DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/442 E. , 2024/984 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/442 Karar No : 2024/984 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2020/3085, K:2023/2577 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya Eğitim ve Ar…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/442 E. , 2024/984 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/442 Karar No : 2024/984 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Huk. Müş. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2020/3085, K:2023/2577 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tıbbi biyokimya başasistanı olarak görev yapan davacı tarafından; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda, tıbbi biyokimya başasistanları için "ilgili branş HAKUK'unun (2,20) %105'i" olarak belirlenen hizmet alanı kadro unvan katsayısının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E:2020/3085, K:2023/2577 sayılı kararıyla; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle işbu davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, Dava, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden incelendiğinde; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin eki dava konusu "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı tabloda, tıbbi biyokimya uzmanları için "2,20" olarak belirlenen hizmet alanı kadro unvan katsayı düzenlemesinin iptali istemiyle Dairelerinin E:... sayılı dosyasında açılan davada,... tarih ve K:... sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, benzer konuda açılan diğer davaların da ret ile sonuçlandığı göz önüne alındığında; dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğunun yargı kararı ile saptandığı hususunda duraksama bulunmadığı, Bu durumda; yargı yerince hukuki incelemesi yapılarak hukuka uygunluğu tespit edilen; ancak, daha sonra yürürlükten kaldırılması nedeniyle hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen Yönetmelik hükmünün iptali istemine ilişkin işbu davada, davalı idarenin haksızlığından ve bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceğinin açık olduğu gerekçesiyle, Dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 635,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 19.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın karşı oyundaki gerekçede de belirtildiği üzere aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın temyize konu kısmın usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu temyize konu 16/05/2023 tarih ve E:2020/3085, K:2023/2577 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tıbbi biyokimya başasistanı olarak görev yapan davacı tarafından; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ekindeki "Ek-2 Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları" başlıklı Tabloda, tıbbi biyokimya başasistanları için "ilgili branş HAKUK'unun (2,20) %105'i" olarak belirlenen hizmet alanı kadro unvan katsayısının iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onikinci Dairesinin 16/05/2023 tarih ve E: 2020/3085, K:2023/2577 sayılı kararıyla; Dava konusu düzenlemenin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idare davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Temyize konu Daire kararının yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz istemi incelendiğinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir. Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde yarar görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir. Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir. Temyizen bakılan uyuşmazlıkta Dairece, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin 16. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla dava konusu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte, bu hususun, düzenleyici işlemde, dava tarihinden sonra değişiklik yapan idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağı; zira, söz konusu düzenlemeye yönelik olarak açılan başka bir davada Dairelerince verilen E:... sayılı dosyasında açılan davada, ... tarih ve K:...sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, aynı konuda açılan diğer davaların da ret ile sonuçlandığı sonuç olarak, başka bir davada verilen ve yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükümleri yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. İdarenin düzenlemeyi yürürlükten kaldırması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen davalarda, "başka bir davada" aynı düzenleme yönünden esasa girilerek verilen ve kesinleşen bir ret kararı bulunduğundan ve bu nedenle artık idarenin haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulup tutulamayacağı hususunda değerlendirilmesi gereken temel nokta, ret kararlarının kesin hüküm niteliğidir. Gerek kabul şartları, gerekse esastan ret kararlarının meydana getirdiği kesin hüküm nisbi kuvvettedir. Kararların etkisi sadece taraflara yöneliktir. (Çağlayan, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", A.Ü Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:III, Sayı 1, s.138) Üçüncü kişiler aynı işlem aynı sebep yönünden yeni bir dava açabilirler. (Gözübüyük, Yönetsel Yargı, s. 214) Çünkü bu redde dair kararlarda, reddin sebebi davacının ileri sürdüğü delillerin ve gerekçelerin yeterli olmamasıdır. (Telli, "İdari Yargıda Kesin Hüküm", İdare Hukuku ve İdari Yargı ile ilgili incelemeler III. Ankara 1980, s. 103.) Bu itibarla, aynı düzenlemeler yönünden davanın reddi yönünde verilen yargı kararının, iptal kararları gibi kesin hüküm etkisinin mutlak olmadığı zira, farklı iddialarla açılacak başka bir davada daha evvel hukuka uygun görülen aynı düzenleme bakımından iptal yönünde bir karar verilmesinin önünde bir engel bulunmadığı dikkate alındığında, yürürlükten kaldırılan dava konusu düzenleme yönünden işbu dosyada hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılmadan, başka dosyada davanın reddi yolunda verilen karara atıfla davacının haksız çıktığı kabul edilerek bu dosyanın yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemez. Bu durumda, davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve dava konusu düzenlemeyi tesis eden ancak sonradan yürürlükten kaldıran davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, temyiz başvurusuna konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.