1. Hukuk Dairesi 2011/5786 E. , 2011/6688 K. "" MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı M...'nın dava konusu 1301 parsel ile 1309 parselin 1/2'sini davalı çocuklarına mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların miras payı oranında iptal ve tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, D…
**1. Hukuk Dairesi 2011/5786 E. , 2011/6688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/01/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı M...'nın dava konusu 1301 parsel ile 1309 parselin 1/2'sini davalı çocuklarına mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların miras payı oranında iptal ve tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairece;"kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu gerekçesiyle" bozulmuş, bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı M...'nın dava konusu 1301 parsel sayılı taşınmazı 23.10.2000 tarihinde davalı A...'ye satış suretiyle temlik ettiği, 1309 parseldeki 1/2 payını ise 26.8.2003 tarihinde davalı P...'ye devrettiği anılan parselin 8.2.2008 tarihinde imar görerek davalı P...'nin 1-2-3-5-6-7 nolu imar parsellerinde 1/2 paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalılara yapılan temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranındaki iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece verilen hüküm "kısa karara çelişkili biçimde gerekçeli karar yazılmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle Dairece bozulmuş, bozmaya uyulduktan sonra bu kez 1301 parsel yönünden önceden verilen kabul kararının aleyhine temyiz bulunmadığından kesinleştiği gerekçesiyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.