkin değer) üzerinden ve bu miktara sözleşme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını yatırdığı görülmüştür.Mahkemece 000 TL nakit paraya ilişkin olarak kararda gerekçe yazıldığı ancak hüküm fıkrasında bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı, ayrıca 250 gr mehir ile igili olumlu ya da olumsuz karar verilmediği gibi gerekçe de kurulmadığı görülmüştür. Görüldüğü üzere ilk derece mahkemesince davanın kısmenkabulüne karar verilmiş ise de davacının bazı talepleriyle ilgili mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gibi buna dair bir gerekçe de yazılmamıştır.O halde mahkemece yapılacak iş; tüm deliller, iddia ve savunma birlikte değerlendirilerek, özellikle Anayasanın 141/ maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 27 ve maddeleri kapsamında ve davacının tüm taleplerini olumlu veya olumsuz karşılayacak biçimde gerekçe oluşturularak, vardığı yargıyı içerir ve denetlenebilir hüküm kurmak olmalıdır." Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme, ilk kararda olduğu gibi çeyiz senedinde yer alan bir kısım eşyanın değerinin toplamı olan 487 TL'nin davalıdan alınarak başvurucuya verilmesine, çeyiz senedinde belirtilen ziynet eşyalarının bedeli olan 662,50 TL'nin davalıdan alınarak başvurucuya verilmesine ve faiz işletilmesi ile 000 TL alacağa ilişkin taleplerinin ise reddine karar vermiştir. Bu defa başvurucu ve davalı, Mahkemenin söz konusu kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş; başvurucu, istinaf dilekçesinde altın miktarının 500 grama tamamlanması gerektiğini, ayrıca davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunuiddia etmiştir. Davalı ise davanın mal ortaklığı rejimi davası olarak açılması nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, ziynet alacağına ilişkin iki kez kesin süre verilmesine rağmen harcın yatırılmadığını ve davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi 27/6/2019 tarihinde davalının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararın kaldırılmasına, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: " 1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek görevi hakime aittir. Her ne kadar dava dilekçesinde davacı davanın konusunu mal rejiminin tasfiyesi olarak belirtmiş ise de, davacının davasını çeyiz senedine dayandırdığı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olarak usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davacı tarafın talebini dayandırdığı 25/08/2005 tarihli çeyiz senedinde belirtilen ev eşyaları ve ziynetlerin bedellerinin toplamı olan 150 TL'nin kız babası tarafından oğlan babasına teslim edildiği belirtilmiş olup senedin tarafların babaları ve şahitler tarafından imzalandığı ayrıca senette mehir olarak 250 gr altın belirlendiği anlaşılmaktadır.O halde, davalı davanın yasal dayanağını oluşturan çeyiz senedinin tarafı olmadığından pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davacının davasının kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/(1),b,2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir." Nihai karardan 11/9/2019 tarihinde haberdar olan başvurucu 27/9/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.