10. Hukuk Dairesi 2025/5473 E. , 2025/7765 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/432 E., 2023/531 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ve…
**10. Hukuk Dairesi 2025/5473 E. , 2025/7765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/432 E., 2023/531 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 1984-1989 arasına yönelik, primleri ödenmiş bulunan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresinin geçerli olduğunun ve buna göre aylığa hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının işletmiş olduğu ....'de bulunan dükkanıyla ilgili olarak 1989 senesinde Bağ-Kur'lu olduğunu, işyerini, 1994 yılında kapattığını, 1984-1989 yılları arasını kapsayan dönem ile ilgili olarak Bağ-Kur prim borcu çıkarıldığını, 9 yıl 7 ay 10 gün prim borcu ödediğini beyanla emekliliğe hak kazandığının tespitini talep ettiğini, açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli kararı ile davacının Şişli Vergi Dairesinde 01.12.1989-31.08.1994 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, bunun dışında vergi kaydının bulunmadığı, oda kaydının da bulunmadığı, Bağ-Kur hizmet cetveline göre 1710 gün Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu, bunun dışında Bağ-Kur sigortalısı sayılabilecek bir süresinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.09.2021 tarih, 2021/277 Esas, 2021/10513 Karar sayılı kararı ile "Davacının 14.03.1990 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek 01.12.1989 itibarıyla vergi kaydına dayalı tescil edildiği, davalı Kurumun 2006 yılında vergi dairesinden vergi kaydını istemesi üzerine, Şişli Vergi Dairesince verilen cevapta davacının 1984-1994 arasında vergi kaydı bulunduğu beyanı üzerine davalı Kurumun tescil tarihini bu kayda göre belirlediği ve 1989-1994 arası hizmet verdiği, davacının 2006 yılında 1984-1989 arasındaki vergi kaydına dayalı verilen hizmet için Kuruma 5458 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yoluyla prim ödemesi yaptığı fakat düzenli ödemesi olmadığından yapılandırmasının iptal edildiği, davacının 18.09.2012'de Bağ-Kur ve SSK hizmetiyle emekli olmak için dilekçe verdiği, davalı Kurumun vergi dairesi ile tekrar yazışma yaptığı, Şişli Vergi Dairesinin, bu kez davacının 01.12.1989-31.08.1994 arasında vergi kaydı bulunduğunu bildirdiği, Kurumun bu yazıya itibar ederek davacının tahsis talebini reddettiği anlaşılmaktadır. Davacının vergi kaydındaki çelişkinin sebebi araştırılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacının vergi kaydındaki çelişkinin sebebi araştırılarak çelişki giderilmeli, davacının 1984-1989 arasındaki sürede vergi kaydının bulunduğunun anlaşılması durumunda aylık koşullarının bulunup bulunmadığı irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma sonrasında yapılan yargılamada, bozma ilamında belirtilen şekilde çelişkinin nedeni sorularak Vergi Dairesine yazılan müzekkereye, Şişli Vergi Dairesi'nin 19.04.2022 tarihli cevabi yazısı ile davacının 01.12.1989-31.10.1994 tarihleri arasında hediyelik eşya işinden vergi mükellefiyetinin bulunduğu şeklinde cevap verildiği, Vergi Dairesi tarafından gönderilen diğer belgelerde de davacının vergi mükellefiyet başlangıcının 31.12.1984 olduğuna ilişkin vergi dairesi işe başlama tutanağı, vergi levhası, meslek odası kaydı vb. herhangi bir belge olmadığı, aksine davacının 03.04.1990 tarihinde Bağ-Kur tescil talebinde bulunduğu, düzenlenen Bağ-Kur giriş bildirgesinde “.... cad. .... Pasajı ..- .....” adresinde “bijuteri” işi ile Şişli Vergi Dairesi’ne kayıtlı olduğu, vergi dairesine ....vergi no.su ile kayıt tarihinin 05.12.1989 olduğu, sunduğu işyeri kira kontratında kira başlangıcının 01.12.1989 tarihi olduğu, davacının Şişli Vergi Dairesi’ne verdiği 06.12.1989 tarih ve 54782 sayılı dilekçede 04.12.1989 tarihinde .... Cad. .... .... pasajında işyeri açtığını beyan ettiği, vergi levhasının tasdikini talep ettiği ve yazı eklerindeki işe başlama yoklama tutanağında da başlama tarihinin 01.12.1989 olarak belirtildiği, bu halde Yargıtay bozma ilamı gereğince yapılan araştırmada, davacının 1989 öncesi vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı hususunda şüphenin bulunmadığı, 05.10.1959 doğumlu olan davacının tahsis talep tarihinde 55 yaşında olduğu, 2829 sayılı Kanun'un 8. madde uyarınca son 7 yıldaki hizmetlerinin fazlasının 4/a sigortalılık kapsamında kalması sebebiyle 3600 gün prim ödeme gün sayısı ve 58 yaş şartına tabi olduğu, davacının gerek tahsis talep tarihinde gerekse dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı aylığı şartlarını taşımadığı, bozma sonrasında aldırılan bilirkişi raporlarında da bu görüşte mütalaa sunulduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Müvekkilinin 1989 senesinde Bağ-Kur’lu olduğunu, 1994 senesinin Nisan ayında işyerini kapattığını, 1984 – 1989 yılları arasını kapsayan dönemle ilgili olarak kendisine Bağ-Kur prim borcu çıkarıldığını, Bağ-Kur primlerinin müvekkilinden tahsil edildiğini, 2. Müvekkilinin 2013 senesinde prim ödemeleri bittiği için emeklilik müracaatı yaptığını ve fakat 1984-1989 dönemi arasındaki süre devre dışı bırakılarak emeklilik talebinin reddedildiğini, Bağ-Kur’un gerekli araştırmayı yapmadan ilgili dönemlerin primlerini tahsil edip yıllar sonra emeklilik aşamasına gelindiğinde hizmetleri dikkate almamasının hukuka uygun olmadığını, 3. Mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, Kurum kayıtları ve dava dilekçesinde bahsedilen ödemenin Mahkeme tarafından araştırılmadan usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen kapsamlı araştırma yapılmadan sadece Şişli Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak gelen cevaba göre de davanın reddine karar verildiğini, 4. Davacının özellikle 1984 – 1989 dönemi ile ilgili olarak Bağ-Kur prim borçlarının kendisinden tahsil edildiğini ve bu tahsilat yapılmış olmasına rağmen sonradan Kurum tarafından bu belgelerin ve müracaat evraklarının olmadığından bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini, 5.Mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalılık süresinin geçersiz sayılmasına yönelik Kurum işleminin iptali ile aylık bağlanması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.