7. Ceza Dairesi 2009/5417 E. , 2011/4506 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2565 Sayılı Yasaya Aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüklerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık ...'ın temyizine yönelik yapılan incelemede; Hükmolunan cezanın miktar ve nevine göre, 21 Temmuz 2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gü…
**7. Ceza Dairesi 2009/5417 E. , 2011/4506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 2565 Sayılı Yasaya Aykırılık HÜKÜM : Hükümlülüklerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık ...'ın temyizine yönelik yapılan incelemede; Hükmolunan cezanın miktar ve nevine göre, 21 Temmuz 2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5219 sayılı kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nın 305/2-1. maddesine göre hükmün temyizi kabil bulunmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca sanık ...'ın temyiz isteğinin REDDİNE, 2-Sanıklar ... ve ...'ın temyizine gelince; 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 34/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesinde zorunluluk bulunması karşısında; temyiz süresi ve temyiz mercii gösterilmeyen somut olayda, hükmü temyiz etmeyen sanıklar ... ve ...'a karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri gösterilmek suretiyle yerel mahkemesince meşruhatlı davetiye tebliğ olunmadığından bu sanıkların yaptığı temyiz süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesi ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesinin 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmesi ile aynı Kanunun suçta ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen 2. maddesi hükmü karşısında dava konusu eylemin atılı suçu oluşturup oluşturmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda sanıklara atılı eylemler ve karşılığında uygulanacak yaptırımları düzenleyen mevzuat incelendiğinde; 22.12.1981 tarih ve 17552 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununun "Askeri Yasak Bölgeler" başlıklı 2. maddesinin (a) bendine göre "Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile askeri yasak bölgeler kurulabilir veya kaldırılabilir. Askeri yasak bölgeler 1 inci ve 2 nci derece askeri yasak bölge olmak üzere ikiye ayrılır" "Bölgelerin Sınırı" başlıklı 4. maddesinde ise, "Askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı ve askeri güvenlik bölgelerinin kurulması hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı kararına ekli uygun ölçekli haritalar ve koordinat listelerinde bu bölgelerin sınırları da belirtilir." 2565 sayılı Yasanın "Birinci Derece Deniz Askeri Yasak Bölgeleri" başlıklı 10. maddesinde; "Birinci derece deniz askeri yasak bölgeleri; a) Birinci derece kara askeri yasak bölgelerinin sahilde bittiği noktadan itibaren deniz yönünde,