T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:09/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:22/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:27/04/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup incelem…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:22/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:09/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:22/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:27/04/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ... tarihinde ... -... karayolunda meydana gelen kazada müvekkili ...'ın ağır yaralandığını, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... İlçesinden ... Karayolu istikametine seyir halinde iken davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici cinsi araç ve bu araca bağlı ... plakalı römorkla ... Karayolundan ... İlçesi İstikametine seyir halinde iken çarpması neticesinde kaza meydana geldiğini, ... plakalı aracın sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, diğer davalı ... Petrol ... A.Ş.'nin söz konusu aracın maliki olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra sol bacağında birden fazla kırık ve çıkıklar oluştuğunu, yüzünde sabit iz kalma tehlikesi bulunduğunu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derece yaralandığını, Denizli ... Hastanesinde tedavi altına alındığını, 8 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını, çok sayıda kırık oluşması nedeniyle 3 kez ameliyat edildiğini, uzun süre koltuk değneği kullanmak zorunda kaldığını ve halen yürüme ve ayakta kalmada sıkıntı çektiğini, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılamanın halen devam ettiğini, 25/04/2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda sürücü davalı ...'un asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine 18/12/2018 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ihtarname neticesinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, taraflar arasında arabuluculuk yoluna gidildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin daha önce asgari ücret ile çalıştığını, kaza nedeniyle çok uzun bir süre çalışamadığını, müvekkilinin geçici ve kalıcı iş göremezlik ile tedavi giderlerinin talep edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, kaza neticesinde ciddi anlamda yaralanan müvekkilinin çok büyük acılar çektiğini, aynı kazada öz dayısının vefat ettiğini beyanla müvekkilinin doğmuş ve doğacak alacak ve haklarının güvence altına alınması için tensip ile birlikte davalılar ... ve ... Madencilik ... A.Ş.adına kayıtlı araç ve taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yapılacak yargılama sonucunda da fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin yaralanmasından mütevellit geçici ve kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin 125.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 75.000,000 TL manevi tazminatın ise davalı sigorta şirketi harisindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San. Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle müvekkilinin araç işleten ve işveren konumunda olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, aracının bakımlarını tam ve zamanında yaptırdığını, çalışanının işin teknik ve pratik donanımına sahip olup olmadığını incelendiğini, gerekli eğitimi aldırdığını, eğitim aldığından emin olduğunu, her ne yaparsa yapsın iş bu kazanın oluşumuna engel olamadığını, müvekkili şirketin aracına ait sigorta işlemlerini yaptırdığını, tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kazanın oluşumunda kendi kusuru da bulunan davacının kusur oranının ceza mahkemesindeki dosyada taraf olmayan müvekkili açısından geçerli kabul edilemeyeceğini, iş bu dosyada kusur tespitinin gerektiği, davacı gibi zarar görenlerin tazminat alacaklarına derhal kavuşmalarını sağlamak yasal yükümlülüklerini yerine getiren bir şirketin manevi tazminattan da aynı oranda sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, sigorta şirketince davacı yararına hasar dosyası açıldığını, 16/02/2018, 28/02/2018 ve 09/04/2018 tarihinde ödemeler yapıldığını, davalı sigorta şirketi müvekkili şirkete ait aracı genişletilmiş kasko poliçesi ve buna bağlı ihtiyati mali mesuliyet poliçesi düzenlendiğini, ilk başvuru ile kazadan ve sorumluluklarından haberdar edildiğini, müvekkili şirkete ait araçların üzerine dava konusu olması sebebiyle ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de davanın konusu tazminat olması nedeniyle söz konusu araçların dava konusu olmadığını beyanla ara karardan dönülerek müvekkiline ait araçlar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, olay ile müvekkili şirket arasında illiyet bağının kesilmiş olması nedeniyle müvekkili şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabulü ile 235.421,46 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktara davalılar ... Petrol ... San. Ve Tic. A.Ş ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/09/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 125.000,00 TL için dava tarihi olan 30.10.2019 tarihinden itibaren, kalan 110.421,46 için ıslah tarihi olan 13/10/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına; 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Petrol ... San. Ve Tic. AŞ ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... Petrol Şirketi vekili tarafından özetle aktüer bilirkişi tarafından davacının olay tarihindeki yaşının 26 yerine 21 kabul edildiği; buna göre tazminatın fazla hesaplandığı, davacı fiilen çalışmadığından geçici iş göremezlik tazminatının AGİ'siz hesaplanması gerektiği, son yasal düzenlemeleri karşılar nitelikte maluliyet raporu alınmadığı, manevi tazminatın yüksek belirlendiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır (TBK Md. 55/1). Somut olayda davacı trafik kazasında yaralandığını geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiğini ileri sürüp kendisine maddi tazminat ödenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davacının maddi zararının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Aktüer bilirkişi, raporunu sunmuş; ilk derece mahkemesince rapor benimsenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de ... doğumlu davacı, 18/09/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanmış olup doğum tarihi ile kaza tarihi arasında 25 yıl 11 ay 13 gün bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle davacının 21 yaşında olduğu kabul edilmiş; bu haliyle fazla tazminat hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda davacının kaza tarihindeki yaşı hatalı belirlendiğinden ilk derece mahkemesince bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığından ortadan kaldırma kararı verilmiştir. Bu itibarla HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1- HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2- Başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine, HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle 22/04/2026 tarihinde karar verildi. ...