1. Ceza Dairesi 2022/9919 E. , 2024/1763 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E. 2021/135 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği tem…
**1. Ceza Dairesi 2022/9919 E. , 2024/1763 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E. 2021/135 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2017/583 Esas, 2018/404 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/3828 Esas, 2020/426 Karar sayılı ilâmı ile teşebbüsün ve haksız tahrikin derecesi ile uygulama yeri bulunmayan ceza miktarı yönünden kazanılmış hak hükümlerinin uygulanması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2020/71 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı ile hareket etmediğine, eksik incelemeye, son sözün kendisine verilmediğine, kararın gerekçesiz olduğuna, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrikin derecesine, B. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak ve canavarca hisle işlendiğinden bahisle suç vasfına, vekalet ücretine, takdiri indirim ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ile katılan arasında önceye dayalı sorunlar olduğu, mağdurun daha önce 18.02.2012 tarihinde meydana gelen olayda sanık ...'i bıçakla yaraladığı, fakat ...'in profil demirlerinin üzerine düştüğünü söyleyerek koruyucu bir tutum takındığı, daha sonra bu konuda konuşurlarken sanık ...'in mağdur ...'a neden kendisini bıçakladığını sorması üzerine onun "ne o zoruna mı gitti" şeklinde cevap verdiği, olay günü geçmişe dayalı sorunları görüşmek bahanesiyle buluştukları, olay yerinde bulunan diğer kişilerden biraz daha uzaklaşarak kuytu bir yere geldiklerinde mağdurun yeniden önceki olayı bahane ederek tartışma başlattığı, ayrıca muşta takarak ve sanık ...'e vurarak raporunda belirtildiği şekilde yaralanmasına neden olduğu, mağdurdan kaynaklanan haksız tahrik nedeniyle sanık ...'in de bıçağını çekerek birden fazla kere göğüs bölgesine gelecek şekilde saplaması sonucunda katılanın hayati tehlike geçirecek nitelikte yaralandığı şeklinde olayın geliştiği değerlendirilerek sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, Bursa Adli tıp Şube Müdürlüğünün 27.12.2013 tarihli adli muayene raporu, tutanaklar, uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, olayda, sanığın öldürmeye elverişli bıçak ile mağdurun hayati bölgelerini hedef alması, darbe sayısı mağdurda meydana gelen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, somut olayda saldırı ve savunma arasında orantı bulunmaması nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, son sözün duruşmada hazır olan sanığa verileceği, sanığın hazır olmaması nedeniyle son sözünün sorulmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2020/71 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararına yönelik, katılan kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.200 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.