19. Ceza Dairesi 2017/2610 E. , 2017/3528 K. "İçtihat Metni" Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’nın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 tarihli ve 2016/66 esas, 2016/527 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 07/09/2016 tarihli ve 2016/236 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/02/2017 gün ve 9
**19. Ceza Dairesi 2017/2610 E. , 2017/3528 K.** **"İçtihat Metni"** Borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan sanık ...’nın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. İcra Ceza Mahkemesinin 10/05/2016 tarihli ve 2016/66 esas, 2016/527 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 07/09/2016 tarihli ve 2016/236 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/02/2017 gün ve 94660652-105-07-14415-2016 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/02/2017 gün ve KYB.2017-12023 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 1-Taahhüt konusu borcun, sanığın yetkili temsilcisi olduğu ... Akvaryum Su Ürünleri Yem San. Tic. Ltd. Şirketi’ne ait olduğu, ödeme emrinin adı geçen şirket hakkında düzenlendiği, taahhüt ekindeki belgelerden sanığın şirketin ortağı ya da müdürü olmadığı, ödeme taahhüdünü ihlal suçunda taahhütte bulunan kişinin bizatihi borçlu sıfatını haiz olması gerektiği, üçüncü bir şahsın taahhütte bulunması için borcu icra kefaleti ile yüklenmesi gerektiği cihetle, somut olayda sadece şirketi borçlandırıcı işlem yapma ve temsil yetkisi bulunan sanığın taahhüde konu şirket borcundan dolayı kişisel sorumluluğu bulunmadığı cihetle, atılı suçun yasal unsurları bulunmadığı gözetilmeyerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 13/05/2015 tarihli taahhütnamede işlemiş ve işleyecek faiz miktarlarının ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği bu konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 07/09/2016 tarihli ve 2016/236 değişik iş sayılı kararı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 18/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.