5. Hukuk Dairesi 2025/1281 E. , 2025/5643 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/970 Esas, 2022/995 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 Tarihli ve 2022/427 Esas, 2022/702 Karar Sayılı Kararı Davalı tarafın cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, davanın sigorta hukukundan kaynaklanmakta olup davacı tarafça genel yetki kuralları çerçevesinde davalının yerleşim yerinde dava açılmak istendiği ancak…
**5. Hukuk Dairesi 2025/1281 E. , 2025/5643 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/970 Esas, 2022/995 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2022 Tarihli ve 2022/427 Esas, 2022/702 Karar Sayılı Kararı Davalı tarafın cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, davanın sigorta hukukundan kaynaklanmakta olup davacı tarafça genel yetki kuralları çerçevesinde davalının yerleşim yerinde dava açılmak istendiği ancak davalı tarafın genel müdürlük adresinin İzmir İlinin ... olduğu, mahkemenin yetki bölgesinde de bir şubesinin bulunmadığı dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2022 Tarihli ve 2022/970 Esas, 2022/995 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin Eskişehir olduğu, davalı ... şirketinin İstanbul İlinde Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu dolayısıyla davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu bu davada, davayı davalının bölge müdürlüğünün bulunduğu yetkili mahkemede açtığı kaldı ki süresinden sonra ileri sürülen yetki itirazı üzerine mahkemesince kesin yetki kuralı öngörülmeyen bu davada yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 3. 6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” 4. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir: “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” 5. 6100 sayılı Kanun'un “İlk İtirazlar - Konusu” başlıklı 116 ncı maddesi şöyledir. “- (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.” 6. 6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir. “(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.” 7. 6100 sayılı Kanun'un “Cevap dilekçesini verme süresi” başlıklı 127 inci maddesi şöyledir. “Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.” C. Değerlendirme 1. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 2. Somut olayda, davalı tarafa dava dilekçesinin 14.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi vermesi için gereken yasal süre geçtikten sonra 14.07.2022 tarihli dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, bu haliyle davalının süresinde yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.