11. Ceza Dairesi 2023/7147 E. , 2024/11174 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z MA İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2020 tarihli ve 2020/26986 Soruşturma, 2020/10734 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/14003 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271…
**11. Ceza Dairesi 2023/7147 E. , 2024/11174 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z MA İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2020 tarihli ve 2020/26986 Soruşturma, 2020/10734 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/14003 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/17922 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117272 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117272 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; Şüpheli ...'nin, diğer şüphelileri İşkur projesinde çalışmadıkları halde çalışır gösterip, diğer şüphelilere ücret ödenmesini sağladığı iddiası ile soruşturma başlatıldığı, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle şüpheliler haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2019 tarihli ve 2019/179363 esas, 2019/108292 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben müşteki vekili tarafından karara yapılan itirazın kabulüne dair Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/01/2020 tarihli ve 2020/505 değişik iş sayılı kararını müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/26986 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma işlemlerine devam edilmesini takiben, bir kısım şüphelilerin ifadelerinin alındığı, İşkur ve müşteki kurumdan belgelerin onaylı örneklerin getirildiği ve suçun oluşmadığından bahisle şüpheliler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/12/2020 tarihli ve 2020/26986 soruşturma, 2020/107034 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/12/2022 tarihli ve 2021/14003 değişik iş sayılı karar verildiği, oysa ki, dosya içeriğindeki mevcut deliller kapsamına göre, şüphelilere isnat edilen eylemlerin suç oluşturma ihtimali göz önüne alınarak, beyanı alınmayan tüm şüphelilerin beyanları alınıp, gerekli tüm belgeler temin edilerek şüphelilerin eylemlerinden dolayı kamu zararı doğup doğmadığı hususunda ayrıntılı bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelenen dosya içeriğine göre; şikâyetçi kurumun şüpheliler hakkındaki suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 02.12.2019 tarihli ve 2019/179363 Soruşturma, 2019/108292 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, bu karara yönelik itiraz üzerine mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.01.2020 tarihli ve 2020/505 Değişik İş sayılı kararı ile eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de; esasen bu kararın soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiği, 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturmanın genişletilmesine kararı verilmesi halinde Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi hususu ile yeniden yapılan soruşturma neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2020 tarihli ve 2020/26986 Soruşturma, 2020/107034 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, bu kez Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/14003 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmekle birlikte; Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belirtilen eksiklikler giderildikten sonra, daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merci tarafından itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği nazara alınarak, yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz hakkında herhangi bir karar verilmemesi ve gereğinin takdir ve ifası bakımından dosyanın Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinin Kanun'a aykırı olduğu anlaşılmakla; öncelikle belirtilen gerekçelerle kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.01.2020 tarihli ve 2020/505 Değişik İş sayılı kararı ile Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/14003 Değişik İş sayılı kararlarına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için soruşturma dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.