Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 2/9/2019 tarihinde tutuklamanın hukuki olmadığı şikâyeti dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun tutuklamanın hukukiliğine ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmamıştır. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Başvurucu en son Yargıtay tetkik hâkimi olarak görev yapmıştır. Yargıtay tetkik hâkimi olarak görev yapmakta olan başvurucu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) İkinci Dairesinin 16/7/2016 tarihli kararı ile görevden uzaklaştırılmış ve 24/8/2016 tarihinde meslekten ihraç edilmiştir. Bu karar 29/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturmalar kapsamında 19/7/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle 21/7/2016 tarihinde başka şüphelilerle birlikte Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Başvurucu, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince yapılan sorgusunun ardından 22/7/2016 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 16/8/2016 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 28/10/2016 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu 28/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/3/2017 tarihli kararıyla tahliye edilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 15/4/2019 tarihinde başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, bu karar itiraz edilmeksizin 17/7/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu 19/8/2019 tarihinde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesine dayanarak tazminat davası açmıştır. Tazminat davası, Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesinin E.2019/212 sayılı dosyasında derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Fatma Maden (B. No: 2016/28719, 17/7/2018, §§ 21, 22) Kamil Erdoğan (B. No: 2017/4023, 19/4/2018, §§ 17, 18) başvuruları hakkında verilen kararlar.